Necip Aydın

VİCDANLAR SIZLADI

Eylül ve Leyla her ikisinin haberini alır almaz içinde bulunduğum durumu anlatamam her ikinizde meleksiniz, günahsız, tertemiz bir melaikesiniz, dünyanın kirini üzerinize almadan  göçüp  gittiniz, belki yapacak çok şeyleriniz vardı, umut yüklü hayalleriniz, kocaman sevgi dolu yüreğiniz  ve tertemiz bakışların ve açık sözlülüğünüz, her ikinizde ağlattınız beni bedenleri küçük ama büyük düşünceleriniz olabilecek kızlarımız… Mekanınız cennet olsun bile diyemiyorum, Allah’ım günahlarınızı affetsin bile  diyemiyorum, biliyorum ki zaten günahsız ve cennetliksiniz… Rabbim başta her iki ailenin yakınlarına sabır versin Türkiye’ nin başı sağ olsun, toplum olarak nereye gidiyoruz bilmiyorum, keşke yüzdelik  oranlarından haberim olsa, çok üzücü bir durum duyarlı olmak lazım, …

Devamını Oku

Fesatlık Ve Toplum Düzeni

İnsanların yaşadığı dünya üzerinde siyasal ve yönetimsel kurumlarda beliren toplumlarda devlet  otoritesinin kalmaması halinde toplumun düzenini bozan,  yönetime ve yasalara uymayanların  karışıklığa, kargaşa ve fesatlık eden zümreler yaratıldığı günden bu güne her zaman var olmuş, ebedi  hayata kadar da var olacaktır. Zaman zaman barıştan yana tavır  alan babacan tavırlı  büyüklerimizin karşı koymasıyla duraklayacak, bazen Cenâb-ı Hakk’ın ekstra inayetleriyle engellenecek ama her zaman yeniden zaaflarımızın, ihtiraslarımızın bağrında filizlenip  büyüyecektir… Bu durum ağzı ve kalbi bir olmayan insanlarda böyle devam edecek ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir, fesatlık bazen şahıslar mabeyninde dar alanlı olarak cereyan etmiş, bazen gruplar arasında oldukça geniş …

Devamını Oku

ALDATAN MI SUÇLU ALDANAN MI …!!!

Bütün aldatmaların en aşağılık olanıdır kendisine çıkar sağlayıp nüfuz oluşturarak  duygusal, sosyal ve ekonomik anlamda kar elde ettiğini sanmak… Hayat iknalardan ibarettir, sadece duymak istediklerini söyleyerek bir insanı hatta toplumu kandırabilirsiniz, beyin bu konuda yapısı gereği tembelliğe bürünebilir düşünmekten kaçar, aldanacak adaylara duymak istedikleri kelimeleri iletirseniz beyin hiç düşünmeden ve sorgulamadan kabullenir… Tıpkı aldatılmak gibi aldanışlarda hep olacaktır, saflıktan, sevgiden, iyi niyetli ve anlayışlı olmaktan, hayal dünyasında yaşıyor olmaktan, idealist ve hayatın gerçekleri hakkında yeterli derecede bilgi sahibi olamamaktan kaynaklanan aldanışlar hep olacaktır… Ayakları bir çukura girdiğinde bu kişileri suçlu kabul edip aldanmasalardı şeklinde diyenlerimiz mutlaka olmuştur, bu haliyle aldatana …

Devamını Oku

HAYIRLI EVLAT

Ayrımcılık daha çocuk doğmadan başlar, doğduktan sonra aslan oğlum, paşa oğlum, erkek adamın erkek oğlu olur söylemleri arasında buluruz kendimizi, oğlum olsun da soyum devam etsin cümlelerini sıklıkla duyarız, Allan’dan hayırlı evlat dilemek lazım… Dünyanın en büyük nimetlerinden biridir kız evladın olması, erkek evlat kadar da değerlidir, yuvadan uçup gittiğinde anne ve babasına her fırsatta koşup destek olan güç veren ne olursa olsun ben yanınızdayım diyendir, annesinin ve babasının ses tonu içine sinmediğinde otobüse atlayıp soluğu yanında alandır kız çocuğu… Hayırlı evlattır kız çocuğu erkek evlattan bir kat daha hayırlıdır, arar sorar iyi ve kötü anda anne ve babanın yanında  …

Devamını Oku

Vurdum-Duymaz Olmak 

Bazı insanlar vardır  tabiri yerindeyse dünya yıkılsa, kıyamet kopsa umurlarında olmuyor, ben öyle miyim incecik düşüne düşüne inceldiğim yerden kopmak üzereyim adeta paranoya oldum, nasıl kaygısız ve tasasız insan olurum bileniniz var mı… Sorumsuzluk ve umursamazlık ne kadar da yakın  bir birine değil mi, tüm olup bitenlere  karşın dünyamız mucizevi bir şekilde yaşama göz açıyor, gece ve gündüz gibi, dört mevsimin oluşması ve hala nefes alabiliyor olmamız lütuf değil midir. Kimleri yada neleri umursuyoruz, yada kimler bizi umursuyor… Salla dertleri gitsin,  hiçbir şeyi takma   kafana,  sabah işe geç git, amirin kızar mı kızarsa kızsın, işin mi hiç umursama elbet  biter, komşun mu umursama, ailenden birisi mi elbet …

Devamını Oku

İLK OKULLU – YILLARIM

Siyah önlüğüm ve üstünde hilali andıran beyaz yakalı kıyafetim, bir elimde sıkıca kavradığım okul çantam ile  ilimizin cumhuriyetle yaşıt ve en köklü eğitim kurumu olma özelliğine sahip dönemin usta taş oymacıları tarafından yapılan, kesme taşlarla örülü iki kattan oluşan Adıyaman Cumhuriyet İlköğretim okuluna babam beni kayıt  ettirdi,  kayıt  işlemlerim biter bitmez babam ile birlikte soluğu öğretmenimin yanında aldık babam öğretmenime  hocam oğlumu size teslim ediyorum eti senin kemiği benim sanırsın babam beni kasap çırağı olarak kasap dükkanına teslim etmiş gibi hey Allahım… Nedense insan ömründe ilkleri kolay kolay unutamaz, bende ilk öğretmenim Sevim Semiz’i, sonrasında rahmetle andığım okuduğum dönemde yılın öğretmeni seçilen  Abdulkadir Yaşar’ı ve ilkokuldaki …

Devamını Oku

HER ŞEYDEN ŞÜPHE ETMEK…

Neden? İnsanlar kişileri olduğu gibi kabullenmez yada kabullenmek  istemez, elimizde sihirli değneğimiz yada kişiyi analiz etmek için her anını kare kare  gösteren film gibi bir  ileri bir geri alma durumunun  olmayacağı gibi böyle bir imkanımız da yok ki…   Bir başkasına  yada bir olaya şüphe duymak! bazen iyi bazen  de yanlışa sürükleyen bir durum, kişinin kendine karşı güveninin olmamasından mı yoksa karşısındakinin kendisini güvenilir kılmamasıyla mı alakalı acaba…   Şüphe, göreceli bir olgudur bakış açısına göre değişkenlik  gösterebiliyor! mesela karşısındakinin soru işaretleriyle dolu bir tip olması, gizemli takılması biraz üstü kapalı geçişlerinin  olması ve kendine aşırı güven duyması gibi hususların …

Devamını Oku

KEFİL OLMAK MI – REZİL OLMAK MI…!!!

İnsanlar gücü nispetinde bankalardan hatta arzu etmediğim halde tefecilerden borç para alabilmek adına, kıramayacağımız ve  geri  çevirmekten  imtina ettiğimiz arkadaş, dost ve akrabalarımıza zaman zaman  istemeyerek de olsa kefil oluruz, lakin sonrası malum o borç bitinceye kadar kafada bin bir türlü sıkıntı oluşur  ve “ya borcu ödemezse ” sözü aklımızda belirir…   Kişi ihtiyaç kredisi kullanacak kefil isterler, araba alacak kefil isterler, konut alacak kefil isterler sonuçta bankalar kendilerini güvence almakta haklılar sonuçta kurumsal bir yapı, elden bonoya imza atarsın kefil isterler,  nede olsa günümüzde satıcı- alıcıya karşı kendini güvence altına almak için  kefil istemesi günümüzde normal bir durum…   …

Devamını Oku