“Kişi Başına Milli Gelirden Asgari Ücretli Payını Alamadı”

Asgari ücretin, işçinin ailesi ile birlikte gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret olduğunu söyleyen Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, “Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir” dedi.

“Asgari ücret gelir dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır” diyen Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, “Asgari ücretlinin geçim haddi ile enflasyon arasındaki uyumsuzluğun yoksullaştırıcı etkisi göz önüne alınarak, enflasyon verilerinde temel harcama kalemleri dikkate alınmalı, TÜFE sepeti emek örgütlerinin katılımı ile belirlenmeli ve denetlenmelidir” ifadelerini kullandı.

“Yolsuzluklar bu bağlamda da ele alınmalıdır”

“Bir ekonominin gelişmişlik düzeyinin tek belirleyeni o ülkenin bir yıl boyunca ürettiği mal ve hizmetlerin oranındaki artış olarak kabul edilmektedir” diyerek sözlerine başlayan Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, “Halbuki odaklanılması gereken en önemli mesele üretilen değerin nasıl paylaşıldığıdır. Bunun temel belirleyenlerinden biri kişi başına düşen milli gelir ile ücretler arasındaki ilişkideki eğilimin yönüdür. Eğer bir ülkede üretilen değerin miktarındaki artış ile ücretlerdeki artış arasındaki makas açılıyorsa bu durum sömürünün artığını, üretilen değerin belli ellerde toplandığını bize göstermektedir. Son günlerde gündeme taşınan yolsuzluklar bu bağlamda da ele alınmalıdır. Nitekim kamu kaynaklarının emekçilerin yaşam düzeylerini yükseltmeye değil, büyük para ve mal sahiplerinin zenginleşmesi için kullanılması 2014 yılı bütçesinin temel karakterini oluşturmaktadır. Son yıllarda giderek artan teşvikler, prim destekleri ve vergi indirimleri kamu bütçesini adeta bir sermaye kesimlerine kaynak transfer aygıtı haline getirmiştir. AKP hükümetinin her türlü yolsuzluğu meşrulaştırma ve her türlü denetim aygıtını kendi kontrolüne alma çabası yine emekçilerin milli gelirden aldıkları payı sınırlandıran unsurlardır.Kişi başına düşen milli gelir ile asgari ücretin gelişim seyri bu sürecin nasıl işlediğini gösteren iyi bir örnektir. İşveren ve sermaye temsilcilerinin belirleyiciliği altında alınan Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında, enflasyon hedefleri esas alınmakta, işçilerin geçim düzeyi ihmal edilirken, ekonomik gelişme bu kararlara yansıtılmamaktadır. Dolayısı ile ekonomik refahın paylaştırılması açısından en önemli araçlardan biri durumunda olan asgari ücret, ciddi bir baskı altındadır. 2005-2013 yılları arasında, brüt asgari ücrette reel gelişmenin 2013 tahminleri ile birlikte sadece yüzde 7,8 düzeyinde kalacağı beklenirken, aynı dönem için ekonomik büyümenin yüzde 24 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu hesapla sadece 2005 yılından bu yana kişi başına milli gelirdeki büyümenin asgari ücrete yansıtılmamasının işçilere bedeli aylık net 101 TL’lik gelir kaybıdır. Yani asgari ücretlinin ürettiği değerden aldığı pay azalmış, sömürü artmıştır. Bunun yanında asgari ücretin uzun gelişme seyrine bakıldığında 35 yıllık bir dönem için ekonomi sabit fiyatlarla 3,8 kat, kişi başına düşen milli gelir 2,4 kat büyürken, asgari ücretin yüzde 12’lik gelişme ile neredeyse yerinde saydığı görülmektedir.”

“Asgari ücret yükselmeli”

Başkan İsmet Güneş şunları kaydetti; “Ekonomik büyüme, ekolojik dengeyi tahrip eden, toplumsal kaynakların yağmalandığı, gelir dağılımının bozulduğu, işsizliğin kalıcılaştığı bu biçimiyle sürdürülmeye çalışıldıkça, insani ve sosyal gelişme açısından karşılaşılan olumsuz tablo derinleşecektir. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik İndeksine göre Türkiye, insani gelişmişlik açısından 187 ülke içerisinde 90. sıradadır. Oysa dünyanın en büyük ekonomisine sahip ilk 17 ülke arasında olmaktan gurur duyulmaktadır. İran, Rusya, Sırbistan ve Suudi Arabistan’dan insani gelişmişlik anlamında geri olmamız bu tabloya karşın nasıl açıklanabilir.Ekonomi, zenginliğin ve kaynakların adilce bölüşüldüğü, çevreye duyarlı, insana yakışır bir çalışma yaşamının hâkim olduğu bir biçimde inşa edilmelidir, yoksa servetin birilerinin elinde hızla toplandığı, çalışma koşullarının ağırlaştığı, çevrenin tahrip edildiği, haksızlıklar üzerine yükselen bir modelle değil. Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, sigortalı ücretlilerin yaklaşık yarısı asgari ücret düzeyinde gelire sahip. Asgari ücret zammı aileleri ile birlikte 20 milyon kişiyi doğrudan etkiliyor. Asgari ücretin, bir işçinin ailesi ile birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulması için asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu lağvedilmeli, asgari ücretin belirlenmesi süreci bir toplu pazarlık süreci olarak ele alınmalıdır. Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır. Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır. Asgari ücret gelir dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır. Asgari ücretlinin geçim haddi ile enflasyon arasındaki uyumsuzluğun yoksullaştırıcı etkisi göz önüne alınarak, enflasyon verilerinde temel harcama kalemleri dikkate alınmalı, TÜFE sepeti emek örgütlerinin katılımı ile belirlenmeli ve denetlenmelidir. Asgari ücretle çalışanlar için elektirik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır. Sabah 6.00-9.00 ile akşam 18.00-21.00 saatleri arasında ulaşım parasız olmalıdır. Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık tümüyle parasız olmalıdır. Asgari ücretliden vergi alınmamalıdır.”

Haber: Hatice Aydın

 

 

 

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir