“Mısır’da Yaşanan Katliam İnsanlık Tarihinin Utanç Vesikasıdır”

Mısır’ın başkenti Kahire’de darbe karşıtı göstericilere güvenlik kuvvetlerinin kanlı müdahalesinin ardından protesto gösterileri ülke geneline yayılırken MÜSİAD Adıyaman şube başkanı Mehmet Dağtekin konu ile ilgili bir açıklama yaparak “Mısır’da yaşanan katliam insanlık tarihinin utanç vesikalarından biri olarak hafızalarımıza kazındı” sözleriyle değerlendirdi.

Demokratik eylemin başladığı tarihten bu yana üçüncü kanlı baskını gerçekleştirerek kendi halkını vahşice katleden darbeci yönetiminin vahşi saldırıları karşısında Mısır halkının daha da kenetlendiğini söyleyen Dağtekin, “İnsanlık tarihinde baskı ve şiddet hiçbir zaman pirim yapmamıştır. İnsanoğlunun kendi iradesine, kendi özgürlüğüne sahip çıkma mücadelesinin karşısında hiç bir güç duramamıştır. Bugün Mısır’da yaşananlar insanlık tarihi için çok önemlidir. Korkusuzca, ölümün önünde şahadet duygusuyla, şehitlik nöbeti tutan bu insanları Adeviye Meydanı’ndan çıkarabilirsiniz. Ama kalplerindeki özgürlük duygusunu, kendi iradesine sahip çıkma gücünü ve kudretini baskıyla değiştiremezsiniz” dedi.

Batılı ülkelerin yaşanan vahşeti sadece istatistik olarak görmesi kabul edilemez bir tutum olduğunu belirten Dağtekin “Mısır’da darbeciler kendi halkını katlediyor, çağdaş dünya seyrediyor. Hani demokrasi vardı? Hani barış vardı? Hani insanlık ilerlemişti? Bu katliamı bir Müslüman olarak, her şeyden önce insan olarak utançla ve nefretle telin ediyoruz.  Demokratik yollarla işbaşına gelen bir hükümetin, demokrasi dışı yöntemlerle görevden uzaklaştırılmasının doğuracağı vahim neticeleri daha önce kamuoyuyla paylaşmıştık. Silahların namlularından barış çıkmaz. Şiddet ve sertlik ile hiçbir zaman huzura kavuşulamaz. Bugün, BM başta olmak üzere, ABD ve AB’nin, uluslararası kuruluşların çifte standart uygulayarak şiddeti görmezden geldiği, adeta üç maymunu oynadığı bu utanç ortamında Mısır halkının kaderine terkedildiğini görüyoruz. Demokratik haklarını ve özgürlüklerini isteyen insanların kendi ülkelerinin güvenlik güçlerince katledilişine şahit olmak, savunmasız insanların diri diri yakılmalarını görmek bile yürek parçalayan bir zulümdür” dedi.

Yaşanan vahşette batılı ülkelerin rolüne de değinen Dağtekin “Son 20 gün içerisinde özellikle batılı ülkeler Mısır’a giderek bir takım görüşmeler yapması ve çözüm arayışında bulunmaları bana pek samimi gelmedi. Bu görüşmeleri kan tüccarlığı olarak yorumluyorum. Kan tüccarının da vatanı yoktur. Yani bu ülkeler yaptıkları görüşmelerde sorunun çözümü noktasında ana eksen olarak kendi çıkarları ve düzenlerini esas alan bir anlayışla görüşmeler yapmıştır. Bunu Mısır’da sinsice ikame etmeye çalışmışlardır. Kısacası kendi hür iradeleri kanlı baskınlarla çalınan halka, vahşeti hazırlayan darbeci yönetimi kabul edin diyorlar. Adeviye Meydanı’nda bulunan halk ise batılı ülkelere, ‘devlet yöneticisi olarak getirdiğiniz bu insanlar kimin iradesiyle geldi? Benim irademle gelen yöneticiyi gözaltına alma yetkisini kim size verdi?’ diyor. Yine bu görüşmelerde şu önemli detayı da söylemek istiyorum. Sözde arabulucu bu batılı ülkeler, gözaltına altında tutulan  İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı Hayrat Şatır’ı ziyaret ettiklerinde, Hayrat Şatır “beni neden ziyaret ediyorsunuz.Bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı ile neden görüşmüyorsunuz.”diyerek tepki göstermişti. Bu olay bile Mısır’da eylem yapanların demokratik bir seçimle göreve getirdikleri, meşru cumhurbaşkanına sahip çıktıklarının bir göstergesidir. Dolayısıyla bugün orda binlerce insan hunharca katledilmiş olabilir. Ama unutulmamalı ki; insanlığı katledenler aslına kendi sonlarını da hazırlamış oluyorlar. Bütün bu vahşetten sonra, binlerce kişinin ölümünde sorumlu olan darbeci yönetim, artık kendi bir meşruiyet zeminini bulamayacaktır. Nasıl ki Suriye’de Esad kanın üzerinde duramıyor ve bu kadar kanın üzerinde bir meşruiyet sağlayamayacaksa bundan sonra da Mısır’daki darbe yönetimi, bu kanın üzerinden bir meşruiyet oluşturamayacaktır. Zaten gayrı meşru olan bu darbe yönetimi gerçekleştirdiği katliam ile birlikte kendi sonunu hazırlamış oldu” dedi.

Mısır halkının tek isteği seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi’nin serbest bırakılması ve ardından demokratik bir şekilde seçimlerin yapılması için eylem yaptıklarını belirten Dağtekin  “şayet kısa süre içerisinde demokratik bir seçim yapılmazsa bugünkü katliamın sonuçları Mısır halkı için çok ağır olacaktır. Bu süreçten sonra daha fazla can kaybını ve saldırıları Mısır halkı artık kaldıramaz. Zaten eylemlerin başladığı günden bu yana darbeci yönetim, başta İhvan olmak üzere demokrasiyi savunan birçok grubu, şiddet sarmalığının içine çekmek istedi. Bir anlamda halkı birbirine kırdırarak terörize etmek ve bunun üzerinden halkı marjinalleştirerek ötekileştirme durumuna getirmek istemiş, eylemcileri imha ederek kendisine meşruiyet ortamı sağlamayı hedeflemiştir. Ama darbe karşıtları kesinlikle bu oyunlara gelmemiş ve şiddete başvurmamıştır. İnanıyorum ki bundan sonra da şiddete başvurmayacaklardır. Dolayısıyla darbeci yönetimin bu hedefleri asla gerçekleşmeyecektir. Dünya barışı Mısır’dan bağımsız değildir. Huzur, Adeviyye Meydanı’nda katledilenlerin haklı feryatları kadar yakın, bu katliama göz yumanların haksız sessizlikleri kadar uzaktır. Haklarını arayan insanların katledilmesinin önüne geçilmesi için dünya kamuoyunu biran önce harekete geçmeye davet ediyor, MÜSİAD olarak, Mısır halkının ve seçme özgürlüklerinin her zaman yanında olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi.

Bu Haberi Gördünmü!

Dağ Bisikleti Yarışında İlk Üç Kürsüsüne Adıyaman Çıktı 

Hatay’ın Altınözü ilçesinde 27-28 Ekim tarihlerinde 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali kapsamında Zeytin Kupası Dağ …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir