Halit ÖZDÜZEN

PROFLAR VE DEİZM

Kuran’ın mahkum ettiği Deistler bir Proflar kurtaramaz. Deistler Semavi kitaplara ,Peygamberlere ,Meleklere, İnanmayan sapkının ” Pağan inanç” sahipleridir. Sadece tanrı inancı ile Mümin olunamayacağını ve Mümin olmadan da Cennete girilemeyeceğini Proflar bilmiyor mu acaba ? Kur’an’da mümininlerin vasıfları sayarken Allah’a, âhiret günü­ne, meleklere, kitaba (Kur’an’a) ve pey­gamberlere inandıklarını belirtmektedir. (. Bakara i 2/177.) başka bir Ayette müminlerin “Allah’a, peygamberine indirdiği ki­taba (Kur’an’a) ve önceden indirdiği ki­taplara iman etmeleri emredilir. (.Nisâ , 4/136.) Aynı ayetin devamında, Allah’ı, me­leklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr edenin koyu bir sapıklık içinde olduğu bildirilir.(. Nisâ Suresi, 4/136) Bazı Proflardan biri , Deizim konusunda kitap …

Devamını Oku

REENKARNASYONA DEĞİŞİ BİR BAKIŞ ( II)

Makalenin dünden devemı ) İSLAM İNANCINDA RUH GÖÇÜ VAR MI? Sorunun cevabını aramadan önce Reenkarnasyon konusunda araştırma ve çalışmalar yapmış bulunan Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’nin Ruh konusundaki bütün Müslümanların inancına tercüman olan tespitine değinelim: “Kur’ân-ı Kerîm’in Ahzab sûresinin 72. âyetinde Cenâb-ı Hakk: “… Biz emâneti göklere, arza ve dağlara arzettik; onlar O’nu yüklenmekten çekindiler ve O’ndan korktular; O’nu insan yüklendi…” demekte; Hicr sûresinin 28. ve 29. âyetlerinde, Secde sûresinin 7. ilâ 9. âyetlerinde ve Sâd sûresinin de 71. ve 72. ayetlerinde ise Allah, insanı balçıktan yarattığını, ona Kendi Ruh’undan üfürdüğünü ve meleklere de insana derhâl secde etmelerini emrettiğini söylemektedir. …

Devamını Oku

REENKARNASYONA DEĞİŞİK BİR BAKIŞ (I)

Çok çeşitli tarifleri olmakla beraber kısaca: İnsanın Ruh ya da nefsinin ölümden sonra bir başka bedene geçerek yeniden dünyaya döndüğünü iddia eden inanç sistemine reenkarnasyon ve Transmigrasyon, Arapça adıyla “tenasüh” (yeniden bedenlenme) denilmektedir. Bu döngünün, ruhun tamamen arınmasına kadar devam edeceğine inanılmaktadır. Batıda ilk kez Pisagor ve Platon gibi bazı eski Yunan bilgin ve filozofları tarafından çeşitli eserlerinde dillendirilmiş olan ruh göçü kavramı, ilk çağlardan beri, eski Mısır, Maya ve İnka medeniyetleri gibi birçok yerleşik kültürde bilinen ve kabul görmüş olan inanç kavramlarındandır. Günümüzde ruh göçü kavramını kabul eden pek çok inanç sistemi, Doğu kökenli tarikat ve felsefi akımlar bulunmaktadır. …

Devamını Oku

Bülbül ile Gül’ün Aşkı

“Bir küçücük güllen, minicik bir bülbülün devasa aşkıdır bu. Asırlardır dillerden dillere söylenen, kahi Leyla, kahi Mecnun; öyle ya her aşkın bir ahı var. Sakın ola bir ottur, bir kuştur diye küçümseme gafletine düşmeyesiniz. Sonra öyle bir bülbül olursunuz ki daha ötmesini bilmeden gülün goncasını açmasını bekler durursunuz. O minicik bülbül ki boyuna posuna, o bir lokmacık etine bakmadan semada uçuşup dururken, öyle bir koku almış ki bir anda başı dönmüş. Kolu kanadı kırılmış.Gülün rayihasının meftunu olup “Acep nerden gelir bu koku?”diye semadan yere doğru pike yapıp seyirtmiş. Uzun bir müddet ağaçların,çalıların,otların arasında bu güzel kokunun sahibesini aramış durmuş. Bulamayınca …

Devamını Oku

BİR LENGER PİLAV

Çevresinin kendisin taparcasına sevdiği, ermiş gözüyle bakılan, her dediği ilahi bir kanun gibi kabul edilen  bir hoca gittiği bir evde  kalabalık bir sofrada ağırlanmaktadır. İkide bir gözlerini yumarak “hoşt” demesi sofradaki diğer misafirlerin dikkatini çeker. Sofradaki biri  hocanın tavırlarına dayanamaz sorar; – “Hocam hayırdır kimler hoşt diyorsun, yoksa bize mi”? der Hoca;– “Kabe’nin duvarına çiş yapmak üzere olan köpekleri kovuyorum,” der. O sırada evin hanımı sofraya pilav üstü et servisi yapmktadır. Sadece hocanın pilavının üzerinde et koymaz  Hoca önce sofradaki diğer tabaklara  bakar  hepsinin üstnde et  var kendisinkinin üstünde yok. Hanıma dönerek, -“Hatun, benim tabağıma et koymayı unutmuşsun, galiba ?” …

