İstişare (3)

 

4.Saba Melikesi, Hz. Süleyman’dan mektup alınca, kavminin ileri gelenlerine danışmıştır:

“(Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam.”[1]

Bu örnekten net olarak anlaşılmaktadır ki, devlet yöneticileri gibi güç ve kuvvet sahibi olan kimseler, memleketlerinin ilim ve irfanda ileri gelenlerine danışmalıdırlar.

5.Danışılmaya Değer Kişiler, Daima Vardır:

“… Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.”[2]

Allah, Hz Yusuf’un bilgisini yükselttiği gibi, dilediği kullarının bilgisini artırır. Allah’a varıncaya kadar, her bilgili insandan daha bilgili biri vardır. O halde her insan, kendisinden daha bilgili olan kimselerden faydalanmalıdır. Kimse kendi bilgisini yeterli görüp, başkalarıyla istişare etmekten müstağni olamaz. Allah’ın bilgisi ise her şeyi kuşatır.

Hz. Musa (a.s), peygamberlik görevinde bile bir yardımcıya ihtiyaç duymuş ve kardeşi Hz. Harun’un kendisine vezir olarak görevlendirilmesini istemiştir:

“Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver, Kardeşim Harun’u. Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir. Ve onu işime ortak kıl.”[3]

Allah, Hz. Musa’nın bu dileğini kabul ederek, Hz. Harun’u kardeşiyle birlikte aynı dini hükümleri tebliğ etmek üzere, peygamber olarak görevlendirmiştir. Yetki sahipleri, yalnız hareket etmeme konusunda, bu olaydan ibret almalıdırlar.

Bu konuda son olarak şunları söyleyelim:

İstişare etmeyi bir hayat biçimi olarak kabul etmeliyiz.

Devlet başkanları dahil her kademedeki yöneticiler, işlerinde ehliyetli danışmanların görüşlerine başvurmalıdırlar.

Yapacağı işlerde kendi aklıyla yetinen kişi, yarı yolda kalır.

Kişinin danışmama nedeni gururlu olması ise, daha başta zarar edip günaha girmiştir.

Her konuyu bizden daha iyi bilen birileri vardır.

İlim ve irfanda ehliyetli olan kişilere danışıp kendimizi ve çevremizi bir takım hata ve zararlardan korumalıyız.

Meşverette bulunmanın, Allah’ın emri olduğunu hiç unutmamak gerekir.

İyi bir mü’minin sahip olması gereken en önemli özelliklerinden biri de işlerini aceleye getirmeyip, ne yapacağına, liyakat sahibi kişilere danıştıktan sonra karar vermesidir.

Yanlış kararlar verip, kendisini ve çevresini bir takım zararlara uğratmak istemeyen kişi, istişareye önem vermelidir.

Bu Haberi Gördünmü!

Hisse Senetlerinin Zekatı

1 Hisse Senetlerinin Zekâtı Nasıl Ödenir? Hisse senedi sahibi, senetleri aldığı şirkete ortak olmuştur. Şirketin …