Abuzer DEMİR

Sürücü Sınav Alanı

Toplum olarak birçok olayda sonuçtan esasa gidiyoruz. Yani bir aksilik, istenmeyen bir durum, bir olay olunca onu masaya yatırıyoruz. Bayram tatillerinde yaşanan birçok ölümlü kazadan sonra yol güvenliğini öne çıkarmaya gayret ettiğimiz gibi! Eve hırsız girer ondan sonra güvenlik tedbiri alır, kamera yerleştiririz. Sözü şuraya getireceğim; Atatürk Bulvarını eksen alırsanız şehrin kuzeyinde üç çevre yolu var. Bu yollar doğu batı istikametinde şehri kat ediyorlar. Üçüncü çevre yolunda yani Karadağ’a yakın olan yolda acemi sürücülere hem eğitim veriliyor ve hem de sürücü ehliyeti alacakların sınavı bu yolda yapılıyor. Ve aynı yol üzerinde, caddeye açılan birçok okul var. Hem de ilköğretim düzeyinde …

Devamını Oku

Evet, İşte Öyle

Havalar ılıdı, geceleri serin oluyor. Gecenin serinliği birçok hastalığı da içinde barındırıyor. Sosyal olaylarda olduğu gibi, görünüşe, sunulana biraz itiyatla yaklaşmak gerekir. Başımıza ne geldiyse, ne geliyorsa, tez kanmamızdan, söylenenleri tartmadan inanmamızdan geliyor. Ülke olarak bir bekleyişteyiz; ekonominin düzelmesini, piyasanın rahatlamasını, fırsatçılığın son bulmasını istiyoruz. Panik ve tedirginlik en çok fırsatçıların, stokçuların işine yarıyor. Dik durmalı, ülkemize inanmalı, kaynaklarımıza güvenmeliyiz. Hafta sonu Ankara’daydım; Adıyaman’da dört liraya satılan domates Ankara’daki sıradan bir manavda sekiz liraya satılıyordu. Böyle bir şey olamaz. Bir lira farkı anlarım ama yarı yarıya olan farkı anlamam; bunda bir yanlış var! Piyasanın, çarşı pazarın ciddi bir denetime ihtiyacı …

Devamını Oku

Dış Güçler

Söze nerden başlasam acaba! Ülke olarak düşmanımız çok, desem birileri kimler diye soracak. Bizi kıskanıyorlar desem, birileri neyimizi diye de soracak. Şaştım kaldım doğrusu. Biliyorsunuz ülkemiz de işsizlik yok, varsa da üstesinden gelemeyeceğimiz oranda değil… Ülkemizde çok işsiz olduğunu söyleyen bunu yayıp ülkemiz aleyhine propaganda yapanlar “dış güçler”. Dış güçleri hafife almayın! Turizm sektörünü çökertmek isteyenler, ekonomimizi sıkıntılı gösterenler onlar. Saman ithal eden bir ülke olduğumuzu söylüyorlar, yanlış efendim, yanlış! Samanı neden ithal edelim, saman o kadar çok ki, tarlada bırakıp anız olarak yakıyoruz. Dış güçler her bir işimize karışıyorlar; Milli eğitimde sıkıntı varsa, dış güçler. Borç batağındaysak, dış güçler, …

Devamını Oku

Belediye’de Dağtekin Dönemi Mi?

Zaman geçiyor, değişimler yaşanıyor… Teknoloji değişiyor, yenileniyor, bilim değişiyor, tıp değişiyor, algılar değişiyor, öncellenen şeyler değişiyor. Eskiden üç kişinin menfaatine olan bir olay, bir davranış, bir kazanım, iki kişiye olana tercih edilirdi. Şimdi ise gemisini kurtaran kaptan sayılıyor. Toplumsallaşma, topluluk halinde hareket etme, yerini bireyselliğe bırakmış durumda. Tabi siyaset kurumu da değişti; eski zamanlarda vekil adayları, belediye başkan adayları meydanlara çıkar, yapacaklarından söz eder, halka bu konuda vaatler verirlerdi. Birleri kantarın topuzunu kaçırsa da, projelerin yarıştığı, vaatlerin havada uçuştuğu mücadelelere tanık olurduk. Siyasetçi, siyasetçinin rakibiydi. Şimdi bu durum değişti; en iyi, en gözde adaylar, genel başkanını en çok, en etkili …

Devamını Oku

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa kirlenen havanın temizlenmeye ihtiyacı vardı, meyvenin sebzenin, yabanda içecek iki damla su arayan kurdun, kuşun, yılanın, çıyanın suya ihtiyacı vardı. Yağmur yağmadı. Göğü kaplayan, geniş, uzun, kara bulutlar yağacak yağmuru içine hapsetti. Bir çocuk bencilliğiyle bütün oyuncaklar benim dercesine bütün yağmuru kendi içinde sakladı. Bir zamanlar ve şimdi de bazen yağmayan yağmur için duaya çıkarlar; el açarlar gökyüzüne, yağmur yüklü bulutların semaya açılmış elleri boş bırakmamasını dilerler, hapsettikleri yağmuru susamış toprağa salıvermesini isterler. Bazen, dizlere çöreklenmiş romatizma, sızı katsayısını arttırarak, kara bulutların insafa gelmek üzere …

Devamını Oku

Anız Yakan Geleceğini Yakar

Havaların sıcaklığı yangınları, yangınlar bir tahribatı, bir yıkımı tetikliyor. Ateş-yangın en büyük yok edicidir. Ateş, ilk çağlarda dünyayı oluşturan dört temel maddeden biri sayılmıştı. Ama ilerleyen zamanlarda ateşin dünyayı oluşturan dört temel maddeden biri değil ama tüm doğaya zarar veren, yıkıp, yakan bir kimyasal olay olduğu anlaşıldı. Yakın geçmişte, gazetede şöyle bir haber vardı; “kınalı keklik yangından son anda kurtarıldı.” O keklik, kurtarılmış olabilir, o keklik şanslı ama kuru ot diplerine, ekin tarlalarındaki yüzeysel çukurlara yuva yapmış diğer kınalı keklikleri kim kurtaracak. Bir tarlanız olabilir, o tarlanın her türlü kullanım hakkı sizde buluna bilir, özel mülkiyet hakkı olarak buna peki. …

Devamını Oku

Buraya Kadar

Siyaseten yeni bir dönem başlıyor. Yeni dönemi inşa edenlerin bir kısmı yeni dönemde de etkin olacaklar… Meclis çalışmaları ne oranda etkin ve hızlı ve meclis denetim görevini ne oranda yapacak/yapabilecek göreceğiz. Binlerce insanının tutuklanması, ihraç edilerek görevden el çektirilmesi yani bu kadar insanın ülke yönetimine karşı oluşturulan bir kalkışmada görev alması ya da destek vermesi, böyle bir tablo nereden bakılırsa bakılsın dehşet verici. Ülkem adına OHAL yasaları nedeniyle yargının işleyişinin aksatılması da doğru değildir. İnsanlar yargı önünde hak arayabilmeli, itirazlarının haklılık payı titizlikle irdelenmelidir. Bu kadar insanın açığa alınması, işsiz kalması, ülkede sosyal rahatsızlıklara, mutsuzluklara yol açabilir ve birçok insan …

Devamını Oku

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol açabilir. Yalnız yanıcı olan şeyler değil, otomobiller, insanlar yanabilir, davranışlar rayından çıkabilir. Toplumsal bir bozulma yaşanıyor, dayanılmaz hale gelen sıcakların bu duruma ne oranda katkısı var bilemiyorum. Kanı ısınıyor, kaynıyor insanların. İnsanlıklarını yitirmişçesine kadınlara saldırıyor, çocuk kaçırıp öldürüyorlar. Henüz yoğunlaşmadı ama yakında anız yakmalar başlayacak; adeta toprağı kızartacak, toprağı vatan edinmiş tüm canlıları kavuracaklar. Bir duman yayılacak semalara. İşlenen bu ekolojik cinayete, yetkililer beyanat vererek müdahale ediyorlar. Söylenen sözler, anız tarlalarından yükselen kara dumanın içerisinde dağılıp gidiyor. Dünyaya, tabiata, insanlığa yazın kavurucu sıcakları mı, kışın …

Devamını Oku

BU CHP…

Seçimler yapıldı, sonuçlar alındı ama siyasi tansiyon hala yüksek, hala gergin. CHP, yeni bazı durumlara gebe, bünyesinden yeni bir parti doğabilir, mesela. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin aldığı oyların tamamı Sayın İnce’nin kişisel başarısı sonucu alınmış oy’lar değildir. Birebir kişiler üzerinden siyasi bir analiz yapacağımıza CHP için şu söylenebilir; “CHP’nin sorunu genel başkan ya da atak lider sorunu” değildir. CHP’nin esas sorunu kendini bulamamış olmasıdır. CHP, Önce siyasi yelpazenin neresinde olduğuna karar vermeli ve proje ve söylemlerini buna göre belirlemelidir. CHP, Siyasi yelpazenin “sağ” tarafında ise CHP’ye gerek yok yeteri kadar sağ düşünceyi savunan parti var zaten. Siyasi yelpazenin “sol” …

Devamını Oku

Fetö’cü Olmak Ya da Olmamak

Her dönem bir “öcü” olur/oldu! Birçok insanı korkutan, insanların “o” olmak istemedikleri bir sıfat ya da suçlama olur. Eski zamanlarda, özellikle Avrupa’da “cadı” olmakla itham edilmek vardı. Cadı avına çıkardı güvenlik kuvvetleri. Devir değişti, özellikle İslam ülkelerinde birileri, yeterince “Müslüman” olmak/olmamakla suçlandı. Yakın geçmişte özellikle Türkiye’de insanlar  “solcu/komünist/Rusya yanlısı” olmakla itham edildi, suçlandı. Bu listeye “vatan hainliği” , “bölücü olmayı”, da ekleyebilirsiniz. Şimdilerde geçerli olan “fetöcü” olmak ya da olmamak… Birini suçlamak, toplumun gözünden düşürmek, itibarsızlaştırmak mı istiyorsunuz fetö’ye yakın duran bir kişi olduğunu söylemek yeter hale geldi. Aslında bunlar yanlış şeyler; bir inanın ailesinden birileri fetöcü, bölücü ya da …

Devamını Oku