İSTİKRAR-İMKAN VE İHSAN???

Ülkemiz,Batılı Emperyalist Gücün Orta/doğu coğrafyasına reva gördüğü sanal bir savaştan dolayı;adı konmamış sanal bir kaos ve kabus ortamına doğru sürüklenmektedir.Kapımıza gelip/dayanan bu kahredici ateşin,komşularımızla beraber bizden neyi alıp/götüreceği,
başımıza daha ne çoraplar öreceği,ne zaman,nasıl ve hangi sihirli gücün değneğiyle söndürüleceği ya da körükleneceği de meçhulken; Biz,sınırlarımızı kuşatan böyle bir ateş çemberi altında-Ülkemizle ve İnsanımıza nasıl bir fayda ve yarar getirip/götüreceği de muğlak bir “Referandum” sürecine odaklanarak ve birbirimizi kırıp/dökerek ve öteleyerek-hiç bir şey olmamış gibi-pervasızca yol alıp gidiyoruz..

Peki neden!?
-Yönetimde İstikrar,paylaşımda adalet için mi?
Yani!
-Üretimde; İmkan Ve İhsanı “Asaletle” yaratıp,paylaşımda da onu halkımıza “Adaletle” sunup/infak etmek için mi?
Eyvallah-Eyvallah!

Ancak,bu ne getirip/götüreceği meçhul,ortak bir akıldan yoksun ve bu nedenle de ayrıştırıcı-öteleyici olan “Evet/Hayır” refleksiyle mi?
Sanmıyorum;Derdimize derman olmayacak,açılmış yaralarımızı sarmayacak,,kardeşliğimizi pekiştirmeyecek-barış ve huzur ortamını bize geri getirmeyecektir bu..

Çünkü..
-Mevcut “Parlamenter”sistem tarumar ve yerlerde bihal-u yeksandır ve yeni Başkanlık “Cumhurbaşkanlığı” sistemi de,bence açıklanması gereken bir çok yönüyle beraber hala muğlak,müphem ve muhaldir.

Yani..
“Evet ya da Hayır”;hangisi kabul ya da ret edilirse edilsin;Ülkemizde İstikrar sağlanamayacak,imkan ve ihsan üretilemeyecek,oluşacağı var sayılan katma değerin fayda ve yararı ülkemizle halkımıza asla yansıtılmayacaktır..

O halde!
Herkes önce elini vicdanına koyup düşünmeli ve sonra da kendine şunu sormalıdır;Biz gerçekten ne istiyoruz ve ne yapmak istiyoruz diye..

İsterseniz önce “Ben” kendimle beraber Size sorayım ve soruyorum!
Biz ülkemiz’de;.
-Barış,kardeşlik,huzur ve güven ortamını sağlamak istiyor muyuz?
-Biz Yönetim’de
İstikrar Ve Adalet istiyor muyuz;Gerçekten bunu istiyor muyuz?

Evet,uzun söze gerek yok;İki basit soru-sadece..
.
Herkes bunu önce kendi nefsine,sonra da çevresine/yakınlarına, dostuna/yararına ve ulaşabildiğine soruyor/sorabiliyor mu bunu?

Açayım;Mevcudu ve istenen yeniliği ..
Gördüğüm/Bildiğim kadarıyla!.
Eski “Parlamenter” sistem yerlerde derbeder ve bihaldedik,çünkü bu sistem siyasal parti/Liderlerinin” Sultası” altında bizar,eylemsiz ve çaresizdir; Parlamentoyu oluşturan halkın temsilcileri”Milletvekilleri” kendilerini ifade edemiyor, kendileri olamıyor,kendilerine emanet edilen milletin “Milli” iradesini yeterince temsil edemiyor-Liderlerinin tahkim ve tasallutu yüzünden-sınırlı iş takibi dışında fazla bir şey yapamıyorlar. Ve çünkü,Milletvekillerini-sanıldığı gibi;Millet “Milletin Milli” iradesi seçmiyor-seçemiyor;Sadece-Liderlerin/Partilerinin belirlediği listelere gidip/seçim sandıklarında onay veriyor-halk…Bu nedenle de Milletvekilleri kendilerini halka/Millete karşı değil,Parti liderlerine karşı görevli ve sorumlu addediyor-Sebebi bu!
Görünen o ki,yeni sistemde de aynen böyle olacaktır..

Yani..
-Partili/Cumhurbaşkanı milletin en az(%51) oranındaki bir tercihiyle seçim sandığına yansıyan “Milli” iradesiyle seçilecek,güçlü ve yetkin “bir figür” olarak ülkeyi bütün kurumsal varlığıyla beraber tek başına yönetebilecek,ancak,Halkın/Milletin,belki de (%80-90)oranlarındaki bir tercihiyle “Milli” iradesiyle oluşturulan Parlamentoya “TBMM’ye” seçilen Milletvekilleri sadece “Yasama görevini” kanunları hazırlama yetkisine sahip olacaktır..
Diyeceksiniz ki;Milletvekillerine de “Yeni Sisteme göre” bir çok görev ve sorumluluklar atfedilmiş..Evet ,ama yaptırım gücü olmayan bir görev ve sorumluluk da bence;Yazıldığı yerde kalıp/mahkum olmaya atıl ve akim kalmaya aday olacaktır..

SON/SÖZ;
Evet ya da Hayır,fark etmez;Parlamentosu bizzat Millet tarafından yapılacak yerel/bölgesel ön seçimlerle ve halkın Hür Ve Milli iradesi sandığa yansıtılarak-yasal kısıtlamalar hariç,asla değiştirilmeyecek bir şekilde “Milletvekilliği” Aday Adayları listelerini belirlenip-Partileri vasıtasıyla “aynen” Yüksek Seçim Kuruluna gönderilerek bu listelerle “Genel Seçimlere” gidilmedikçe;Ne istendiği gibi Milletin/halkın”Milli” iradesini sırtında ve yüreğinde taşıyan “Milletvekilleri” olabilir ne de oluşturulan “Parlamento” Milletin “Milli” iradesinin temsil-i tecelligahı olabilir..
Karar Sizin!

 

Bu Haberi Gördünmü!

DİN’DE GÜNCELLEME OLUR MU?

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” Sayın cumhurbaşkanı,zaman zaman toplumu da gerdiren bazı-kendini,hakını ve haddini bilmez-din …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir