Kur’an’da İlim Kavramı (5)

 

9.Bilgisi Olmadan Allah Hakkında Tartışmaya Giren Şeytana Uymuştur:

“İnsanlardan, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya giren ve her inatçı şeytana uyan birtakım kimseler vardır.” (22.Hac-3)

Allah hakkında tartışmaya girmekten maksat,  bilgisi olmadığından Allah’ın kudretini tartışma konusu yaparak, ölen insanları yeniden diriltmeye gücünün yetmeyeceği gibi iddialarda bulunmaktır. Böyle bir anlayış, tam anlamıyla inatçı şeytanlara uymak demektir. Allah’ın gücü tartışma konusu yapılamaz. Allah hakkında bilgisi olan, onun kudretinin sınırsız olduğunu da bilir.

10.Bilgisiz Olanlar, Kötü Arzularına Uyarlar:

“Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah’ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.” (30.Rum -29)

En büyük zulüm, Allah’ı inkâr etmek veya ona ortak koşmaktır. Hiçbir bilgi, Allah’a şirk koşmayı normal görmez; Allah’a ortak koşmak, bilgi ile değil, ancak bilgisizlikle olur. Bilgisiz olanlar, kötü arzularına uyarlar. Sapmayı tercih edenler, hak ettikleri için, Allah tarafından saptırılırlar; bu durumda olanları kimse doğru yola eriştiremez.

11.İlimde Derinleşenler, Müteşabih Ayetleri Tartışmazlar:

“O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.” (3.Al-i İmran-7)

1-Lafzı ve anlamı net olarak belli, tek anlamı olan, başka anlama ihtimali bulunmayan ve nesih ihtimalinden uzak bulunan ayetler muhkemdir. Namaz, oruç hac, zekât gibi ibadetler ile helal ve haram olan şeyleri anlatan ayetler muhkemdir. Muhkem ayetler, kitabın anasıdır; kul bunları uygulamakla sorumludur.

2-Birden fazla manaya gelebilen, anlaşılması için başka delillere ihtiyaç duyulan, anlamı müphem olan ayetler müteşabihtir. Müteşabih ayetlerden bir kısmı, surelerin başında bulunan hurufu mukattaa gibi tamamen kapalı, bir kısmı ise cümle halinde yazılan ve içinde ‘Allah’ın eli’ gibi ifadeler bulunan kısmen kapalı ayetlerdir.

3-Kur’an’da Müteşabih ayetlerin bulunması bir imtihandır. Manasını kesin olarak anlamadıkları halde, inandık diyenler bu imtihanı kazanmış olurlar. Bu ayetleri, manası tam anlaşılan muhkem ayetlere zıt olarak tevil edip insanların kafasını karıştıranlar ise, söz konusu imtihanı kaybederler.

4-‘Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerin peşine düşerler.’ Yahudi ve Hıristiyanlar da bu yolla dinlerini ifsat etmişlerdir. Bu tür insanlar, açık hükümlerden çok, tartışmaya müsait konulara ilgi duyarlar. Hatta bu tür insanların zaman zaman muhkem ayetlere bile müteşabih ayet muamelesi yapıp gereksiz tartışmalara yol açtıkları görülür. Çünkü bunların asıl gayeleri gönülleri tatmin etmek yerine fitne ateşini tutuşturmaktır.

5-İlimde derinleşmiş olanlarım müteşabih ayetler hakkındaki bilgileri, doğal olarak, sınırlıdır. İlimde derinleşmiş olanlar, müteşabih ayetleri muhkem ayetlere zıt düşecek ve kafa karıştıracak şekilde yorumlamazlar. “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.

Bu Haberi Gördünmü!

Hileli Boşanma

1 Bir kişi, yurt dışına gidebilmek veya ölen kayın babasının maaşını hanımına bağlatmak gibi sebeplerle, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir