Yazar

YOL

  “Bir yol var bana gelir, bir yol var benden gider…”   Ömrümün dehlizinden uzanır bir meçhule; Kıvrım-kıvrım kıvranır yol gider, ben giderim… Sırtımda emanetin O ÇİLELİ YÜKÜ’YLE; Anlarım ki bu yolda yürümekmiş kaderim…                                        Varsın yığılsın-kalsın üstüme bin haile, Her bela ve cefaya tek başıma yeterim.. İstemem ne yer ne yar; HAK OLAN O MENZİL’E Ya  bu yoldan kavuşur, ya tükenir-biterim..   Rotasız-Pusulasız çile üstüne çile; Aklımı nefse sarıp yol üstüne inerim… “Nefsimin can düşmanı” önüme çıksa bile, Bir lanet kamçısıyla baş eğdirir-binerim…   “Günahımın üstüne” ne söylesem nafile; Dizlerimi titretir sevincim ve kederim… Boynumdaki vebalin sikleti çöker bele, …

Devamını Oku

MASAL SEVENLRE BİR HİKMET

Çok eski zamanlardan birinde kötü bir âdet varmış. Yaşlılar artık iyice ihtiyarlayıp iş yapamaz duruma geldiklerinde ormana götürülür, orada yırtıcı hayvanlara bırakılırmış.Böylece zaten az olan yiyeceklerin, çalışan gençlere yetmesi sağlanmaya çalışılırmış.İhtiyarları belli bir yaştan sonra evde tutmak yasak olduğundan kimse yaşlı anne babasını evde gizleyemez, komşusu görüp ihbar edecek diye korkarmış. İşte bir gün yaşlılardan birini oğlu ormana götürüp bırakmak istemiş. Kış mevsimiymiş. İhtiyar, oğul ve küçük torun beraberce ormana gitmişler. İhtiyarı bırakmış dönüyorlarmış ki, küçük torun oyuncak kızağını dedesinin yanında unuttuğunu fark etmiş. Babasına dönüp almalarını söylemiş. Babası umursamayınca da : “Kızağımı almalıyım, yoksa sen yaşlandığında seni neyle ormana …

Devamını Oku

Tüketim Çılgınlığı

 Bir mayıs emek bayramını geride bırakıp karşı kaldırıma geçtik. Ve kapitalizmin göbeğine düştük. Tüketin diyorlar. 1929 da yaşanan dünya ekonomik krizinden çıkış içinde “tüketim” işaret edilmişti. Ünlü Amerikalı iktisatçı Keynes, “tüketin ki üretile” diyordu. Keynes’i en çok izleyen, felsefesini benimseyen kişi de Merhum Turgut Özal olmuştu. Kapitalizm ve çoğunlukla ona hizmet eden medya reklam sektörü de halkı tüketime özendiriyor. Süslü ambalajlar, kısa vadeli son kullanma tarihleri ve bunların üzerine işlendiği ürünler tüketim ekonomisini pompalıyor. Oysa bir ülke üretmiyor, yeterince tasarruf etmiyorsa bir yerlere gelmesi, borç batağından kurtulması, enflasyonu dizginlemesi olanaklı değildir. Büyük bir alış-veriş merkezine giden birçok kişi oraya tek …

Devamını Oku

Kur’an’da Haram Kılınan Şeyler (3)

  10.Haksız Yere Yetim Malı Yemek: “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.” (4.Nisa-10) “Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.” (4.Nisa-2) Kim olursa olsun haksız yere birinin malını yemek haram ve günah olmakla birlikte, yetim haklarına özel olarak dikkat çekilmiştir. Yetimler, henüz kendi mallarını koruyacak durumda olmadıkları için, onların malları velilerine emanettir. Yetimlerin mallarını koruma hususunda son derece dikkatli olunmalıdır. 11.Yetime Kötü Davranmak: “Öyleyse sakın yetime kötü muamele etme.” (93.Duha-9) Allah, bu …

Devamını Oku

24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ

24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ VE MİLLETİN (MİLLİ İRADESİNİN) DEMOKRASİ ERDEMİ İLE İMTİHANI. Evet. Demokrasi,ancak-Millet’e ait-özgün ve örgün/Milli iradesinin özgürce belirleyip ikame ve idame ettirdiği erdemli bir sevk ve idare(Yönetim-organizasyon) biçimidir.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de, (1920’den beri/tam 98 yıldır ki, insan ve ihsan eksenli bir demokrasi düzenini)adil, evrensel/sosyal/hukuksal norm ve nosyonuyla beraber hedefleyen; Bağımsız ve uygar bir dünya devletidir. Bu manada.. Devlet,Milletin/Milli irade beyanıdır ki,bu irade;Devlet sisteminin idare biçimini de ve onu organizasyon ve yürütme modelini de-seçimlere/doğrudan katılarak-belirleyen ve vekaleten– temsilcileri tarafından-kullanılması-hariç,asla vazgeçilip başkasına devredilmez müessir bir iradedir.. O halde.. “24 Haziran 2018 Seçim sonuçlarını ve seçimle devletin sistem ve yönetiminin …

Devamını Oku

MÜSLÜMANLAR VE MÜSLÜMANLIK

Din samimi olarak teslimiyet isteyen bir kavramdır. Politik ve dünyevi çıkarların üzerinde güzel ahlaka erişmek ve Allaha yaklaşmak için yaşanmaktadır.. İnsanlar dine uymaktan çok dini kendilerine uydurmaya çalışmaktadırlar. Bu çerçeveden bakıldığında İslamiyet bir olgu, Müslümanlarda bir başka olgudur. Çok değerli bir kavram ve değerler zinciri olduğundan insanlar dini bir takım referansları politik ve ekonomik çıkarları için hep kullana gelmişlerdir. Hatta Marksist ve Ateist olduğun söyleyen bazı politikacılar bile topluma şirin görünebilmek için dini referansları kullanmaktan geri kalmamaktadır .Yine Seküler yapıya sahip pek çok ticari işletme satışını artırıp karını maksimize edebilmek için dini sembol ve referanslar kullanabilmektedir. Bu insanlar Samimi dindar …

Devamını Oku

Biraz Daha Dikkat

Siyasi gerginliğin tavan yaptığı günleri yaşıyoruz. Varoluş nedeni, iktidara gelip ülkeyi yönetmek olan siyasetin aktif unsurları neden konuştuklarına dikkat etmez, neden sokak ağzının ötesinde sözler sarf ederler anlamak mümkün değildir. Oysa siyaset kurumunu sevk ve idare edenlerin ağzından çıkan sözlere her yaştan insan itibar eder, o sözlere öykünür ve belki de slogan ovvvlarak ezberler. Yani siyaset kurumunun başında bulunanlar “örnek kişilik” oluşturuyorlar ve hal böyleyken sarf edilen sözleri kabul etmek mümkün değildir. Siyasete hazırlanan, gelecektVVVe ülkeyi yönetme arzusu olan gençliğin örnek alacağı siyasetçiler arası diyalog ve laf dalaşı böyle olmamalıdır. Birçok insan medyada ve özellikle de televizyon kanallarında geniş yer …

Devamını Oku

Kur’an’da Haram Kılınan Şeyler(1)

İlahi emirlere aykırı davranışlara günah denir. Kur’an’da yapılması açıkça emredilen şeyleri yapmamak ve yapılmaması açıkça yasaklanan şeyleri yapmak günahtır. İsmet, haram ve kötülüklerden sakınarak namuslu, iffetli, ahlaklı ve günahsız olmak demektir. Peygamberler hakkında vacip olan ismet (günah işlememe) sıfatı, mü’minler için farzdır. “… O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. …” (7.Araf-157) Allah’ın helal kıldığı şeyler iyi ve temiz, haram kıldığı şeyler ise kötü ve pistir. Mü’minler, günah işlemekten sakınmalıdırlar. Günah işlemekten sakınmak, farz olan bir sorumluluktur. Bunun böyle olduğunu şu ayetten öğreniyoruz: “Günahın açığını da bırakın, gizlisini …

Devamını Oku

BEN SANA MECBURUM

Ben Sana mecburum sevdiğim, Ben Sende meskun; Hayalin kaskatı sarmış yüreğimi, Yaşamak zulümdür bana; Sensiz olamıyorum! Bilsen nasıl vurgunum;Nasıl vurgunum-nasıl vurgunum..   Ben sana mecburum bir tanem, Ben Sende mahkum; Ayaklarım demir atmış limanına, Rotalar yasaktır bana; Sensiz gidemiyorum! Bilsen nasıl durgunum;Nasıl durgunum-nasıl durgunum..   Ben Sana mecburum cancağızım, Ben Sende metfun; Gözlerim nadasa bırakmış uykuyu, Rüyalar haramdır bana; Sensiz uyuyamıyorum! Bilsen nasıl yorgunum;Nasıl yorgunum-nasıl yorgunum.. (İHB/Şiir Pazarı Şiirleri/28 Eylül 2015 DATÇA) GÖZÜMDE KALIRDI GÖZLERİN SENİN.. Bir şeyler söylerdi bakınca Bana; Gözümde kalırdı gözlerin Senin, Akardı yüzünden ılık bir sevda; Gözümde kalırdı gözlerin Senin..   Titrerdi bedenin,elin-ayağın; Çözülür yerlerde kalırdı …

Devamını Oku

Geçmiş Olsun

 Doğa Adıyaman’ı sallamaya devam ediyor. Düzenli aralıklarla düşük dereceli depremler meydana geliyor; Adıyaman’ı etkileyen depremler 5 şiddetinde ya da az üstünde. Daha şiddetli bir deprem hiç de istenmeyen hasarlara yol açabilir. Depremi önlemenin ya da önceden bilmenin mümkünü de yoktur. Yalnız bölgemiz değil, ülkemizin büyük bir kısmı aktif deprem kuşağında, maalesef. Buradan çıkarılacak sonuç; biz deprem gerçeğiyle yaşamak durumundayız. Deprem olasılığına karşı önlem almalı, yapılarımızı depreme dayanıklı hale getirmeliyiz. Depremle ilgili ciddi bir bilgi aktarımı yapılmalıdır hem de toplumun her kesiminden insanlara. Bir depremde önce ve en çok kamu binalarının zarar görmesi bizim en büyük ayıplarımızdan biridir. Bunun altında yatan …

Devamını Oku