Kadın Yoksa


Av. Zeynep Saya, “biz figüran olmak istemiyoruz” diyor.

Zeynep Hanım’ın siyasetteki ve kadın haklarına yönelik direşken tavrını, duruşunu beğeniyorum.

Ama tabi “bir çiçekle bahar gelmiyor” biliyorsunuz.

Birçoğumuz, birçok Avrupa ülkesinden daha önce “kadınlara seçme, seçilme hakkını” verdiğimizle övünürüz.

Ama geçen zaman gösterdi ki, bir konuda yasa çıkarmakla iş bitmiyor. Önce bir şeylere inanmak, gerçekten inanmak gerekir.

Hukuk sistemimizde, kabul edilmiş ama uygulanmayan birçok yasa mevcuttur.

Bu ülkede “erkek egemen” bir anlayış var; “ kaç çocuğunuz var” sorusuna kız çocuklarını dâhil etmeyenler var.

Özlü sözler arasına sıkıştırılmış, kadını aşağılayan sözler var mesele “ kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” gibi.

Zeynep Saya gibi kadın erkek eşitliğine inanan kaç kadın var.

Aslında sorun kadınlarda; kadınlar kendilerini eksik görüyor, erkeklerle eşit görmüyorlar.

Kadın aydınlanmazsa, cahil kalır ya da cahil bırakılırsa kadınların yetiştirdiği çocuklar da geri kalıyor, ülkedeki en önemli sorun bu, meselenin düğümlendiği nokta burasıdır.

Bazı siyasi partiler açıktan ve bazıları da zımnen kadının cahil kalmasını istiyor, bu yöndeki politikaları destekliyorlar.

Yerel seçimlerde ve milletvekili genel seçimlerinde aday gösterilen kadınlar iki elin parmak sayısını geçmiyor.

Ülke olarak Ortadoğu ülkeleri gibi olmamızın temelinde de kadınların eğitimsizliği, geri bırakılmışlığı var.

Kadınlara dair söylenen övücü sözlerin, onlara dair atılan nutukların birçoğu “riya” kokuyor.

Çoğu kez o övücü sözleri sarf edenler de kendi söylediklerine içten inanmıyorlar.

Yani bir kandırmacadır gidiyor ve bu durum erkeklerin işine geliyor; erkekler bu durumdan memnunlar.

Hani devrimci gelenekte şöyle bir deyiş vardır; “hak verilmez, alınır.”

Kadınlar da, erkeklerle her koşulda eşit olmak istiyorlarsa, haklarını kendileri almalıdır.

Bu Haberi Gördünmü!

Evet Bazen

Hava yeni yılda da açmadı, Güneşin yüzüne hasret kaldık. Alışkın değiliz bu yağmurlara. İnsan bir …