İslam Şeriatının Esasları

Carullah’a göre İslami hükümler iki çeşittir. Birincisi değişmeyen hükümlerdir. Bunlar daha çok inanç ve ibadet ile ilgili olan kısımlardır. Ayetlerde net şekilde izah edilmişlerdir. İkincisi ise değişebilen hükümlerdir. Zamana ve şartlara göre değişkenlik gösteren hükümlerdir. Bunlar insanın sosyal hayatı ile ilgili hükümlerdir. Sabit hükümler ile ilgili ayetlerin Mekke’de nazil olduğu Medine’deki ayetlerin ise Mekke’deki ayetleri tamamlayan ve izah eden ayetler olduğunu savunmuştur Carullah.

Carullah, fikir ve görüşlerinde Şatıbi’den çok etkilenmiştir. Özellikle sabiteler ve değişkenler konusunda Şatibi’nin görüşlerini nerdeyse bire bir almıştır. Bu konudaki yaklaşımının delili olan alıntı kitabın giriş kısmında yayın yönetmeni olan Mehmet Görmez’in (Şu an Diyanet işleri başkanı) sunuş yazısında mevcuttur. Ayrıca Şatibi’nin en meşhur eseri olan el Muvafakat’ı Kazan diline tercüme etmiş olması da bunun göstergesidir. Şatibi’nin ilgili eseri için Carullah şöyle demektedir: “En dürüst manasıyla usul-ı fıkıh olabilecek bir kitap, İslami literatür arasında var ise, yalnızca el-muvafakat’tır.” (Şatibi, El-Muvafakat İslami İlimler Metodolojisi, İz Yayıncılık)

Musa Carullah’a göre:

İslam şeriatı kendisinden önce gelmiş şeriatları tamamlamıştır.

Adalet ve hakkaniyete dayanan her şeriat ilahi şeriattır.

Şeriat ilahi sözleşmedir.

Şeraitler, asırların, zamanların ve milletlerin farklılıklarına göre değişir.

İnsanların maslahatlarına, toplumun salahına, menfaatine hizmet edebilecek her bir şey meşrudur.

Sünnet iki kısımdır. Birincisi; Nebevi sünnet ikincisi; sünneti vaz’iye’dir.

İnsanın halife olarak yaratılması demek; hem tabiatta halife hem de yasama da halife olmasıdır.

Sünnet Kur’an’ın açıklaması olmak ile birlikte teşri yönü de vardır.

Nübüvvetin sona ermesi demek; aklın, buluğ, rüşd, ehliyet, velayet ve ihtiyar şereflerine ulaşması demektir. (Bu görüş Carullah’ın enteresan fikirlerindendir. Son Peygamber olan Hz. Muhammed’in vefatı ile birlikte ilahi mesajın kemale ulaştığı bununla birlikte esas mananın aklın kemale ermesi olduğunu savunmuştur. Nübüvvetin işlev ve mahiyetinin ümmete miras olarak kaldığını ifade etmiş fakat bu konuda net bir açıklama ve izah ortaya koyamamıştır. Bu konuda kastının ne olduğu tam anlaşılmamak ile birlikte bizim savunduğumuz görüş; nübüvvet esas itibari ile son bulmuştur. Nübüvvetin asıl amacı olan insanları şirk batağından kurtarıp tevhid gemisine binmesi için davet ve tebliğ çalışması yapmak kıyamete kadar devam edecek olan bir farzdır.)

Nebi’nin masum olduğu gibi şeriatı da ümmeti de masumdur. (Carullah, bu konuyu izah ederken 16 ayet delil getirmiştir. Ayetleri yorumlama şekli getirdiği delillerin yorumlanmasında zorlama bir kısım zorlamalar olduğunu ifade etmek gerekir. Bu konuyu ele alırken Nebilerin kanun koyucu olmasından dolayı ümmetin de kanun koyucu olabileceği yaklaşımı düz cümle ele alındığında eleştiriye ve itiraza açık bir yaklaşım olarak karşımızda duruyor.)

İslami hükümler değişebilenler ve değişmeyenler olarak iki kısma ayrılır. Değişebilen hükümlere örnekler; kölelik, tesettür (tesettür anlayışı Carullah’ta yeni bir yaklaşım ile ele alınır. Carullah’a göre tesettür; örtünme ve saygınlık tesettürü olmak üzere iki kısma ayrılır).

Tesettür konusu izah edilirken İbn Arabi’nin Fütûhatul Mekkiye’nden yaptığı alıntı Carullah’ın fikri ekol olarak durduğu yere uymamak ile birlikte zorlama yorumlar ile meseleyi izaha çalışması ile birlikte izah edememiştir. Carullah’ın muhalifleri tarafından en çok eleştirilen yönlerinden biri de tesettür anlayışıdır. İçinde yaşadığı dönemde hararetli tartışmaların yapıldığı konulardan biri olan kadının yeri, önemi, değeri ve tesettür konusunda görüşleri eleştirilebilecek görüşlerdir.

İslam peygamberi ümmidir.

İman, insanın bütün kalbini kuşatan kesin bilgidir.

Ebedi hayat nimetlerinin aslı, niteliği ve niceliği insanların hiçbiri tarafından bilinemez.

Kur’an ayetleri vezinlidir fakat şiir değildir.

Kur’an’ı Kerim’in ve sünnetin kaynağı aynıdır.

Fıkıh mezhepleri arasında esas ve usulde ihtilaf yoktur.

Eserde ele alınan bir kısım görüşleri böyle Musa Carullah’ın. Ele aldığı konular ve yöntem günümüzde de popüler olan konu ve yöntemlerdir. Tazeliğini koruyan bu konular ile ilgili yaklaşımlar hem modernist, ıslah ve tecdid ekolü düşünürlerinin eserlerinden okunmalı hem de geleneksel çizgideki düşünürlerin eserlerinden okunmalı ve orta yol bulunmalıdır.

Carullah’ın İslam şeriatının esasları çalışması içerik ve mahiyet olarak kendisinden sonra bu konularda kafa yormuş olan düşünürlerin eserlerini direkt ya da dolaylı olarak etkilemiştir. Çalışmayı okurken aklıma ilk gelen eserler İlhami Güler’in “Sabit din dinamik şeriat” adlı eseri ile İ. Faruk er Raci’nin “Bilginin İslamileştirilmesi” adlı eserleri oldu. İlhami Güler’in eserinde verdiği ana mesaj ile Carullah’ın dinin sabiteleri ve değişkenleri ile ilgili verdiği mesajlar birbiri ile örtüşmektedir. Er Raci’nin bütün bilgilerin esas itibari ile İslami olduğu yaklaşımı ile Carullah’ın hayatın her alanı ile ilgili bilgi ve gelişmelerin İslami olduğu görüşü de örtüşmektedir. Belki direkt bir esinlenme söz konusu olmazsa da bu konuyu ilk ele alan modern dönem düşünürünün Carullah olması ortaya koyduğu eserinin sonradan gelenleri bir şekilde etkilediğini göstermektedir.

İslam Şeriatının Esasları

Bu Haberi Gördünmü!

2. Gıda ve Yöresel Ürünler Fuarı Açıldı

Adıyaman’da 2. Gıda ve Yöresel Ürünler Fuarının açılışı düzenlenen tören ile gerçekleştirildi. Adıyaman-Kahta Karayolu üzerinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir