Kültürel Olaylar

Bir yanda hızlı tren tartışma ve açıklamaları yaşanırken, öte yanda Türkiye’de boşanma sayılarının artışına dikkat çekildi.

Dün 21 Mart’tı. Yani nevroz.

Ülkede değişimler yaşanıyor; hem de her konuda.

Bilimde, teknikte, ulaşımda, sosyal yaşamda, kültürel etkinliklerde, her alanda.

Hızlı tren Adıyaman’a hangi hızda gelir bilemiyorum.

Güzergâh seçimi, güzergâhtaki yerlerin istimlâki, ray döşenmesi, istasyon ve durak binaları bütün bu işler zaman alır elbet.

Ama farklı bir renk, iyi, bir yatırım olacak. Bir yere ne kadar çok ve sağlıklı yollarla ulaşılıyorsa, oranın gelişme katsayısı o kadar yüksek olur.

Boşanmaların artması, sosyo-ekonomik bir olgudur; bu durumun ayrıntısıyla incelenmesi gerekir.

Üç beş satır yazıyla bu işin iliklerine işlemek mümkün değildir.

Nevroz, dünyada birçok halk ve ülkenin ve en çok da Ortadoğu halklarının değişik etkinliklerle kutladığı, andığı özel bir gündür.

Nevroz’a birileri coğrafi anlamıyla yaklaşabilir ama bazı toplumlar bu günü mitolojileriyle harmanlamış ve bu güne özgün bir anlam katmışlardır.

Her yıl, ülkemizin birçok ilinde coşkuyla ve hem de hem devlet erkânı ve hem de ayrıca kimi kesimlerin farklı organizasyonlarıyla kutlanan nevroz bu yıl birçok nedenle sönük bir şekilde ve ülkenin bazı bölgelerinde kutlandı/anıldı.

Oysa nevroz, derinliği çağlar ötesine uzanan bir kültürün ürünüdür.

Bu günün mana ve önemine yakışır şekilde, coşkuyla kutlanması daha uygun olurdu.

Halkları bir arada tutan, kardeşlik bağlarını güçlendiren, biri birine kenetleyen olguların başında böylesine günlerin, sevinç ve tasaların birlikte yaşanması gelir.

Her şeyin değişmesi doğal, bunu engellemek de olanaklı değildir.

Ama kültür ve kültürel olaylar, değişimin dışında olmak durumundadır.

Bu Haberi Gördünmü!

Gençliği Bekleyen Tehlike

 İlerleyen yıllar, geçen zaman peşinden birçok şeyi sürüklediği gibi, yaşama dair yeni kapıların açılmasına, değişimlerin …