MANKURTLAŞMAK  

 

Mankurtlaşmak; kişinin kendi özüne, köküne, kendini var eden değerlerine, kimliğine, kültürüne, inancına ve kendi toplumuna yabancılaşması ile zihninin başkaları tarafından yeniden inşa edilmesidir.  Türk Dil Kurumu ‘‘ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan’’ şeklinde tanımlar. Açık ifade ile zihnin başkaları tarafından ele geçirilerek kişinin emel ve isteklerine göre köle yapılmasıdır. Mankurtlaşan kişi adeta bir robot gibi yaşar. Argo tabir ile artık mallaşmıştır. Yaşayan bir ölüdür. Bilinçsizce yaşamayı ifade eder.  Türkçede ‘’mankafa’’ sözcüğü ile karşılık bulur. Sosyo kültürel bir kavramdır. Daha çok sosyoloji ve siyaset biliminin ilgi alanına girer.

Mankurt ve mankurtlaşma sözcüklerini bize kazandıran Kırgız edebiyatçı Cengiz Aytmatov’dur. Mankurt ve Mankurtlaşma Cengiz Aytmatov’un ‘’Gün olur asra bedel’’ adlı eserinde geçer. Burada, juan juanlar kendilerine köle yapacakları kişinin başını traş eder ve yeni kesilmiş hayvanın derisini kişinin başına geçirip deri iyice kuruyana kadar günlerce güneşin altında bekletilirdi. Deri, kızgın güneşte kurudukça küçülür ve kişinin kafasını sıkmaya başlar. Yeniden çıkmaya başlayan saçlar içe doğru uzamaya başlayınca beyne zarar verir. Kişinin hafızası silinir ve kişi geçmişini tamamen unutur. Artık kişi kendisini bu hale getirenlere karşı tamamen köle olur. Böylece mankurtlaştırılmış olur. Mankurtlaştırılan kişinin yemek ve içmek dışında hiçbir amacı bulunmaz, kendisine her söylenene inanır ve verilen her işi yapar. Artık geçmişini, özünü, kimliğini, değerlerini ve amacını bilmeyen, sormayan, sorgulamayan ve düşünmeyen bir insan vardır.

Geçmişte sadece juan juanların yaptığı ve sadece deri ile kölelere uyguladıkları bu durum günümüzde farklı araçlarla farklı boyut ve içerikte ve herkese karşı yapılmaktadır. Eskiden silah zoruyla yapılan mankurtlaştırma, bugün çeşitli araçlar vasıtası ile üstelik silah kullanılmadan yapılmaktadır. Mankurtlaşan kişiler köle olmadıkları gibi isteyerek bazen de büyük bir haz ile belli bir zaman sürecinde mankurtlaşmaktadır. Bu kişiler, akılları başkalarının cebinde olup mankurtlaştırıldıklarının farkında değillerdir.

Eğitim sistemimizin ezberci ve basmakalıp tek tip insan yetiştirme mantığı sonucu sormayan, sorgulamayan, yargılamayan, eleştirmeyen ve düşünmeyen nesiller yetişmektedir. Eğitim sistemimiz başlı başına bizi mankurtlaştırmaktadır.

Kendi isteğimizle evlerimize aldığımız ve her gün saatlerce seyrettiğimiz televizyon, insanın düşünme yeteneğini elinden alarak kendine bağımlı hale getirip, insanı kültüründen, inancından, değerlerinden uzaklaştırır. Farklı kültür, medeniyet ve inancın aşılayıcısı olan televizyon en yaygın mankurtlaştırma aracıdır. Burada izleyicinin zihni yeniden inşa edilmektedir.

Futbol bugün özellikle gençlerin mankurtlaştırılmasında en etkili araçlardan biridir. Tamamen spor yayını yapan bir televizyon kanalından haftada en az 3-4 tane maç seyreden, 90 dakika oynanan bu maçları izleyen bir genç maç sonrasında yaklaşık iki saat maç yorumlarını seyretmekte, sabahın ilk ışıkları ile birlikte seyrettiği maçlar için spor gazetesi almakta ve en nihayetinde arkadaş ortamlarında saatlerce aynı maçları konuşmaktadır. Böylece okumayan, araştırmayan, hayatın diğer alanlarından kopuk, spor ile beyni zehirlenip beyni yeniden inşa edilmiş bir nesil ortaya çıkmaktadır.

Bugün kapitalizm, sosyalizm, kominizim, ateizm vb. gibi insanı fıtratından uzaklaştıran, insan beynini devre dışı bırakıp, hayvan derisi gibi insan beynini saran batıl ideolojiler, insanı özüne, geçmişine, kültürüne, değerlerine, inancına ve toplumuna yabancılaştırmakta olup, girdiği bünyeyi mankurtlaştırmaktadır.

Bir insanın egemen olanın doğrularını veya yanlışlarını araştırmadan, sorgulamadan, eleştirmeden ve düşünmeden egemen olana tabi olması da mankurtlaşmaktır.

Bir Müslüman’ın bağlı olduğu cemaatini, gönül verdiği siyasi parti ve ideolojiyi, uymakla hükümlü olduğu kuran ve sünnete uygunluğunu göz önünde bulundurmadan, körü körüne bağlanması, yapılan ve söylenenlerin doğru veya yanlış taraflarını düşünmeden, araştırmadan, sorgulamadan toptancı bir zihniyet ile kabul etmesi mankurtlaşmaktır. Bir süre sonra kuran ve sünnet yerine cemaatinin, siyasi partinin veya ideolojinin yeniden inşa ettiği bir beyin ile yeni bir Müslüman tipi meydana gelmektedir.

Bugün özelliklede Müslüman toplumlarda insanlar dinlerinden, tarihlerinden, kültür ve medeniyetlerinden kopartılıp, zihnin yeniden inşası ile insanlar mankurtlaştırılmaktadır.

Evet. Mankurtlaşmak, insanı özüne, kendine, köküne, geçmişine, değerlerine, inancına ve toplumuna yabancılaştırmakta, başkalarının inşa ettiği bir beyin ile yine başkalarının biçtiği ve inşa ettiği bir hayat yaşanmaktadır. Duygu ve düşünceler ile gündem başkası tarafından yönlendirilmekte ve belirlenmektedir. İnsanın kendi kültür, medeniyet, inanç ve düşüncesi yerine başkasının kültür medeniyet, inanç ve düşüncesi yaşanmaktadır. Kısacası insanın kimliksiz yaşamasıdır.

Mankurtlaşmaktan kurtulmanın yolu, Allaha sağlam bir iman ile inanıp, yaratılış gayesini bilmek ve bu bilincin sorumluluğunu yerine getirerek, okumak, araştırmak, sormak, sorgulamak, yargılamak, gezmek ve tefekkür etmektir.

Birçok ayetinde düşünmez misiniz? Akletmez misiniz? Hitabı bulunan Kurani Kerimin muhatabı olan biz Müslümanların mankurtlaştırılması ne acıdır. İşte tüm sorunlarımızın kaynağı da akletmeyi ve düşünmeyi başkalarına bırakmamız değil mi?

 

 

Bu Haberi Gördünmü!

EY ÜMMET: YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU!!!

OKUMAK:Yeme, içme ve uyku gibi, insanın günlük yaşantısının bir parçasıdır.Okumak beşikten mezara kadarkişinin gelişmesini, değişmesini …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir