KÜÇÜK ŞEYLER/TARAF YA DA TARAFSIZ OLMAK..

Bitaraf olan bertaraf olur!(R. Tayyip Erdoğan/Cumhurbaşkanı)

HAKİM BEY
“Hak ve adalete inanarak, adaletle hükmetmeyi şiar edinmiş
bütün yönetici, yargıç ve hukukçulara ithaftır..”

Adalet mülkün temelidir-lakin;
Temelin üstüne yatma! Hakim Bey,
Şikayet Hırsızın emelidir-bakın;
Sakın aldanıp ta tatma! Hakim Bey..

Arsızlar maskeyi hayası-sanır,
Yalanı, dolanı gayesi-sanır,
Yüzüne tükürsen payesi- sanır,
Bizi bu sürüye katma! Hakim Bey..

Şüphe yok hükümdür! taht-ı şiarın,
Dilinden akmalı şavk-ı efkarın,
Adaletle hükmetmekse kararın,
Haklıyı Haksıza satma! Hakim Bey..

Özümde,sözümde bulunmaz hile;
Boynuma yüklenen çilem bin kile,
Altında yığılıp-ölürsem bile,
Bakıp-kaşlarını çatma! Hakim Bey..

Bir işim olur mu garezle-kinle??
İster al tart beni kendi çeki’nle,
Bin kere azarla, bir kere dinle;
Lakin, Huzurundan atma! Hakim Bey..

İyi ve doğruyu sarsın izanın;
Adaleti tartsın! Hak’sa mizanın,
Yansa da canın, kalsın vicdanın;
Hak’ta ve hukuk’ta batma! Hakim Bey .. (İHB/27.Aralık.2003/Adıyaman)

Evet, adalet ve onunla hükmetmesi gerekenler için (27.Aralık.2003’te) yazdığımız bu şiirimiz böyle bitiyor,lakin-sanıyorum ki,bir tevafuk eseri; Bugün toplum olarak muhatap olduğumuz ”Kısır döngüyü” de işaret ediyor gibi.. Çünkü, ben; Doğru yerde, doğru zamanda söylenmiş doğru sözlerin mutlaka her zaman ve her yerde anlaşılır ve geçerli bir anlamının olduğunu ve olabileceğini düşünüyorum,ki-bu şiir de bunlardandır..
Çünkü,bu şiirin ilk muhatapları, hak ve adaletle hükmetmesi gerekenler; Devleti hakkaniyetle yönetmekten görevli ve sorumlu olan(Siyasetçiler Ve Yöneticiler)ile toplumsal hak ve Adaleti kollayıp korumakla görevli ve sorumlu(Hukukçular ve yargıçlar)olmak durumundadır..
Bu manada..
Kısa bir süre önce, toplumsal güncel olay ve olgular üzerine yaptıkları bir TV konuşmalarında Cumhurbaşkanı Sayın R.Tayyip ERDOĞAN’IN; “Tarafsız olan bertaraf olur!” şeklinde ifade ederek altını çizdikleri sözlerini dinleyince aklıma yıllar önce yazdığımız bu şiirimiz geldi ve baktık ki; Dün olduğu gibi,bugün de o(Hak,Adalet ve Hukuk)tespitine ihtiyacımız varmış.. Evet..
Doğru bir söz; “Bitaraf olan bertaraf olur!” lakin,ş unu da sormak lazım; “kime ve neye, niçin taraf olalım ya da kime ve neye-niçin karşı duralım?”

Sayın Cumhurbaşkanı bunu da halkımıza seslenerek şöyle açıklıyor; “Ülkemizde, yıllardır içine sinsice sızarak devletimize musallat olmuş ve onu yıkıp/ele geçirerek–MİLLİ İRADEYE- de kastetmiş-PARALEL BİR GÜÇ-var; Geliniz yanımızda(AK PARTİ’de) saf tutarak tarafınızı belirterek-BİZLE BERABER-bunların karşısında birleşip mücadele edelim! “diyor..

Emriniz olur,başüstüne-davetinize icabet edelim..

Gelelim-gelelim de; Sizler daha önceleri,bu-mücadele edelim-dediklerinizi(PARALELCİLERİ) de kendi safınıza davet ederek-Onlarla kucaklaşıp/hemhal olarak-bağrınızla devletin en mahrem üst/kilit noktalarına bile yerleştirmemiş miydiniz?

Bugün adına(PENSİLVANYA SAKİNİ)dediğiniz(O)muğlak/müphem zatın(F.GÜLEN’İN)nurlu sandığınız(KARANLIK) kapısını, yıllardan beri aşındıranlar, önünde diz çöküp/temana edip, Ondan medet umanlar,gidemese bile-gidenlerle selam/saygılarını- iletenler Siz ve Sizlerden olanlar değil miydi?

Onu; Sadece “PENSİLVANYA ve ABD’de” değil, dünya’nın tüm ulaşılamaz sanılan nimetiyle buluşturup/zenginleştirerek,dünya’da(SERMAYEDAR VE NAMDAR) eyleyip/zıvanadan çıkartıp-TÜRKİYE HUMEYNİLİĞİNE-yüreklendirip/soyunduran Sizler ve Sizler değil miydiniz?

Varlığı, daha önceleri devleti yönetenler (S.DEMİREL,B.ECEVİT,T.ÇİLLER gibi) tarafından bilinen(DERİN DEVLET)kastını yıkmak üzere; Bu gün adına (PARALEL YAPININ BAŞI) dediğiniz O adamın,güya-devlete sızmış olduğu varsayılan-Adamları tarafından uydurulan ve bugün artık sanal olduğu anlaşılan(ERGENEKON Ve BALYOZ gibi)darbe planlarına karşı kurulan kumpas ve operasyonlarına;”Bizim İlkemiz ve hedefimiz hukukun ve adaletin üstünlüğünü bağımsızlığını tesis etmektir, yargıya inanmak,güvenmek,saygılı olmak,müdahale etmemek esas olmalıdır!” refleksiyle karşılayarak,yani “Adaletin kestiği parmak acımaz” diyen de Siz Ve Sizler değil miydiniz?

Sonra ne oldu,ne değişti ki-DEĞİŞTİNİZ??
Onu da söyleyelim..

Sayenizde; Bu eski yağlı/ballı-börekli olduğunuz dostlarınız (PARA VA ŞÖHRETE) doyunca, Sizler Ve Sizlere de ilişip/bulaşmaya çalıştılar; Bazı Sayın Bakanlarınızla beraber muhatap ettirildiğiniz o menfur “17 Ve 25 Aralık” kumpası, bu tıkınıp/doymanın,şişinip/kusmanın ve hapşırıp/öksürmenin bir sonucudur..

Çünkü; Haksız kazanç alçaklığa ve insanı alçaltmaya,haram nimetse zehre ve onun kusmasına delalet ve şahadet eder..!

Şimdi diyorsunuz ki! Biz bunları tanıyamamışız; Bizi kandırıp/yanıltmışlar-aldatmışlar; Gerçek yüzlerini ancak (17 ve 25 Aralıkta)gördük ve tanıdık..
Yani..
“Size de kumpas kurduklarını gördüğünüz zaman anladınız..”

Hani derler ya; İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır!diye…
Siz kendinize iğneyi batırmamışsınız ki, başkalarının yüreğindeki çuvaldızı fark edebilesiniz!
O halde..
Davetinize neden icabet edelim; Yıllarca(15-20 yıl)beraber/birlikte omuz-omuza aynı yöne doğru yürüdüğü kader arkadaşlarını bile,kendisine tuzak kurup/kazık attıktan sonra ancak tanıyabilenlerin safında yerimiz ne ola ki; Neden yanınızda olalım ki??
Çünkü..
Safınıza katıldıktan sonra,yaptıklarımızdan dolayı bir gün kafanız bozulduğunda; “BİZİ de” ötelemeyeceğinizin garantisi yoktur..

Zira..

Aldana/aldana-hiç kimse de,Safınıza katılacak bir inanç,güven ve itimat bırakmadınız ki!!

Yani..
Demem şu ki; Safınıza katılmamıza da,karşınızda durmamıza da, Yazar ve çizer olarak istek ve ihtimalimiz yoktur..
Çünkü, yazar çizerler; sadece “iyi ve doğrunun yanında, kötü ve yanlışın karşısında” olmak ve varsa,kimden gelire gelsin-toplumun fayda ve yararına olabilen-her doğruyu gönülden desteklemek,her yanlışa da ititraz etmek “karşı durup/muhalefet etmek” zorundadırlar..
Yani..
Bizler körü/körüne ne Sizlerin,ne de karşınızdakilerin safında ya da karşısında değiliz; Belki de Bizler sadece (BİR TARAFA) sığamadığımızdan,Sizlerin de bahsettikleri gibi(Bİ’TARAF) bağımsız/bağlantısız kalabileceğimiz (3.)Bir kulvardayız..
Çünkü kalemimiz; Parayla/pulla değil, sadece (Hak ve halk için) ve beleşine yazar ve çizer..

Şimdiye kadar böyle yapa-yapa bu günlere geldik,bundan böyle de aynı reflekslerle yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz;Hiçbir kişi ve zümrenin yedek lastiği olmaya,medet ummaya,akıl ve izanımızı ziyan etmeye gerek yoktur..

Zaten..

Bizim gibi kendi yağında kavrulmaya çalışan-doğal/Muhaliflerle ilgili bilinmesi gereken en önemli bir özellik de şudur ki,bunlar;İktidar limanına demir atmışlarla asla bir arada olamaz ve birlikte yürüyemezler..Çünkü,bunlar çok idealist,anut,azimli,kararlı,ülkeli ve ilkeli oldukları için,sonunda;Ya gemiyi terk ederler,ya da ondan kovulurlar..

SON/SÖZ;
Sesiniz duyduk, davetinizi anladık..
Diyoruz ki; Bizi “Kendi özgün/tarafsız bölgemizde” bize bırakın ki; “Hak ve Adaletin yanında, Şirk ve Batılın da karşısında durarak-şiddet ve zulmü-yok edelim..”

Buna da “BİTARAFLIK” diyorsanız, buyurun “BERTARAF” ediniz! Kolay gelsin..
Sevgilerimle

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …