KÜÇÜK ŞEYLER ADALET VE DEMOKRASİ..

Adalet,tüm mahlukatla(Canlı/Cansız varlıklarla kainat)toplum(Akıl sahibi insan) ve toplumla devlet(Kurumsal örgüt)arasındaki-Yaratılışla beraber kurulan-hak, alaka ve hayati dengeyi kurarak, onu özgürce-Akıl,feraset ve cesaretle-kollayıp koruyan; Ahlaki, vicdani,erdemli, medeni ve hukuksal bir mizandır..

Bu mizan çöktüğünde;Ne ahlak,vicdan ve erdemlik kalır,ne hak,hukuk,alaka, iletişim, hayat,mahlukat,toplum ve devlet kalır,ne de kainat ve medeniyet..

Bu nedenle denilmiş ki;“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!!”

İTTİFAK-I İHTİLAF?

Biliyorsunuz ki,ülkemiz 2019 Seçimlerine doğru hızla yaklaşıyor,görüne o ki şimdiden bütün siyasal partilerimiz-nerdeyse bütün zamanlarını bu seçimlere hasretmiş durumda;Bütün-Taktiksel-Plan ve projelerini hazırlamak ve hayata geçirmek üzere topluma sunarak-onu ihya ve ikna ederek-kendine yöneltmek derdindeler..

Bu konuda,şimdilik-Cumhurbaşkanı R.Tayyip ERDOĞAN liderliğindeki-iktidar kanadı/Ak parti bir adım önde-çünkü;Kendisi gibi düşünen/Devlet BAHÇELİ liderliğindeki (MHP’si) ile olası bir(Halleşme-Birleşme/Bütünleşme) ittifakının altyapısını oluşturmuş  ve TBMM’sine sunmuş durumda..

Buna karşılık..

Muhalefet partileri ise,başta-Muhalefet Blok’unun güçlü Lokomotif’i olması beklenen  Kemal KILIÇDAROĞLU’NUN (CHP’si) olmak üzere,Meral AKŞENER’İN (İYİ) Partisi,Milli Görüş’ün-Şimdilik- Temsilcisi Temel KARAMOLLAOĞLU’NUN Saadet Partisi ile rahmetli S.DEMİREL’İN-28 Şubat süreciyle beraber başsız ve kimsesiz/hamisiz bıraktığı DP(Demokrat Partisi)Ve zaten baştan beri başı/işi, bakışı ve akışı da pek belli olmayan HDP ise şimdilik sadece;Ak partisiyle ona ortak olmaya yanaşan MHP’yi izlemek ve söz yapıştırmakla meşguller..

Peki,bütün bu olup/bitene karşılık biz ne yapıyoruz?

Biz de diyoruz ki!

Madem ki;Ak partiyle MHP kendi aralarında anlaşıp/uzlaşarak, savundukları      -Cumhurbaşkanlığı sistemine uygun olarak “CUMHUR İTTİFAKINI” kurdular ve madem ki;Muhalifleri de-Cumhurbaşkanlığı Sistemine-muhalefet ederek-zem edip duruyorlar,o halde onlar da kendi aralarında uzlaşıp/bütünleşerek-eski sistemi(Parlamenter Sistemi)halkın doğrudan katılımını sağlayarak ve temsil gücünü genişletip/yaygınlaştırarak,onun özgün ve özgür irade beyanını da yansıtıp güçlendirmek üzere-Çoğunlukçuluğa değil,Çoğulculuğa dayalı-yeni bir TBMM’sini de oluşturmak hedefiyle“ADALET VE DEMOKRASİ İTTİFAKINI” hayata geçirmek üzere anlaşsınlar- Onu halkın karşısına çıkarak;Samimiyetle ifade ve ikame etmek üzere sunarak-açıklasınlar..

Evet..

Bu konuda-Muhalefet Partilerinden şunu beklemek gerekmez mi?

Madem ki,Muhalefet partileri olarak İktidar Partisi/Ak partisiyle MHP’nin yaptığı(CUMHUR İTTİFAKINI) beğenmiyorsunuz,o zaman-Sizler de acilen kendi aranızda ittifakınızı-Mesela-bana göre bir(ADALET VE DEMOKRASİ İTTİFAKINI) kuracak ve halkın karşısına çıkarak-onu;Anlatacaksınız!Var mı başka bir işiniz?

Ha,neden “ADALET VE DEMOKRASİ İTTİFAKI” derseniz,onu anlatayım..

Çünkü..

Bizim ülke olarak-bugünlerde en çok bu iki vazgeçilmez/ötelenip-devredilmez yapıya ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum;İllaki de özgün,örgün ve özgürce işlevini ikame ve idame edebilecek ve evrensel hukuka da uygun dizayn edilip geliştirilmiş bir adalet kurumuna ihtiyacımız olduğu da bir gerçek..

Zira..

Adaletin olmadığı yerde demokrasinin de bir hükmü ve ahkamı da pek yoktur, çünkü; Adalet olmayınca,demokrasinin-Esamisi bile okunmaz,lakin,Adaletin hüküm sürdüğü düzenlerde;Demokrasinin olup/olmadığının fazla bir önemi yoktur,yeter ki;İnsanlar olarak-birbirimize karşı adil ve hakkaniyete dayalı bir davranış biçimini göstererek-birbirimizin hak ve hukukunu korumasını bilelim. Ne yapalım!

Demokrasimiz az gelişmiş ya da hiç gelişmemiş de olabilir,hatta onu içlerine sindiremeyenler/istemeyenler de olabilir,ancak;Birbirimize kenetlenmesini bilirsen,sanıyorum ki-yine de her türlü badireyi atlatabiliriz belki..

Ve çünkü..

Adalet;Kişi ve toplumlar için-vazgeçilmez fıtri/doğal ve evrenselbir hak,fayda, yarar,ihtiyaç ve erdemliktir…Demokrasi ise;Toplumların kendi tercihleriyle seçerek belirledikleri ve norm ve nosyonu da toplumdan topluma  değişmekle beraber diyalog ve işbirliğine açık ve medeni,bana göre bu anlamlı yönüyle de –istişari ortak bir aklın etrafında toplanmayı öngördüğü için –Allah’ın muradına da en uygun,sistematik/yönetimsel-Örgütlü,kurallı-bir sevk ve idare biçimidir..

Ancak bu manada..

Tarih bize şunu da göstermiştir ki!

Bazen,demokrasi olmadan da,toplumsal hak ve hakikate dayalı-Adil/Erdemli– bir düzeni kurmak ve onu sevk ve idare etmek mümkün olmuştur,lakin;Adalet olmadan,toplum katmanlarını kollayıp/koruyacak,hak ve menfaatini güven ve teminat altına alarak-onu geleceğinden emin,huzurlu,mutlu ve umutlu kılacak –demokrasi/demokratik-bir düzeni inşa ve ihya etmek pek mümkün değildir..

İsterseniz, önümüzdeki(2019)seçimlerine odaklanmışken,biraz da olan/biten ve olması muhtemel konulara da biraz kafa yoralım..

Çünkü..

Seçimlere yaklaştığımız bu günlerde,seçimlere dair hazırlanmış,hazırlanmaya başlanmış-henüz ufukta doğru/dürüst bir “Siyasal Partilerle Seçim yasası” daha yoktur,ancak buna rağmen;Bütün partilerimiz de- bir kör/dövüş halinde bu seçimlere endekslenmiş durumdalar-Yasal bir düzenlemeye-sanki  ihtiyaç yokmuş gibi..

Bakın mesela..

Ak partisiyle MHP tarafından TBMM’sine sevk edilen-ittifak sisteminin-yeni yasa  tasarısına göre neler yapılacak ya da yapılmayacak..

Bunu,aşağıdaki terimlerin de-rol ve misyonu ışığında irdeleyelim!Bunlar nedir, neymiş,neye yarıyormuş,nasıl bir sonuca gebeymiş;Geleceğimizi nasıl inşa ve ihya edecekmiş diye..

DEMOKRASİ-MİLLET-MİLLİ İRADE- DEVLET BAŞKANİ VE MİLLETİN MECLİSİ?

Evet..
O halde;Bakım irdeleyelim..
Devlet Ve Hükümet Başkanlarının en az (%50+1)oy oranıyla ve Millet Meclisin ise nerdeyse en az(%80-90’lık)bir oy oranıyla seçilerek temsil edildiği demokratik bir sistemde,eğer;”Devlet Başkanıtek başına aldığı bir kararla-Milli iradenin de temsil yeri olan Millet Meclisi/Parlamento’yu feshedebiliyor,ancak buna karşı olarak da Millet Meclisi,gerektiğinde-Devlet Başkanını herhangi bir suçtan dolayı sorgulayarak suçu sabit görüldüğünde- görevden el çektiremiyorsa-o sistemde acilen çözüm bekleyen çok karmaşık bir problem var,demektir..”
Evet..
Demokrasi ile ona ruh ve şekil veren aziz bir milletin milli iradesi de eğer benim gibi-bu sistemden dolayı-ülkesiyle insanının bekasını da belirleyip pekiştirecek olan-istikbal ve istiklalinin tehlikeye düşeceğinden kaygılanıyorsa, (Hangi siyasal kanaat ve partiye sahip olursa olsun);Elini vicdanına koyarak bir daha yeniden düşünmeli, iradesinin bir ürünü olan bu sistemi de gözden geçirerek yeniden sorgulamalıdır..
Seçim..
Evet,ama kimin ve neyin seçimi ve neye rağmen;Bize neyi getirecek ve bizden neyimizi alıp/götürecek?

SON/SÖZ:

Adalet,bireyle bireyin ait olduğu toplumla-irade beyanlarının bir refleksi olarak oluşturdukları-devletin hak ve hukukunun akli bir zırhı ve erdemli teminatıdır, adaletin olmadığı düzenlerde-olsa bile- demokrasin de bir hüküm ve ahkamı asla yoktur..

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

YENİ SİSTEM’E YENİ ANLAYIŞ VE HEDEFLER GEREKİR..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya..” Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni-KHK’ye göre-Camilerde yardım toplama işine kısıtlama getirildi.. …