Mehmet Kızılyaprak (Kirazın Oğlu)

1928 yılında doğdu. Esas mesleği dede, baba mesleği olan (ayakkabıcılık) köşkerliktir. Adıyaman Belediyesi’nden emekli oldu. Mesleğinin yanı sıra musikiye de ilgi duyan Mehmet Kızılyaprak, çeşitli dost meclislerinde, harfane gecelerinde sesinin güzelliği ile zamanın ustalarının dikkatini çekti. Kendisi de bu üstatların okumuş oldukları yöre eserlerinden etkilenerek gazel ve türküler yazdı ve okudu. O dönemler plak ve albüm çalışmaları olmadığından eserlerini harfane gecelerinde, makara bantlarına okudu. Günümüze ulaşmış kayıtları çok sağlıklı şekilde yoktur.

Kızılyaprak, Adıyaman’ın tanınmış ailelerinden köşker Hacı Hanifi efendi ailesinden olup, ailenin ilk çocuğu olduğu için baba annesi Kiraz hanım kendisini çok sevdiği için yanına alıp büyütür. Ve dolayısı “Kirazın oğlu” lakabıyla anılır. Askerliğini Ankara’da yaparken, arkadaşı Rağıp Binzet’le sanatçı Sabite Tur Gülerman’ı dinlemeye giderler. İçerinin çok kalabalık olmasıyla içeri alınmazlar ve Türkü okumaya başlarlar. Rağıp Binzet, “Kar yağıyor abamı giyeceğim” türküsünü, Kiraz’ın oğlu ise kendisine ait bir gazeli okur. Bu sesleri duyan sanatçı Sabite Tur, onları çağırarak, “Bizimle çalışmak ister misiniz” der. Ancak onların biri asker diğeri orda meşhur terzi olduğundan bu teklifi kabul etmezler. Kızılyaprak, mesleğini Adıyaman’da icra ederken, zamanla ustalığı nam salar ve İstanbul’a çağrılır ve orada bir müddet kalır. İstanbul’a pek ısınamaz ve tekrar Adıyaman’a döner.

Dönemin gazelhanları Mehmet Kezik, Pala Hoca, Darakçı Şeyho, Kel Hossin, Kör Derviş,(Derviş Karabulut), Hüseyin Özer, Celal Yücetaş, Arap Mahmut (Mahmut Çağma), Gani İşözü, Ziver Sarıgül, Bahri Atalay, Kıtır Dursun, Delikanlı Mehmet (Mehmet Mihmat) , Harputlu Yusuf (Yusuf Aksoy), Kanuncu Hamdi ve diğer musiki sevenler ile ilk musiki derneğini kurarlar. Amaçları yöre müziğini yaşatmak, gelecek nesillere musiki sevgisini kazandırmaktır.

Kızılyaprak, yaşamının henüz genç ve verimli çağlarında hastalanır ve belediye zabıta memurluğu yaptığı sırada emekli olur. Kısa bir süre sonra ise 1981 yılında vefat eder. Daha çok klasik tarzda eser icra eden Kızılyaprak’ın özellikle okuduğu Adıyaman divanı “Bir beri gördüm oturmuş kuşe-i meyhanede, Adıyaman dağında bülbül öter bağında” kendisi ile özdeşleşen eserleri arasında yer alır.

ADIYAMAN DAĞLARI ( ADIYAMAN YOSMASI )

Kaynak Kişi: Mehmet Kızılyaprak / Kiraz Emmi

Aktaran: Delikanlı Mehmet Mihmat

 

Adıyaman dağları,

Mor sümbüllü bağları,

Yİne kızarmış hele,

Al kırmızı yanağı.

 

Adıyaman yolları,

Kardan beyaz kolları,

Bak dedin yar geliyor,

Çok bekledim yolları,

 

Adıyaman elinden,

Zalimlerin dilinden,

Yıllar geçti sevdiğim,

Koklamadım gülünden.

 

Sümerbankın basması,

Adıyaman yosması,

Beni dolandırdı yar,

Her gün gidip gezmesi.

 

BİR PERİ GÖRDÜM KUŞEYİ MEYHANEDE

Kaynak Kişi: ?

Aktaran: Mehmet Kızılyaprak

 

Bir peri gördüm oturmuş köşeyi meyhanede, heyran

Şarkı söyler mey içer, sureti rından eder,heyran.

 

Ellerim peymanede kaldı, gözlerim sakide kaldı.

Demedimmi uçacak göksümün kafesinden, kalbimin gülü.

 

Aman allah aman allah bune temaşadır,

Bu senin sırrı kudretin esrarı eserin hayran aman.

 

Sana şahım münecaatım, değil bir rısk için haşa

Hüdadır rızıkı alemdir rızıksız kul yaratmaz ya.

 

 

Bu Haberi Gördünmü!

ADIYAMAN SEVDASİ -1

Her ne kadar hisn-i mansur da desek semsur da desek dogdugümüş yerdir güzel memleketimiz .doğal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir