İYİ PARTİ/YENİ BİR ŞEY..

SAYIN Meral AKŞENER’İN İYİ PARTİSİ/YENİ SÖZ VE EYLEMLERİYLE/TOPLUMA YENİ BİR ŞEYLER SÖYLEYEBİLİR Mİ?

“Şimdi Bize/Yeni Bir Şey’ler/söylemek lazım;

Akıl Ve İzandan gayri/Hiç  Bir Şey/ Ne lazım..”(İHB/AGAH)

“Siyasal Partiler,demokrasinin vazgeçilmez unsurudur,ki amacı da;Devletle toplum ve toplumla bireyler arasında var olan-Yurttaşlık ve İletişim bağını Ve ağını(Hak Ve Adaletle Ve evrensel hukuk normuna uygun)dizayn edip ve onu güçlendirerek- Hayatın içindeki varlığını ikame ve idame etmek durumundaki insan unsurunun kendisini ifade etmek üzere-yönetime katılımını sağlamak ile aralarındaki dayanışma ve işbirliğini tesis etmek üzere-;Bir tüzel kişilik olarak  Partinin,Kurumsal kişilik ve kimlikleriyle birlikte uygulanmak üzere hazırlamış oldukları-tüzük, program, plan Ve projeleriyle beraber-Siyaseten hedeflemiş oldukları-insan ve ihsan eksenli,evrensel hukuka dayalı çağdaş ve uygar norm ve desenlerle de buluşturup kuşatarak-Bu iradeyle yönetmeye talip oldukları devlet sistemi içerisinde,kendini ifade ederek/aşmış olan-özgüvene sahip, üretken,paylaşımcı,mutlu müreffeh, huzurlu, özgün,örgün ve özgür-uygar bir toplumu da inşa ve ihya ederek onu;Yarınından emin ve umutlu kılmaktır..”

Evet..

Sayın Meral AKŞENER Ve kendileri gibi,Ülkenin Sistemini-kurumsal kimliğiyle birlikte-yeniden sorgulayıp /imar ve inşa etmeyi-düşünüp-hedefleyerek yola düşen bir avuç memleket sevdalısı arkadaşıyla-ortak bir paydada-buluşarak kurdukları ‘İYİ” partinin kuruluş aşamasında bu özgün notumuzu yazmışız.. 

Şüphesiz ki..               

Siyasal Partiler genellikle bu ya da buna benzer gönüllü/toplumsal arz,talep ve beklentilerle kurulurlar ki;Sayın Meral AKŞENER de,yanına aldıkları istekli/gönüllü bir grup insan unsuruyla beraber partisini/İYİ PARTİ adıyla kurdular..

Ve şüphesiz ki,kurulan her bir partinin de “toplumsal bir talebi ve bu talebi umuta çevirecek bir karşılığı da” olmalı ki,O karşılığı da;Seçtikleri özgün hedefleriyle ve hedeflerine ulaşmak üzere gündemlerine alacakları- evrensel hukuktan beslenen-Akılüstü tüzük,Plan,proje ve  proğramlarıyla beraber yine-Siyasal Partiler –vermek durmundadır.

Sırası gelmişken “İYİ/Parti’yle ilgili,belki-CEVABI İÇİNDE– şöyle bir soru da sormak gerekir!

Yani/ACABA..

“İYİ PARTİ, TOPLUM TARAFINDAN YILLARDIR ÖZLEMLE BEKLENEN YENİ SİYASAL VE SOSYAL ARZ VE TALEBİNE DE UYGUN;ÖZGÜN BİR MODEL OLABİLİR Mİ?” şeklinde..

O halde,bu soruyu..

“TOPLUMUN-SİYASAL PARTİLERDEN ÖZLEMLE BEKLEDİĞİ-YENİ ARZ VE TALEBİ NEDİR ACABA? “ diye-soralım..

Bana göre bunun cevabı;”Yönetiminin, her organ Ve kademesinde halkın bütün kesimiyle beraber-KENDİ ÖZGÜN VE ÖZGÜR İRADESİYLE-içinde yer alarak seçtiği ya da seçildiği tam katılımcı Ve evrensel hukuka bağlı demokratik Ve insan ve ihsan eksenli sosyal ve laik uygar bir Parti yapısı ile bunu-Kurumsal kimliği Ve Tüzüğüyle birlikte– devlet yönetiminde ile ülkenin sosyal alanında-tavizsiz ve sürekli söylem ve eylemlerleyerleştirip/uygulamak üzere topluma ulaştırabilecek- Akıllı/ferasetli, Eğitimli/kariyerli, Yetenekli, ehil/emin-Ülkesini/Milletini seven Cevval/Cesur bir Lider Ve Ahlaklı/İlkeli bir Kadrosu ile” var olmak durumudur ,ki bunun da;Olmazsa olmazı-evrensel hukuktan beslenen/İLERİ DEMOKRASİ/erdemliğidir..

Evet..

Toplumun Partilerle Kadrolarından özlemle beklediği-Arz Ve talebi-sadece budur ki,zaten böylesine özgün/özel,örgün Ve özgür bir siyasal yapı ile Lider Ve Kadrosu da toplumu;Er ya da geç-Hak ve Adaletle/Erdemlikle buluşturup-huzurlu Ve müreffeh kılarak,Millet olarak özlemle beklediğimiz “MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ÇIKARARAK”onu yarınından da emin, mutlu ve umutlu kılacaktır..

Öyleyse..

“Geçmişte, DYP Genel Başkanı Sayın Tansu ÇİLLER Hanımefendi’ye rapor halinde sunduğumuz Ve AKABİNDE DE,Partisini henüz kurma aşamasındayken-Evlerinde ziyaret etme imkanı bulup/halleştiğimiz mevcut/Cumhurbaşkanımız/Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Bey’e de bizzat sorduğumuz/SORUNSAL SORULARLARIMIZI BİR DE /İYİ PARTİ’YLE İLİGİLİ OLARAK/YİNELEYİP/Sayın Meral AKŞENER HANIMA SORALIM!”

Mesela(İYİ PARTİ):

1-Yönetme Ve Yönetilmede;Lider ya da Parti/Genel Merkezi sultasına son verebilecek mi?

2-Kendilerini/ İradelerini,Genel Merkez dahil bütün yönetim kademelerinde-İl,İlçe teşkilatı, Belediye Başkanı,Encümen Üyelikleri gibi- seçimlerinde bizzat katılıp/kullanarak sandığa yansıtmak üzere; Partiye kayıtlı tüm üyelerine belirleyici olan-DELEGE-olmak hakkını verebilecek mi? Çünkü,bir kişi eğer üye olup/partisine aidiyet bağıyla bağlanmışsa,onun hür iradesinin de-Seçimlere-yansıyarak canlı ve anlamlı tutulması/sürdürülmesi gerekir..

3-Parti organlarının seçiminde ya da görevden alınmasında nasıl bir yol/yöntem biçimini tercih edecek;Parti/seçmeninin iradesine mi başvurulacak,yoksa bunda her zaman Genel merkez mi karar verici olacak?

Biliyorum ki..

Bunları hayata geçirmek kolay değil elbet,zira bunlar hayata geçirilse bile sürdürülmesi kolay değil,ancak; Halkın,arz ve talebine uygun olarak,iktidara gelmek ve orada uzun süre kalıcı olmak da hiç kolay değil yani;İYİ PARTİ’NİN İŞİ HİÇ DE KOLAY DEĞİLDİR..

Evet..

Sanıyorum,siyaseti-Takım tutar gibi- algılayan kimi insanlar bundan böyle (iyi)kelimesini pek fazla kullanmayacak,lakin biz;Tüm partilere-eşit mesafeden durup/baktığımız gibi,“İYİ” partiye de,iyi tarafından yaklaşıp/bakmaya devam edeceğiz..
Umarız ki,o da-Diğerleri gibi,yapacağı iş ve işlevleriyle;Bizi Ve Toplumu yanıltmış olmasın, bilakis ülkede tesis edebileceğiinsan ve ihsan eksenli-ileri bir demokrasi, adalet,özgürlük ve uygarlık ortamıyla da-Kitlelerin beklenen yeni bir umudu-olabilsin..

Ancak..

Yeni/Kurulan bir Partinin de böylesine mevcut toplumsal bir talep ve karşılığı var mı/yok mu? Onu da zaman gösterecek elbet,ancak madem ki kuruldu;Kurucuları böyle bir potansiyelin varlığını görmüş olacaklar ki-kurdular diye de düşünmek gerekir..Zira bir Partiyi kurmak, beraberinde çok kapsamlı maddi ve manevi bir bedeli getirir ki,onu ikame ve idame etmekle de bu bedel çok büyük boyutlara ulaşabilir..

Çünkü..Ülkemizde bir siyasal/Parti kurmak ayrı bir dert ve onun kurumsal varlığını sürdürmek daha da büyük bir derttir..Ve çünkü Bizde;Belli bir toplumsal/seçmen desteğini alamamış, henüz siyasal bir başarı gösterememiş ve TBMM’de temsil gücüne ulaşamamış bir partinin-Hazine yardımı alması da mümkün olamadığındanAyakta kalması ve uzun süre varlığını ikame ve idame ettirmesi de pek olay değildir

Her neyse..Madem ki, kuruldu,bize de;Hayırlı uğurlu olsun!demek düşer..

Evet..“Talep Ve Karşılık” dedik,acaba; Yeni/İYİ Partinin toplumsal bir talep ve karşılığı var mı?

Yani!

“Toplum katmanlarında-Seçmenin de görerek,bir siyasal parti tarafından doldurmasını talep ettiği- siyasal bir boşluk var mı ki;Böyle bir parti kuruldu? Diye de sorabilirsiniz bunu..

Çünkü..

Eğer toplum katmanlarında böylesine kati/kesin toplumsal öngörü ve talep varsa,bunun bir sosyal/siyasal karşılığı/desteği de var demektir,ki;O zaman da ”İYİ PARTİ”,toplumun talep ederek-karşılık ve destek vereceğini de beyan ettiği bu boşluğu-gördü ve toplumun sesine de kulak vererek-o boşluğu doldurmak üzere-kuruldu, diyebiliriz..

Ancak..

“Bazen,Toplumların Partilerden, böyle açık bir talep Ve beklentileriyle bunun gönüllü/iradi bir destek/karşılığı olmasa bile; Böyle bir boşluğu,partiyi kuranlar da görebilir ya da,yeni seçeneksel siyasal/politik çözüm önerileriyle, etkin söylemleriyle,duruş ve eylemleriyle iktidarların-Toplum tarafından kabul görmeyen-iş ve işlevlerini de gündemlerine alarak ve yerine ikame edebilecekleri kabul görür-yaygın ve güven verecek-projeleriyle“arz/talep” eksenli-yeni sosyal/siyasal boşluklar-yaratarak-Toplumun desteğini alabilirler..” Sanıyorum İYİ Parti yöneticileri de daha çok bu ikinci şıkka/Potansiyele göre kafa yorup tavır alacaktır.

Çünkü..

Ülkemizin siyasal yelpazesinde-gördüğüm kadarıyla şimdilik siyasal bir boşluk yok,ancak; Halen-Mevcut Partiler tarafından pastası paylaşılan siyasi yelpazenin-Liderler eliyle fiilen yapılan sevk ve idaresinde ahlaki bir problem,uzlaşmazlık,yozlaşma ve çözülme olduğu da anlaşılması ve tedbir alınması gereken bir gerçektir,ki/Bana göre ülkemizin herşeyden önce acil çözüm bekleyen sorunu da/Bu ahlaki yozlaşma,bozulma ve çözülme gerçeğini görmek ve gereğini yapmaktan geçiyor..

Çünkü..

Şüphesiz ki Akparti, şu geçen 16 yıllık iktidarında belki muasır uygarlık adına ülkenin dört bir yanını -akılüstü kentsel değişim/dönüşüm trendinin öngördüğü-UYGAR- plan,proje ve proğramıyla inşa ettiği görkemli yapılarıyla-otoyollarla,köprülerle,liman vehava alanlarıyla, çağdaş denizaltı ve üstü geçitleriyle,gökleri delerek arşa doğru yükselen konutlarla Ve İş merkezleriyle,modern sağlık,sosyal,eğitim ve spor mekan ve tesisleriyle-donattı ancak,tüm bunları yaparken-sanıyorum ki;TİCARİ RANT’I öncelediği ve fakat İNSAN VE İHSAN EKSENLİ fayda ve yararı da ön plaana alamadığından-ötelemiş olacak ki, bütün bu güzel iş/işlevlere rağmen-toplumsal yapının/Ailenin ahlaki yozlaşmasını,bozulmasını ve bireylerinin adeta birbirinden kaçarak çözülmesini önleyemedi..

Peki..

İYİ PARTİ!

Adı Ve Amblemiyle,Lideri Ve Kadrosuyla,Kurumsal Ve Siyasal kimliğiyle,İlke,umde,Ve ukdesiyle, Tüzük,proje/plan,Programıyla;Acaba neyi hedefliyor-olabilir;Bunları yapabilecek mi,yaparken-insan ve ihsanı önceleyebilecek mi,toplumun içine düştüğü bu kötü kabus ve kaotik ortamdan kurtarabilecek midir?

Çünkü..

Toplumun bugün için-Siyasal partilerden-Sayın Meral AKŞENER Ve İYİ partiden beklediği karşılık; Paradan/puldan,İş’ten/Aş’tan, makam ve mansıptan önce –Bence sadece budur..

Bunu da,kuruluşunda hemen-hemen her partinin gündemine alarak sıklıkla dillendirdiği  ve herkesin de bildiği klişe bir sözle belirtelim ki,o da..

“Ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak ve bununla da;Toplumu güvenli,huzurlu, mutlu ve umutlu kılmak..” şeklindedir..

Evet,ama..

Sanıyorum bu;Kurulmuş ve kurulacak olan bütün siyasal partilerin de-vazgeçilip/ötelenmez kadim bir-yapısal hedefin söylemsel ifadesi olarak dillendirilir..

Mesela..

-Rahmetli Turgut ÖZAL’IN ANAP’ı İle merhum Süleyman Demirel’in DYP’si de adeta bu hedefe kilitlenmişti,

-Bir zamanlar şevkle/iştiyakla beraber yürüdüğümüz-Mevcut/Ak partili İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu-ile de DP’ de “BEYAZ YÜRÜYÜŞ” startıyla o hedefe doğru kitlenmiş, birlikte yürümüştük,

– Cem Uzan da/Genç Parti’yle o hedefe doğru umutla uzanmıştı,

-Yine Ak parti’den/Kültür/Turizm Bakanımız Numan KURTULMUŞ’UN Has/Partisi de bunu hedeflemiş;Toplumdan bir karşılık da görmüştü..

-Merhum İsmail Cem de,sağcısı/solcusuyla beraber her kesimi kucaklayan ideal bir parti kurmuştu-geçmişte;Şimdi nerde? Sayın Hüsamettin Cindoruk da-Merhum S.DEMİREL ile beraber-kurucusu oldukları/Tansu Hanımın DYP’sini tam ortasından ikiye bölerek-herkesi ve her şeyi-gölgeleyecek bir çınar partisi/DTP-Demokrat Türkiye Partisini kurmuşlardı;Bu, ne yazık ki,ülkedeki-Siyasal Partiler Mezarlığını-kabartmaktan öteye geçmedi!?

Çünkü..“Şimdi bu şahısların her birisi başka bir yerde mukim,suskun ve meskundur;Geride ne hedefleriyle projeleri kaldı,ne de fikirleriyle zikrettikleri..”

Yani..Sadece İstemekle olmuyor ki;Toplumsal bir talep ve karşılığı olmadıkça-Olmuyor işte..

Hadi, diyelim ki;MHP İle HDP kendi marjinal yağında kavrulup/hayatını ikame ve idame etmeye çalışacak,ya bütün toplumsal kesimlerle onların fikirsel renk ve desenlerine kucak açmış koca/tarihi CHP ile nerdeyse toplumun her kesiminde ve her beldesinde siyasal bir karşılığı olan güçlü/muktedir bir Ak Parti’yi nasıl ve hangi imkan ve projelerinizle egale edip,onlarda-nasıl derin gedikler açacaksınız- ki,yerleşebilerek;Siyasal bir boşluk yaratmış olasınız-Partinize? Çünkü..Ülkemizin siyasal/Fikirsel Yelpazesinde yeri doldurulabilecek  Siyasal bir boşluk yok, ancak;Siyasetin demokratik,hukuk,sosyal ve adalet kulvarında çok büyük bir ahlaki yozlaşma,bozulma ve çözülme gerçeği vardır..Bir parti,eğer bunu yeniden inşa ve ihya etmek üzere yola çıkmışsa,bunu toplumun sosyal ve kurumsal kulvarından söküp/atmaya gönüllü soyunmuşsa ve onun yerine insan ve ihsan eksenli uygar norm ve nosyonları ikame ve idame etmeyi murat etmişse ve bunu da hayata geçirmek üzere siyasal/Kurumsal kimliğini ve kadrosunu oluşturmuşsa-Ona;Eyvallah Yolun/Bahtın açık olsun derim..

Ve Çünkü.. Ne yazık ki,ülkemizde-Yozlaşmış/Siyasal bir ahlaki çöküntü ve  boşluk vardır ve o boşluğu doldurmaya azmetmek de-sadece Siyasetçilerin değil, toplumsal bir varlık olarak hepimizin;Halkın,Gazetecinin,Sanatçının,İşçi/Emekçinin,Üreticinin,Tacir Ve Bürokratın,Sivil Toplum Örgütlerinin-vazgeçilmez bir görev Ve sorumluluğudur..

Yani..

Topu Siyasetçilere atmanın,onu seyretmenin,eleştirmenin bir alemi yok-eğer toplumsal bir yozlaşma,bozulma ve çözülme varsa,ki vardır;O halde onu izale ve egale ederek-ortadan kaldırmak da top yekun o toplumun görev ve sorumluluğundadır.

Bu nedenle de diyorum ki!.

Eğer,dolduracaksak;Gelin toplum olarak önce bu ahlaki boşluğu-Erdemlikle dolduralım..

Çünkü..Bu yapılmadan;Siyasetin de,yapanlar için anlamı olsa bile-Toplum için bir anlamı olmaz. Yani..Bence diğer partilerle,onların söylem ve eylemleriyle uğraşmanıza gerek de yoktur;Eğer uğraşacaksanız,önce kendinizle-İdrak ve irfanınızla,sonra da toplumun-bazı siyasetçiler tarafından muhatap ettirildiği-siyasetin bu ahlaki /açmazıyla uğraşın..

Unutmayınız ki! Bana göre,CHP’yi de Ve Ak Patiyi de yine kendileri/Yöneticileri;Toplumda kabul görmeyen Eylem ya da Eylemsizlikleriyle ancak yine kendileri-Partilerini derin/geniş boşluklara muhatap ettirebilirler..

Tabi ki,İYİ Parti’nin-Siyasal rüştünü ispat ederek,emin adımlarla yoluna devam etmesi için- hedef kitlesi de,(MHP’den alacağını da peşin aldığına göre..)sadece Ak Parti ile CHP’nin sahip olduğu mevcut seçmeni olacaktır..

Bence “İYİ Parti’nin” adından,sanından,amblem,kadro,tüzük ve kurumsal kimliğinden de öncelikli olarak daha da çok,geliştirebileceği bir söylem ve eylem planına ihtiyacı vardır ki,o da; Toplumun uzun zamandan beri hasret kalmış olduğu-toplumu tüm kesimleriyle beraber kendine/değerlerine  döndürecek,yeniden ortak bir paydada buluşturup/kucaklaştıracak olan paylaşımcı bir maddi ve manevi iklimi “Barış Ve Kardeşlik” dilini ve ortamını dikkatle oluşturmak ve hayata geçirmek olmalıdır.. Toplumun şimdi en çok böyle bir barış/kardeşlik diline ve ortamına ihtiyacı var ve ne yazık ki,Siyasetçiler de; Bunu tesis edeceklerine,onu her gün daha artan bir dozda yükselterek-toplumu da bizar ettiriyorlar..

Bu aykırı ve aymaz dildendir ki;Toplumda sanki her kes-her kesle dargın/kırgın ve gergin, herkes-herkese karşı sanki borçlu,hasım ve düşman,herkesi-herkesten öteletip/yok sayan bir anlayış ve ortam oluşmuş sanki..

Bunun da müsebbibi şüphe yok ki,mevcut Siyasal partilerle yöneticileri olmak durumunda, çünkü;Söylem ve eylemleriyle toplumu gerdiren de ve onu görmezden gelenler de sadece onlardır..

Bilemiyorum..Meral Hanım Ve İYİ Parti’si bu toplumsal yaraya parmak basabilecekler mi, gündemlerine alıp bu onulmaz derde derman olabilecekler mi;Bekleyip göreceğiz elbet..

Çünkü..

Bence her/Yeni siyasal oluşumun-Topluma sunabileceği-Yeni bir özgün ve örgün hedefiyle o hedefi-plan,proje ve proğramıyla- anlamlaştıracak;Yeni bir  söz ve eylem biçimi olmalı..

Bu manada..

Kişi ya da kurumsal/kişiliklerin dediğine değil,yaptığına bakmalı bence;Biz de bundan böyle İYİ Parti’ye-Yapacağını dinleyerek ve gereğini de bekleyerek ,yaptığının-da  İyi tarafından bakmaya devam edeceğiz…

Ve çünkü..

Her yeni siyasal oluşum beraberinde yeni umutlar da taşır ve sanıyorum ki bundan böyle ; Türk Milleti Sayın Meral AKŞENER’’den,Adıyaman Halkı da-Geçmişte yaptıklarıyla-Bizden bir olmaya hak kazanan Sayın Mahmut BOZKURT’tan-insan ve ihsan eksenli-Yeni, köklü ve sağlam  bir değişim/dönüşüm trendiyle beraber  toplumsal kalkınmanın da vazgeçilmez umudunu hasretle/özlemle beklemeye devam edecektir. .

SON/SÖZ;

Sanıyorum..

Meral Hanım da,yukarıda değindiğimiz toplumsal-Ahlaki yozlaşma ve çözülme-boşluğunun derin açmazını da farkerek ve zorluğunu bilerek-onu eski milli/ahlaki zeminine oturtmak ve devleti de yeniden evrensel hukukun norm ve nosyonuyla da buluşturarak-insan hak ve hürriyetlerine uygun konumlandırmak üzere;Cumhurbaşkanlığı makamına talip oldular; Kendilerine/Parti Ve Partililerine, Vatana Ve Millete hayırlı/uğurlu olmasını diliyorum..

Umarız ki..

Uzun yıllardır,kimi iktidar mensubu/Siyasetçilerin söz ve eylem pervasızlığından ve kimi muhalefet mensubu/Siyasetçilerin de-eylemsizliklerinden tezahür eden biganeliğinden  dolayı toplumumuzun karşı-karşıya kaldığı-Ahlaki yozlaşma,bozulma,kokuşma /çözülmeyi-Sayın Meral AKŞENER Liderliğinde;Yeni bir ses ve nefes olarak-büyük bir heves ve iştiyakla siyasal arenada yer alan- İYİ Parti Ve gönüllü Kadroları-neşter vurarak-derman olsun..

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

ADIYAMAN’DA NOSTALJİK BİR TURİZM SEZONU ANIMSAMASI…

“Bir kaç yıl önce-Kahta SES sitesinin-yöneticisi aramıştı; -Abi, Adıyaman’ın yeni-Turizm sezonu- açıldı; Sen de bir …