KÜÇÜK ŞEYLER/SİYASAL SATRANÇ?

“Güç kimdeyse Dünya Onundur..”

Sayın Cumhurbaşkanımızın,bir süre önce- yerinde ve zamanında-söyledikleri çok güzel ve anlamlı/Veciz bir ifadesi var;Dünya beş’ten büyüktür!diye..

Bununla da,şüphesiz ki;BM/Birleşmiş Mülletlerin-tüm yetkilerini elinde tutarak ve her isdediğini de kabul ya da reddederek-veto edebilen beş/5 daimi üyesini (ABD,Rusya,İngiltere,Çin Ve Fransa’yı) kastetti..

Evet..

BM’nin karar almada yetkin olan-5 daimi,10 geçici olmak üzere-15 etkili üyesi var ve bunlar;BM’ye üye 193 devletin(ki, dünyada 206 devlet mevcuttur)kaderini elinde tutarak-hükmediyorlar,ki o zaman da, acaba (Kim kimden büyüktür?) sorusu karşımıza çıkıyor..

Evet..

Öyleyse kim kimden büyüktür?

Baktığımızda..

Görünürde, dünya 5’ten(dünyanın 178 ülkesi daimi 5 ülkeden) büyüktür,ancak yapılan eylemdeyse;5 ülkenin güç ve imkanıyla dünyanın diğer 178 ülkesinden daha büyük olduğu gerçeğini görüyoruz..

Çünkü..

Güç çoklukta/kemiyette değil,ne yazık ki-Güç artık zenginlik,etkinlik,caydırıcılık ve keyfiyettedir,ki o da;Bu 5 ülkede var..

Mesela;

-İşine gelmediği zaman ABD-tek başına-Afganistan’a,Irak’a,Libya’ya,Yemen ya da Suriye’ye-saldırabiliyor;Ortadoğu coğrafyasını istediği gibi-keyfinde dizayn ederek-hizaya getirebiliyor,dilediğini tahtından tacından ediyor,istediğine taç ve taht ikram edebiliyor..

Şimdi de İran’a yine taktı kancayı;Malına narh,ticaretine ambargo koydurarak ..

Bütün dünya da olan/biteni kuşku ve korkuyla-gıkı çıkmadan-seyrediyor..

Hadi bakayım..

“Biz istediğimiz kadar,”Dünya 5’ten büyüktür!” gerçeğini dillendirelim;Bu sanal kaos  ve kaotik eylemin neyini değiştirebileceğiz ki-Hangi gücümüzle?

Yahu..

Kabul edilebilecek bir şey mi bu;Bü ülkeden-İran’dan mal ve hizmet alıp/satan diğer ülkelerin günahı ne,Senin/kendi kişisel çıkarın için nerdeyse tüm dünya insanını cezalandırmaya bir hakkın ve haddin varmı ki-yapıyorsun?

Ama yapıyor işte;Ne gam,bütün dünya da sadece seyrediyor..

Bu nedenle de “Görüne köy kılavuz istemez! misali;Aşağıdaki nostaljik notumla yazımı sonlandırmak istiyorum,çünkü-gerçekler de pek değişmiyor,yani;Dünü bugüne ve bugünü de düne taşımanın fazla da bir önemi kalmıyor

 

 

HASRET

İsterim beşeriyet özgür yaşasın semt-semt;
Toprak misali cömert,güneş misali eşit,
Ve isterim hasletle kucaklasın hep fert-fert;
Bayrak misali hemdert,ateş/su misali mert
.(İHB)

İki dünya var!

Allahon sekiz bin alemi yaratmış ve onu, insanın yaşayacağı iki aleme(dünya’ya)imkan ve ihsan mecrası yaparak istifadesine sunmuş..

Her iki dünya da iki kutuplu ve iki bölgeli ve imkan ve ihsanlarla dolu her iki dünyanın da bir yanı cennet,diğer yanı cehennem-iç-içe geçirilmiş;Biri ezeli ve ebedi,diğeri süreli ve geçici.

Güç Ve mülk Allah’ındır!

Dünya ve Mülk Allah’ındır;Kainat ve on sekiz bin alem Allah’ındır,imkan ve nimet İlim ve ihsan sadece Allah’ındır.
Allah’ın da bir bildiği var elbet..
Ancak şimdilik “güç kimdeyse dünya Onundur!”

Allah’ın da bir bildiği var elbet..
Ancak şimdilik “güç kimdeyse dünya Onundur!”

Güç kimdedir!?

Güç şimdilik ABD Ve Rusya’dadır;Kendilerine payanda olan üçer,beşer(blok)devletçiklerle dünyaya hükmedip yönetmeye çalışıyorlar..

Dünya emperyalizmimin son (100-150) yılda geldiği nokta budur..

Evet..

Karşımızda şimdilik iki kutuplu,iki bölgeli bir dünya var!

ABD/Amerika Birleşik Devletleri dünyanın Liberal sisteminin “kapitalist emperyalizminin”, ve dünün Birleşik demir perde ülkesi Rusya da buna karşın dünya “sosyalist emperyalizminin” öncülüğünü yapmakta ve ne ilginçtir ki her iki ülke de bunu “demokrasi ve insan hakları adına” yaptıklarını ifade etmekte ve dünyayı bununla uyutmaya çalışmaktadırlar..

“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz!” derler..

Derler lakin,sanıyorum bu söz;sadece “çulsuz/pusatsız-yersiz/yurtsuz gariban Eşkıyalar için” geçerli olabilir..

Çünkü dünya, her ne kadar insanı imanlı/sorumlu bir(Adam) haline getirerek Onu; Yüce Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu(eşref-i mahlukat)payesine ulaştırmak üzere erdemlikle tüm beşerle kucaklaşıp-Rabbine yöneltmek üzere yaratılmış olsa bile, dünya “Eşkıyalığı/Emperyalizmi” var oldukça,insanın bu hasleti de asla mümkün olamayacaktır..

Evet..

Şimdilik “Güç Eşkıyadadır

Bu da; Dünyayı kendi istiklal ve ikballerine göre iki kutba ayırıp sevk ve idare etmeye çalışan “ABD ve Rusya” ile Onların güdümündeki gönüllü payanları olan Batı ve doğu bloğu ülkeleri(AB/Avrupa Birliği ve Çin,İran Ve Hindistan)emperyalizmidir..

Ülkemiz Türkiye ise,bu her bloğunda hem dışında,hem içindedir..                                  Dışındadır çünkü;Henüz resmi bir üyelik statüsü,aktif bir rol ve misyonu yok,içindedir çünkü; Bunların “EMPERYAL” hareket alanı olan Ortadoğu coğrafyasında olan/bitenin nerdeyse bütün yükünü tek başına çekiyor,faturasını (fakir/fukaranın nafakasından kesip)ödüyor..

Böyle olunca da; yaratmış olduğumuz kendi kısır döngümüzde kendi kendimize “Gelin/Güvey” olmuş bir refleksle debelenip duruyor,hiç kimse yüzümüze bakmayınca da sitem edip kızıyor ve Ona/Buna efelenerek günah çıkarmaya başlıyoruz..

Yahu, bırakınız!    “Genlerimizde/kültürümüzde-Ecdadımızda yok,Eşkıya falan olamayız biz;Üç kıta’da yedi iklime hükmederken kanıtlamadık mı bunu?

Hükmettiğimizi sandıklarımız bile,sonradan insafsızca hançerlemediler mi,kazıklamadılar mı bizi;Arkamızdan def çalıp oynamadılar mı?

Bizim Tayyip Bey de kalkmış diyor ki

 “Rusya ile bir sınırı olmadığı halde PUTİN’İN Suriye’de işi ne?”

Eh,işi var ki orada;Onların işi böyle yerlerde bulunmak,menfaatlerini koruyup kollamak ve bizim gibi (3.sınıf)ülkelere dünyaya hükümran olduklarını kanıtlamak değil mi?

Al gülüm,ver gülüm dünyası işte..

Dünya adeta (güya düşman)iki kardeş arasında bölünmüş durumda;Bir yanında ABD ve Emperyalist Paydaşları,öte yanda Rusya ve payandaları..

Güya..

Bölgemizin imkan ve istikrar abidesiydik, parlayıp/yükselen bir yıldızıydık; Dünya’ya nizam ve intizam verecektik, ufkumuza serdiğimiz “2023” hedeflerimizle..

Çağ açıp,çap kapatacaktık;Akıl ve ferasetimizle,iman ve ihsanımızla, imkan ve irfanımızla ehliyet ve yeteneğimizle,hasret ve hasletimizle..,

Ancak..

Bırakırlar mı;Bizi aralarına bile almıyorlar..

Neymiş!

Bizim Suriye ile (900 Km)sınırımız varmış,insanıyla ortak bir tarihimiz, mazimiz, kültürümüz varmış;Onlarla kardeşmişiz biz..

Tabi ki kardeşiz;Hepimiz Adem’den olduğumuza göre,amenna ve sadakna..

İyi de,onların bir kısmı ABD ile,diğer kısmı da Rusya ile kardeş;O halde Sizin kardeşleriniz nerde?

Bu kardeş dediklerinizin yurdunu,biraz da(ABD İle AB’nin oyununa gelerek) bazı insanlarını toplayıp derleyerek (Özgür Suriye Ordusu şeklinde)örgütleyip destekleyerek biz karıştırmadık mı??

Şimdi de diyoruz ki,PUTİN’İN orada ne iş var?Galiba ABD ile AB’nin “Suriye ile ESAD” işini Rusya’ya ihale ve ikame ettiğini fark edememişiz henüz..

Evet..

Şimdi İki arada bir derede bir başımıza kala kaldık;Ne ABD ile büyük bir gururla kurduğumuzu varsaydığımız Ortadoğu’daki stratejik ortaklığımız,ne de gönüllü olarak orada üstlenmiş olduğumuz rol ve misyonumuz kaldı..

Allah rahmet eylesin deyin ki;Allah rahmet eyleye-Yani..

SON/SÖZ;
“Güç kimdeyse Dünya Onundur..”

İsterim beşeriyet özgür yaşasın semt-semt;
Toprak misali cömert,güneş misali eşit,
Ve isterim hasletle kucaklasın hep fert-fert;
Bayrak misali hemdert,ateş/su misali mert.

Dünya ve Mülk Allah’ındır;Kainat ve on sekiz bin alem Allah’ındır,imkan ve nimet İlim ve ihsan sadece Allah’ındır..

Bazı İnsanlar kimin mülkünü kimden esirgiyor ve neden?

Beşeriyet  bunu sorgulamadıkça,Eşkıyaların emrinde esir ve zelil yaşamaya devam edecek ve imani/insani erdemliğe de asla ulaşamayacaktır..
Allah’ın da bir bildiği var elbet..
Ancak şimdilik “güç kimdeyse dünya Onundur!”
Sevgilerimle

 

Bu Haberi Gördünmü!

YENİ SİSTEM’E YENİ ANLAYIŞ VE HEDEFLER GEREKİR..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya..” Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni-KHK’ye göre-Camilerde yardım toplama işine kısıtlama getirildi.. …