Kur’an’da Haram Kılınanlar (6)

 

31.Namahrem Olana Bakmak:     

“Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.” (24.Nur-30)

“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. …” (Nisa-31)

Bu iki ayetten şunları anlamış olmalıyız:

1-Gözleri haramdan sakınmamak, haramdır.

2-Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, gözlerini haramdan sakınmalıdır.

3-Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, ırzlarını korumalıdır.

4-Mü’min erkekler ile mü’min kadınların gözlerini haramdan sakınıp ırzlarını korumaları kendilerini ahlaksızlıktan muhafaza eder.

32.Kadınların Yabancı Erkeklerin Yanında Başlarını ve Ziynet Yerlerini Açmaları:

“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, ziynet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nisa-30)

Bu ayette kadınların başlarını ve ziynet yerlerini kimlerin yanında açamayacakları ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu emre uymamak günahtır.

33.Genç Kadınların Dış Örtülerini Üzerlerine Almadan Dışarı Çıkmaları:

“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (33.Ahzâb–59)

Bu ayetten anlaşılan şudur: Kadınlar evlerinin dışına, çarşıya, pazara çıktıkları zaman üzerlerine bir dış örtü almalıdırlar.

Tesettür konusunu açıklayan aşağıdaki ayet-i kerime ise, yaşlı kadınlara bazı muafiyetler tanımaktadır:

“Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, ziynetleri (yabancı erkeklere) teşhir etmeksizin (bazı) elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. İffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.” (24.Nur–60)

34.Başkasının Evine İzinsiz Girmek:

“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.” (24.Nur-27)

Başkalarının evine girmek için önce izin istemeliyiz; izin aldıktan sonra da selam verip girmeliyiz. Ev, özel bir alandır. Bir eve izin almadan girmenin, evin hanımının evde yalnız olması ve  evdekilerin kıyafetlerin müsait olmaması gibi çeşitli sakıncaları vardır.

35.Kur’an’a Temizlenmeden Dokunmak:

“Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.” (56.Vakıa-79)

Bu ayette geçen temizlenenlerden maksadın kimler olduğu konusunda iki görüş vardır:

1-Temizlenenler meleklerdir.

2-Temizlenenler, abdestli olanlardır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir.

Bazı müfessirlerin bu konudaki görüşleri şöyledr:

“Cumhur-i ulemaya göre taharetsiz olan bir kimse, Kur’an-ı Kerim’i mesh edemez, eline alamaz.” (Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri, C:8, S: 3614)

“İslam alimlerinin çoğunluğu da Hz. Peygamberden nakledilen bazı söz ve uygulamaları (Muvatta’, Kur’an,1) bu yöndeki çıkarımı destekleyici bulmuşlar ve mushafa el sürmek için abdest almak gerektiğine hükmetmişlerdir.” (DİB Kur’an Yolı Türkçe Meal ve Tefsir, C: 5, S: 230)

“Zira abdesti olmayan ve cünüp olan kimsenin Kur’an’a yapışması günahtır. (Konyalı Mehmet Vehbi, Hülasatü’l Beyan Fi Tefsiri’l-Kur’an, C:14, S: 5747)

“Yani temiz olmayan kirli eller Ona dokunmasın, ancak maddi ve manevi pisliklerden, kötülükten ve necasetten temizlenmiş imanlı ve abdestli kimseler ona dokunsun.” (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, C:7, S: 411)

Bu Haberi Gördünmü!

Emanet (3)

6.Ehl-i Kitaptan Emanete Riayet Etmeyenler, Niçin Böyle Davrandılar? “Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle …