İstiğfar (4)

9.Allah Bağışlanma Dilemekte Olanlara Azap Etmez:

“Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.”[1]

Müşriklerin, Rasulullah (s.a.v.)’e meydan okuyarak getirdiği kitap gerçekse kendilerine acıklı bir azap getirmesini istemelerine cevap olarak bu ayet inmiştir. Onlara iki sebeple azap inmiyordu: 1.Rasulullah (s.a.v.), onların arasında bulunduğu için. 2.Onların arasında bağışlanma dileyenler bulunduğu için. buradan şunu anlıyoruz: Bir toplumda istiğfar edenlerin bulunması, o toplumu tamamen yok edecek azaplara engel olmaktadır.

11.İnkârcılar İçin Yapılan İstiğfar Kabul Edilmez:

“Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.”[2]

Bazı münafıklar, Rasulullah (s.a.v.)’den kendileri için istiğfarda bulunmasını isteyince bu ayet inmiştir. Münafık, müşrik ve kâfirler için yapılacak istiğfar asla kabul edilmez. İlahi affa mazhar olmanın olmazsa olmaz şartı, mü’min olmaktır.

12.Küfür Üzere Ölenler İçin İstiğfarda Bulunmak Yasaktır:

“(Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah’a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.”[3]

1-Kâfir olarak ölenler, bağışlanma imkânlarını ebediyen kaybetmiş olurlar.

2-Akraba dahi olsalar; doğrudan inkâr ederek, şirk koşarak veya münafık olarak ölenler için, Allah’tan bağışlama dilenmemelidir.

3-Yaşamakta olan kâfirlerin, iman etmeleri için hem fiilen gayret göstermeli hem de dua etmeliyiz.

13.Hz. İbrahim Babasının Allah Düşmanı Olduğunu Öğrenince, Ona Dua Etmekten Vazgeçmiştir:

“İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.”[4]

Hz. İbrahim’in, babası için mağfiret dileyeceğini söylemesi, Allah’ın onu doğru yola iletip tövbe etmeye nail kılması için dua etmek şeklinde anlaşılmıştır.

“İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: «Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir.» Şu kadar var ki, İbrahim babasına: «Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez» demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[5]

İbrahim (a.s.)’in babası için mağfiret dileyeceğini söylemesi yerinde bulunmamıştır.

“İbrahim’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.”[6]

Hz. İbrahim, babasına verdiği söz nedeniyle, onun için af dilemiş, babasının Allah düşmanı olduğunu görünce, ondan uzaklaştı. Hz. İbrahim, çok içli, yumuşak huylu olduğu için, başta babasına şefkatli davranmıştı. Bir insan, kafir olduğu müddetçe babası için bile istiğfarda bulunmamalıdır.

Bu Haberi Gördünmü!

Yasin suresinden Dört Bölüm

Sık sık okuduğumuz veya dinlediğimiz Yasin suresinden aşağıya alınan dört bölümü, tefekkür ederek okuyalım. Allah, …