Devamını Oku

ESKİSARAY MAHALLESİNDEKİ GAVUR MAHALLESİ (II)

Dünden devam… Gâvur Mahallesi Eskisaray mahallesinin Güney-doğusunda mahallenin 50-60 haneli küçük bir bölümünü oluşturmaktaydı. Eskisaray Mahallesi hudutları içinde olduğu halde, halk tarafından  “Gâvur Mahallesi “ olarak adlandırılmıştır.   Günümüzde restorasyon geçirip ayakta kalarak Vatikan eliyle faaliyetini sürdüren kilise çevresinde,  o yıllarda çoğu nalbant, çulcu, demirci, kalaycılık zanaatlarıyla ile uğraşan “Süryani Kadim” Mezhebine mensup, Katolik mezhebi ve Vatikan’la ilgileri olmayan Süryaniler oturmaktaydı. . “Gavur Mahallesi” çocukları  diğer mahalle çocukları tarafından “Gavur” diyerek horlanırken, bizler için  bazen beraber oyunlar oynayıp, yortular(Bayram)’ında pişmiş yumurta  tokuş-turduğumuz   mahalle arkadaşlarımızdı…. Süryanilerin kökleri Hz. İbrahim dönemindeki Aramilere kadar uzanmaktadır. Hıristiyanlık dönem-lerindeki inançları da eski Arami kültürü üzerine kurulmuş …

Devamını Oku

ESKİ YILLARDA ADIYAMAN ESKİSARAY MAHALLESİ ( I )

Her insanın yaşadığı evde nasıl oturup rahat ederek dinlendiği bir oda ve o odada da bir köşesi varsa, Adıyaman’da Eskisaray Camii önündeki çınarın gölgesi de benim için öylesine rahat ederek gevşediğim bir yerdir. Adıyaman’a her gidişimde buraya uğrarım. Caminin çeşmelerinden akan şırıl şırıl suyun sesini, çınarın dallarındaki kuşların cıvıldaşarak yaptığı serenadı dinlemek bende doyumsuz zevkler uyandırır.   Çocukluk yıllarımda çınarı sanki normal boyutundan çok daha büyükmüş gibi algılardım. Sekiz, on yaşlarında 7-8 çocuk el ele tutuşarak ağacı zor çevrelerdik.  60’lı yıllarda yaşının 100 olduğu söylenirdi. Şimdilerde 150 yaşını aşmış olmalı. Sonraki yıllarda ondan çok daha büyük ve yaşı 700’ü aşan …

Devamını Oku

DEPRESYONDAN KURTULUŞ

15 Yıllık Depresyonunu Yenen Adamın Sağlıklı İnsanlara Bile Tavsiye Ettiği 29 Maddelik Kurtuluş Reçetesi Depresyon herkesin başına gelebilir. Ona kapılıp gitmek bir zayıflık belirtisi olmadığı gibi, ondan kurtulmaya çalışmak da dünyanın en doğal olgusudur. Birisi 15 yıl aralıksız mücadele ettiği depresyonunu yenerken neler yaptığını 29 maddede özetlemiş. Biz de onu okurlarla paylaşıyoruz . Elbette asıl yapılması gereken en önemli şey  uzman yardımı almak, fakat bunlar da iyi birer destekleyici nitelikte tavsiyelerdir. “1. Dua edin. Ne işle uğraşıyorsanız ona sıkı sarılın. Çokça çalışın. Zihninizi meşgul tutun. Arkadaşlarınızla sık vakit geçirin. Onların desteğini mutlaka almaya çalışın. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Çok yakın olmasanız …

Devamını Oku

HAYATIN ANLAMI NEDİR

Çok eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna kafasına takmış.. Kime sorsa doğru düzgün bir cevap alamamış.. Aldığı hiçbir yanıt ona yeterli ve tatmin edici gelmemiş. Uzunca bir seyahate çıkarak bilenlere sormaya karar vermiş.. Ama çıktığı seyahatte de aldığı yanıtlar da onu tatmin etmemiş. Fakat mutlaka bir yanıtı olmalı diye düşünmüş. Köy, köy kasaba kasaba, ülkeyi dolaşmış, …Tam umudunu yitirmek üze iken bir kasabada konuştuğu insanlar ona:-“Şu karşı ki dağı görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın yanıtı verebilir,” demişler.Oldukça zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri …

Devamını Oku

MÜSLÜMAN AİLENİNİ MODERNİTE İLE İLGİLİ SINAVI (II)

    Dünden devam…   MODERNİTENİN DİNE(!) DÖNÜŞÜMÜ Modernite ve kapitalizmin oluşumuna katkıda bulunanlar ve olmazsa olmaz taraftarları onu bir din; ilahını da para olarak kabullenmektedirler. Bu nedenle “yeni dinde” birey ne kadar çok servete sahip olursa o kadar dindar kabul edilerek itibar görmektedir. Aslında bu düşünce, tarihin derinliklerinde daima var olmuş, İslam dini de her dönemde bu düşünceyle mücadele etmiştir. Hz. Muhammed (S.A.S.) ve Hulefa-i Raşidin döneminde yapılan mücadele sürekli hale dönüştürülmüşse de, sonraki dönemlerde maalesef yeniden hortlayarak varlığını sürdürmüştür. Günümüzde Kabe’nin çevresine dikilen devasa yapılar o düşüncenin somut örnekleri olarak, geçmişteki kutsalı kuşatan cahiliye putlarını çağrıştırmaktadır. Kabe ve …

Devamını Oku