Mustafa CAN

Sonra, “Demedi!” demeyin…

Seçim çalışmaları son hızla sürüyor… Seçmenin beğenisini kazanmaya yönelik vaatlere her gün yenileri ekleniyor. Çoğu yerine getirilmesi zor veya imkansız vaatler! Buna rağmen siyasiler bol keseden vaat etmekten, seçmen ise bunları duymaktan hayli memnun görünüyorlar… Hafta sonu geldiğinde, seçim sona erecek. Sandıklar açılacak ve oylar sayılacak. Kazanlar ve kaybedenler belli olacak! Seçilen vekil adaylarımız Ankara’nın yolunu tuttuğunda, bizler de yavaş, yavaş gördüğümüz rüyadan uyanacak ve kendimize geleceğiz! Seçim öncesi olanların yapay bir ortam olduğunun, aslında durumumuzda bir değişikliğin olmadığının farkına varacağız! Ve mevcut halimizle, düşe kalka yola devam etmek zorunda kalacağız… İşsiz olanlarımız, yine iş arayacak! Esnaf, aldığı malı sattıktan …

Devamını Oku

Olmadı, Erken Seçime Gidiyoruz!

Güzel bir gelecek düşlüyorduk… Yaşam telaşımıza, heyecanımız eşlik ediyordu, o günlerde! Zamana sığmıyorduk; aylar gün, yıllar ay gibi geliyordu bizlere! Uyandırılmış fikirlerle, uyanmış topraklar üstünde harıl, harıl çalışırken; okullar, fabrikalar, barajlar, yollar köprüler inşa ediyorduk… Bereketli topraklardan fışkıran fidanlar, meyveye durmak için sabırsızlanıyordu! Birim alandan bire on, yirmi, hatta otuz verim alıyorduk… Mahsul, fabrika depolarında istifleniyor, ürünleri işlemeye makinelerin kapasitesi ve işçilerin çabası az geliyordu… Hayal, meyal hatırlıyorum, yakın geçmişte böyle bir süreci yaşadık/yaşamıştık. Oluşan çabayı, enerjiyi ve dinamizmi planlı bir toplumsal refaha dönüştürecek yeterlilikte bir ferasete ihtiyaç vardı. Bu, öyle bir akıl olmalıydı ki; her düzeyde ve her kesimden …

Devamını Oku

Hatırlanmak Güzeldir.

“Eskiye rağbet olsaydı, bitpazarına nur yağardı.” ifadesi, eski eşyalar için yaygın kullanılan bir atasözümüzdür. Bilindiği üzere, eski eşya misali, yaşlı ve emekli insanlar da hayat içinde, genellikle benzer ilgiye mazhar olurlar… Kaderi “kenara itilmişlik, yalnızlık ve ilgisizlik” olan biz emeklilerin, neyse ki şans yüzümüze güldü ve 24 Haziran, 2018 için seçim kararı alındı! Böylece seçilmek için oya ihtiyacı olan siyasilerin aklına, ülkede sayıları 12 milyona ulaşan biz emekliler geldik! Bugünlerde, siyasiler tarafından bizlere olan aşırı ilgi nedeniyle, yukarıda belirtilen atasözümüz, neredeyse anlamını yitirecek! Bir öğretmen emeklisi olarak, uzun süreden bu yana, ilk defa kedimi bu kadar mutlu hissediyorum, niye yalan …

Devamını Oku

10 Kasım ve Atatürk Sevgisi…

Doksan küsur yıl önce bu ülkede “saltanat” kaldırıldı. Yerine, halkın iradesini esas alan “Cumhuriyet” kuruldu. Amaç: seçimle gelecek olan demokratik yönetimlerle ve evrensel normlara dayalı bir hukuk düzeniyle yönetilmekti. Amaç güzeldi. Çünkü dünyanın aydınlık yüzü ile buluşmanın yolu, ancak böyle bir yönetimle mümkün olabilirdi. Dahası kurtuluş savaşında, başından sonuna kadar halkıyla birlikte olan Atatürk ve yol arkadaşları, bu gerçeğin farkına varmışlardı. O nedenle Atatürk, daha Cumhuriyet’in 10’uncu yılında, kalkınma ve ilerlemede “muasır medeniyet” düzeyini hedef olarak göstermişti. Her ne hikmetse, o günden bu yana gelen hükümetler, ülkeyi Atatürk’ün işaret ettiği “muasır medeniyet” düzeyine bir türlü taşıyamadılar! Çekişmeler, iç çalkantılar, siyasi …

Devamını Oku

Adıyaman ve Tütün…

Tütün de diğer bağımlılık yapan maddeler gibi insan sağlığının en büyük düşmanlarından biridir. Buna rağmen hala dünya nüfusunun 1 milyarı sigara içiyor ve yılda 6 milyon kişi tütünün neden olduğu akciğer kanserinden ölüyor. Ülkemizde ise bu rakam 100 bin kişi civarındadır! İş bununla kalsa iyi! Ne yazık ki, hem dünyada, hem de ülkemizde sigara tiryakilerinin sayısı her yıl giderek artıyor! Anlayacağınız hâlihazırda tütün dünyanın başına bela! Bu bilgiler ışığında konuya yaklaşıldığında, her aklı başında insanın sigaraya ve hammaddesi olan tütüne karşı olması gerekir. Ancak konu “Adıyaman ve tütün” olunca, iş değişiyor! Bir tarım kenti olan Adıyaman, sulu tarım olanaklarından yoksun! …

Devamını Oku

TEOG Sınavı ve Sonrası Üzerine…

TEOG sınavı kaldırıldı! Yerine hangi sınav ya da sınavlar getirilecek? Son günlerde bu soru herkesin aklını kurcalamakta! Ne yazık ki cevabı henüz muğlak! Dahası “sınavı kaldırdık” diyenlerin, şimdilik ne yapacakları belli değil! Her konuda olduğu gibi, bu sınavın da alternatifleri vardır, elbette! Mesela temel eğitim süresince okulların yapacağı sınavlar.Ya da yerleşim yerleri düzeyinde yapılacak ortak sınavlar… Özellikle il ve ilçelerde bu tür uygulamalar mümkün. Çünkü geçmişte benzer uygulamalar yapılmıştı. Ancak hem okullar düzeyinde, hem de il ve ilçeler düzeyde yapılan bu tür sınavlar, ulusal düzeydeki ortaöğretim kurumları sınavına hazırlık niteliğinde idiler. Geriye bir tek alternatif kalıyor! O da öğrencilerin temel …

Devamını Oku

ŞEHİRLER ve İNSANLAR…

Bir yerleşim yerinin önemini anlamak için, orada yaşamak gerekir! İlimizin coğrafi yapısına baktığımızda, Karadağ’ın yamacında, düzgün bir arazi üzerinde konumlandığı görülecektir. Ne bir tepe, ne engebe, ne de bir yamaç; dümdüz bir arazi! Üstelik tamamı tarıma elverişli zengin topraklar! Buna rağmen cadde ve sokakları labirent gibi, birinden diğerine geçmek için özel bir marifet ve çaba gerekir! Sanki bu sıkıntı yetmezmiş gibi, bir de cadde ve sokaklar olabildiğince dar tutulmuş… Gün geçtikçe, artan nüfusla birlikte, şehir de büyümekte… Bu gün bile ihtiyacı karşılamayan daracık cadde ve sokaklar, birkaç yıl sonra, kim bilir, ne hale gelecek! Yerel yönetimler, süregelen zamanda, gerek hatır-gönül …

Devamını Oku

“Deve- Diyar” Meselesi!

Aylardır, medyaya mesafeli duruyorum, ilgisizim! “Neden?” diye sorulsa, cevabım henüz tam olarak belli değil! Arada bir bu konuda kendimi yokladığımda, birkaç neden sıralayabiliyorum. Öne çıkanlar; “bilgi kirliliği, bıkkınlık ve bunlara bağlı isteksizlik” diyebilirim! İki gün önce Facebook’ta gezinirken, Dr. Abuzer Demir’in “Adıyaman’da Basının Getirildiği Yer” başlıklı yazıya gözüm ilişti. İçeriğine baktım! Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere, hem ulusalda, hem de yerelde basının içinde bulunduğu durumu irdeleyip, değerlendirmiş! Özellikle yerelde kalite artırımına yönelik “gazete sayısını azaltalım ki, kalite artsın” girişimini ve sonrasını anlatmaya çalışmış… Gazetelerin birleşmek suretiyle sayılarının yarı yarıya azaldığını, fakat buna rağmen kalitenin giderek daha da düştüğünü ifade etmiş! …

Devamını Oku

Eski ve Yeni Türkiye!

Diyorlar ki: -Eski Türkiye’de milyonlarca genç işsizdi. Öyle ki işsizlik, iç huzuru tehdit edecek boyutlara varmıştı… -Ülke, iç ve dış borçlar altında eziliyordu. Hükümetler borçların faizlerini dahi karşılayamayacak duruma düşmüşlerdi… -Darbeler ve kalkışmalar vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarından, 2000’li yıllara kadar çok sayıda darbe ve muhtıralar oldu… -Siyaset, askeri vesayetin himayesinde yapılıyordu. Her darbe veya muhtıra sonrası siyasete yasak getiriliyordu… -Ağır hak ihlalleri vardı. Ara dönemlerde devreye koyulan OHAL yasaları ile ülke, keyfi kurallarla yönetiliyordu… Söylenenler abartı değil! Çünkü Eski Türkiye’de yukarıda sayılan olumsuzlukların daha fazlası vardı! Gelin, bugün methi çok yapılan ve 2002’den sonra adına Yeni Türkiye denilen memleketimizin haline …

Devamını Oku

Referanduma Giderken…

  Anayasa değişikliği teklifi, TBMM’de oylanarak, kabul edildi. Cumhurbaşkanı onayından sonra, referanduma gidilecek. Gerek iktidar, gerekse muhalefet vekilleri görüşme ve oylamalar süresince yoğun baskı ve stres altında çalışmalarını yürüttüler… O nedenle teklifin genel kurula sunuluşu, görüşülmesi ve oylanması süreçlerinde mecliste sıkıntılı anlar ve üzücü olaylar yaşandı! İktidar vekillerinin korkusu, oylamada 330’un altına düşecek maddeler ve bundan dolayı parti içinde yaşanacak sıkıntılar oldu. Muhalefetin (CHP’nin) temel sıkıntısı ise, diğer muhalefet partilerine (MHP ve HDP’ye) rağmen, oylamalarda yalnız kalması idi! Özetlemek gerekirse, süreç anayasa maddelerinin içeriğini değerlendirmeden ziyade, “evet-hayır” kavgası ile sonlandı! Gelelim, bundan sonrasına: Yakında referanduma gidilecek. Partiler meydanlara inecek, Anayasa …

Devamını Oku