Kurban (1)

Hac ve umre sebebiyle kesilen kurbanlar ile Kurban Bayramı nedeniyle kesilen kurbanlar arasında mahiyetleri, kesme yerleri ve kesecek kişilerin sorumlulukları açısından farklar vardır.

Hac ve umre sebebiyle kesilen kurbanlara “Hedy” denir. Kurban Bayramı dolayısıyla kesilen kurbanlara ise “Udhiye” denir. Bu iki kurban türü, kişinin sorumlu olması açısından birbirinden farklıdır.

Hedy Kurbanı ile Udhiye Kurbanı Arasında Şu Farklar Vardır:

1.Hedy kurbanları harem bölgesinde kesilir. Udhiye kurbanları ise istenen yerde kesilebilir.

2.Kurban Bayramına ulaşan her mükellef zenginin Udhiye kurbanını kesmesi vaciptir. Hedy kurbanını ise, temettü’ ve kıran haccı yapanlar ile haccın bazı kurallarına uymayanlar keserler; ifrad haccı yapanların kesmesi vacip değildir.

3.Hedy kurbanının kesilmesi gerektiği ayetle sabittir. (2/Bakara–196) bu sebeple Hedy kurbanını farz görenler de olmuştur.

Hedy kurbanını kesemeyen aynı ayetin bildirmesine uygun olarak; üç gününü hacda iken, yedi gününü de hacdan sonra olmak üzere on gün oruç tutar.

Hacıların Kurbanlarını Vekâlet Yoluyla Memleketlerinde Kestirmeleri Mümkün müdür?

Bir önceki sorunun cevabından da anlaşıldığı gibi, kurban kesmesi gereken hacılar, harem bölgesinde keserler. Hedy kurbanını kesmek vacip olduğu gibi, bu kurbanı harem bölgesinde kesmek de vaciptir.

Kurban bayramı vesilesiyle kesilen kurbanı vekâlet vererek bulunduğu yerin dışında hatta bir başka ülkede kestirmek mümkündür. Hac vesilesiyle kesilen kurban için de vekâlet vermek mümkündür; ancak bu vekâletin harem bölgesinde kesilmek üzere verilmesi gerekir. Uygulama da bu şekildedir.

İslam’da israf ve boşa verme yasak olduğuna göre harem bölgesinde kesilen birçok kurbana ait et, deri ve değerlendirilebilecek diğer organların muhafaza edilip ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerekir. Bu konuda gerekli tedbirleri almak Müslümanlar için bir sorumluluktur. Kurbanı hem bu bölgede kesmek hem de bozulmasına meydan vermeden gerekli önlemleri almak mümkündür. Son yıllarda söz konusu tedbirlerin alındığı görülmektedir.

Konu bağlamında şu soru da akla gelebilir:

Hangi İbadetler Vekâlet ile Yaptırılabilir?

Öncelikle vekâlet vererek yaptırılamayacak ibadetleri bilmekte fayda vardır. Namaz ve oruç gibi bedenî ibadetler vekâletle yapılamaz. Çünkü böyle bir yola başvuran, bu ibadetlerin, nefis eğitimi yönünden yararlanamaz, ayrıca bedensel olarak hiçbir zorluğa katlanmış olmaz.

Malî ibadetler vekâletle yerine getirilebilir. Mesela vekâletle zekât vermek ve kurban kestirmek mümkündür.

Hem bedenî hem de malî bir ibadet olan haccın vekâletle yaptırılması ise bazı şartlara bağlıdır. Hac yapması gereken kişinin hac yapamayacak kadar hasta olması veya tutuklu bulunması bu şartların en önemlilerindendir.

Görüldüğü gibi ibadetlerde asıl olan sorumlu (mükellef) olan kişinin, sorumluluğunu yerine getirmesidir. Vekâlet için tanınan kolaylıklar, sorumlu kişiyi ibadetin mali ve bedeni yönünden uzaklaştıracak mahiyette değildir.

Kurban bayramı, umre ve hac nedeniyle kesilen kurbanlar hem sorumlu kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmelerine hem de fakirlerin korunmalarına vesile olur.

Bu Haberi Gördünmü!

Hisse Senetlerinin Zekatı

1 Hisse Senetlerinin Zekâtı Nasıl Ödenir? Hisse senedi sahibi, senetleri aldığı şirkete ortak olmuştur. Şirketin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir