KÜÇÜK ŞEYLER/NEDEN SURİYE?

Evet..

Neden Suriye?

“Çünkü Suriye; İsrail’in, Ortadoğu’da (Büyük Ortadoğu Projesiyle) kurmasını hayal ettiği (Büyük)İsrail Devletinin önündeki tek ve en önemli bir engeldir ki, bu; Suriye’nin arkasında (Asyalı 4’ler)Rusya, İran, Çin ve Hindistan bulunduğu müddetçe asla mümkün değildir!”

Bu nedenle de, İsrail destekli emperyalist Batı Gücünün ilk ve tek hedefi; Suriye’nin karıştırılıp güçsüzleştirilerek etkinsiz bir konuma getirilip bertaraf edilmesi ile de İsrail’in elini güçlendirmektir..

Batı emperyalist gücü tarafından(ABD Ve AB)Ortadoğu/Arap coğrafyasında uygulamaya konulan Arap Baharı  senaryosunun tek amacı da budur..

Zaten; Bugün(5/6 yıldan beri) Suriye’de başlayıp süregelen karmaşa ve kaos ortamı da da bu ütopyanın bir tezahür biçiminden başka bir şey değildir!

Hazin olan;Bizim bunu fark edememiş olmamızdır ki, bunun ağır yükünü de  Suriye halklarıyla beraber açık bir şekilde sadece biz çektiğimiz halde, buna da hala inat ve ısrarla devam etmemizdir..

Evet..

Bizim için hazin olan sadece budur; çünkü ülkemizde olan/biten her şey de bu sanal oyunun bir sonucudur..

Yani..

Biz ısrarla “Beşar ESAT” gitsin dedikçe, İran Ve Rusya daha açık bir şekilde ona sahip çıkarak; Elimizi/kolumuzu bağlıyor ve Onunla beraber Suriye halklarının ağır yükünü de sırtımıza yükleyerek belimizi bükmeye devam ettiriyor..

Ne diyelim; Allah basiret nasip etsin!

Galiba basiret dediğimiz şeyi de yeni-yeni farketmeye başladık ki,önce “Fırat kalkanı” şimdi (2018 yılı başında)de “Zeytin dalı” harekatını başlatmış olduk..

Çünkü..

Biz de,BOP’un “Ortadoğu coğrafyasına” dayattığı kadim planın bir parçasıyız, ki bunun nihai hedefi de;Ülkemizin Doğu Ve Güneydoğu’sundan koparacağı bir toprak parçasını,Irak Ve Suriye’den-belki biraz da İran’dan koparabildikleri topraklarla birleştirerek-BOP’un ön gördüğü şekilde önce İsrail’in güdümünde bir uydu devlet(Büyük Kürdistan)kurmak ve bir müddet sonra da o devletçiği tamamen İsrail’e devretmektir..

Evet..

Batılı emperyalist gücün-Ortadoğu coğrafyasında uygulamak istediği BOP’un nihai hedefi budur;İsrail’in,Allah tarafından-Tevrat’ta kendilerine vadettiğini düşündükleri kutsal topraklara yerleşmesini sağlamak ve onu orada müessir ve muhkem kılmaktır..

Sanıyorum ki şimdilik bu da;Bizim itiraz ve harekatımıza,gayret ve başarımıza rağmen,sadece-Rusya Ve İran’ın-caydırıcı gücüne bağlıdır..

Çünkü..

Rusya Ve İran,Suriye’nin toprak bütünlüğünü kararlı bir şekilde savundukça, BOP’u hayata geçirmeye çalışan-Batı emperyalist gücünü oluşturan-ABD Ve AB’nin bu her iki ülkeyle de(Rusya Ve İran)savaşmayı göze alamayacakları için (zira böyle bir çatışma 3. Dünya savaşına neden olacağından..)eli zayıflayacak ve uygulamak istedikleri plan da atıl ve akim kalacaktır..

Ve çünkü..

Rusya Ve İran’ın da,ABD Ve AB gibi-Oradoğu coğrafyasında çok büyük çıkarları vardır ve bundan vazgeçmeleri de asla mümkün değildir,ki şimdi;O coğrafyada bulunan her devlet de zaten kendi ulusal çıkarları peşindedir..

Ve zaten..

Eğer Rusya ve bize el altından dirsek göstermesine rağmen İran’ın-yaptığımız harekatlara sessiz kalmaları olmasaydı;Bizim o coğrafya’ya falan girmemiz de ve oradan bize musallat olmaya kararlı/Terörist gurplarla çatışmamız,darbe vurmamız ve onu etkisiz kılmamız da pek mümkün olamazdı..

Sonuç olarak şunu diyebiliriz  ki..

Onun da ulusal çıkarlarını bilerek-Rusya ile kurduğumuz yapıcı diyaogu,her şeye rağmen İran’la da sürdürerek,onu Suriye yönetimiyle de yeniden tesis etmek üzere başlatmamız gerekiyor,çünkü;Bizim de menfaatimiz Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmaktan ve bu nedenle de-Mevcut lideri Beşar ESAT ile kuracağımız diyalog ve işbirliğinden geçiyor..

SON/SÖZÜMÜZ ŞU OLSUN;

Akıl çok olsa bile,aklın yolu sade birdir;Onu,ferasetle uyguladığımızda ancak, sınırlarımıza gelip dayanarak-bize musallat olan şu terör belasından da belki kurtulur ve insanımızla bereber hedelediğimiz uygar medeniyet ufkuna doğru yeniden ve gönül rahatlığıyla yol aklabiliriz diye düşünüyorum..

ESME RÜZGAR !

Esme rüzgar, esme-dur! can-ı giranuyku’da,

Nadanlar rehavette-zalimler pusu’dadır;

Güller için şakıyan bülbüller körkuyu’da,

Viran olmuş gülşende -güller kirli su’dadır..

 

Eserek-okşadığın perr-u dalı yok artık,

Babil’in bahçeleri bu zulmete feda’dır;

Meşkine karıştığın şarkıları bıraktık,

Aşık’ın gönlünde o artık hoş bir seda’dır..

 

Semiramis bağında bir nağme kaldı mı ki?

Ozan’a mazi şimdi “zehr-u zehr” bir gıda’dır;

Eyvah! “Beste-i Suzan” nar’a ulaştı mı ki?

“Maşuk’un dilinde” bu, cevapsız bir nida’dır.

…………..

Saddam zulmüne sessiz , duyarsız bet yüreğe;

Atılan bu gülleler-ram olmuş bir geda’dır,

Hak Yolu’ndan ayrılmış,basiretsizidrağa,

Dest-i Kudret’ten çıkmış bir lütuf-u Hüda’dır..

 

Yerde sürüklenen baş “SADDAM’IN BAŞI” değil;

Gönlü kavuran şirk’tendoğan  def-i bida’dır,

Parçalanan naaşlar O’nun naaşı değil;

ARZ-I MEVUT uğruna- Müslüman’a eda’dır..

 

Ehl-i Salip elinde:Yıkılan han-u man’lar,

Kutsal yerler, Mabet’ler  vecadde’leryok’tadır,

Kerkük,Bağdat,Felluce ve bütün Müslüman’lar;

CAMİ’LERDE çiğnenen SECCADE’LER şok’tadır.

…………..

MEDENİYET ADINA sergilenen bu vahşet,

EHL-İ İSLAM yurduna bir bela-i CÜDA’DIR;

Bir  ŞÜHEDA BAĞI’NA reva mıdır bu DEHŞET??

İmdat’a gel YA RE’SUL(sas)! ÜMMET’İN heba’dadır..

……….

Yine de meyus olma;Ey! Sen ki- KAVM-İ NECİP;

Galebe ne kuvvet’te,negüç’te-ne çok’tadır,

Galebe;bu ZİLLET’İ ve KARANLIĞI geçip;

Ufkunu IŞITACAK İLAHİ OLUK’TADIR..

 

Uyan-kalk GAFİL İNSAN! Yapılan bu MEZALİM;

İNSANLIĞIN BAĞRINDA ” kapkara” BİR NOKTA’DIR,

ATALET’TEN sıyrıl-bak! Temaşa et sağ-salim;

GÜNEŞİN SICAKLIĞI “yakında” UFUK’TADIR..IRAK’TA;

Namahrem “HAÇLI İÇİN” Han-u manlar YOK’TADIR;

CAMİLER’DE “çiğnenen” SECCADE’ LER ŞOK’TADIR!!..

(İHB-01.Aralık-2004-ADIYAMAN)

TOPLUMLAR: “Olurlar / kalırlar ”

-Akılsız  ve İzansız toplumlar; İmansız, İlimsiz ve İrfansızolurlar ,

-İmansız, İlimsiz ve İrfansız toplumlar; Bağnaz,İlkesiz ve ilkel kalırlar,

-Bağnaz,İlkesiz ve İlkel toplumlar;Edepsiz,Tembel ve Aylak olurlar,

-Edepsiz Tembel ve Aylak toplumlar; Bencil, İlgisiz ve seviyesiz olurlar,

-Bencil, İlgisiz ve Seviyesiz toplumlar; İş ve İşlevsiz (üretkensiz) kalırlar

-İş ve İşlevsiz toplumlar; Başka toplumlara muhtaç olur-avuç açarlar,

-Başka toplumlara muhtaç olup-avuç açan toplumlar; Bağımsızlıklarından,

-Hürriyetlerinden ve Haysiyetlerinden yoksun kalırlar,

-Bağımsızlığını,Hürriyetini ve Haysiyetini yitiren toplumlar;Başka toplumlara köle olurlar,

-Başka toplumlara köle olan toplumlar; Tarihten silinip-yok olurlar..(İHB-05.Ekim.2008)SON NOKTA..Mülk Allah’ındır;Biz insanlar geçici bir süre için Allah’ın mülkünde kalıyor ve Onun bize cömertçe sunduğu nimetinden yararlanıyor ve karşılığında da hiçbir ücret ödemeden(Ona şükrederek ya da etmeyerek)istediğimiz gibi özgür ve keyfimizce yaşıyoruz..
O halde..
Bu anlamsız kavda neden;Kimin malını kimden esirgiyoruz ve hangi hakla?
Halbuki..
Allah’ın mülkü ve nimeti sonsuzdur ve yeryüzündeki bütün canlı ve cansız mahlukata yetecek kadar boldur ve zaten bu da,Allah’ın;“Rızkınızı veren Benim!” sözüyle de teyit edilerek buna göre de planlanmıştır..
O halde..
Dünyayı parselleyip sınırlayarak sahiplenmenin ve onu dışınızdaki insanlara narh koyarak yasaklamanın mantığı ne;Size ait olmayan bir geçici dünyayı ve nimetini neden, niçin,kim ve ne adına yasaklıyorsunuz?
Şunu unutmayınız ki!.
Allah’ın hiçbir ücret istemeden (Bize/mahlukatına) sunduğu mülkünü ve ondaki nimetini aramızda adilce ve Kardeşçe bölüşmesini bilirsek, çoğalırız,lakin bunu yapmayarak Sen/Ben kavgasına düşerek düşmanca bölünürsek de yok oluruz!
Bunu neden hiç idrak etmiyorsunuz ey gafil ve nankörler!?
Çünkü..
Bugün;Benimdir diye sahiplendiğiniz geçici dünya mülkü ve nimeti,nasıl ki Sizden öncekilerin olmadığı gibi(çünkü Onlar onu başkalarına bırakıp gittiler..) asla Sizin de olmayacaktır;Yarın Onu Siz de gerinizde bırakıp,çıplak bir halde geldiğiniz yere doğru(ALLAH’A)akıp gideceksiniz.
Öyle ise…
Adam olan,yarın arkasında bırakıp gideceği geçici bir şey için hiç kavda eder mi;Başkasının kanını kendine ve kendi kanını da başkasına döktürerek sefih ve rezil/rüsva bir yüzle Hak Sahibinin karşısına çıkarak,kendisini perişan ve helak eder mi??
Yaptığınız tahribat Yetmez mi?
Akıl ve ferasetinizi nefsinize peşkeş çeke-çeke onu tarumar ettirdiniz ve şimdi de yeniden “Samsunlu Filozof DİYOJEN’İ”, elinde lamba gündüz gözüyle(ADAM)aramaya sevk ettirerek ruhunu bizar ettiniz-yeter be; Siz adam olmayı güç ve zenginlikte mi sandınız?
Karar Sizindir.!
Ya;Akıl ve ferasetinizle yaşayarak yükünüzü hafifleterek özgür bir kuş misali mutlu ve umutlu bir hasretle öte aleme gidecek,mesrur ve mutmain olarak Yüce Allah’la buluşacaksınız,ya da; Nefsinizin peşinden koşarak-leş kargaları misali, Allah’ın verdiği canları insafsızca/hayasızca paralayıp yeryüzünü kana bulayarak yükünüzü artıracak ve kapkara yüzünüzle sürünerek Hakkın huzuruna çıkacak ve umuyorum Onun gazap ve lanetine muhatap kalarak mahcup,zelil ve pişman olacaksınız..
Evet..

SON/SÖZ;
Son nokta;Karar Sizindir Ey beşaret-ı akıl…

Sevgilerimle

 

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir