Mitingler…

      Hava soğuk, kış alışık olmadığımız sertlikte geçiyor.

Yağış az, don çok, soğuk zıvanadan çıkmış; ekinlerin boynu bükük…

16 Nisan’da yapılması planlanan referandum nedeniyle meydanlar dolmaya, siyaset ısınmaya başladı.

Anayasada değişmesi istenen 18 madde, ülkenin yönetim tarzı ve gelecekte nasıl olması gerektiği hususunda verilecek karar çok önemli ve insanlar bu konuda henüz yeterince aydınlanmış değiller.

Bunları anlatmak için ya da moral depolamak ve tereddüdü olanları ikna etmek için şehir merkezlerine konuşmacılar geliyor, mitingler düzenleniyor.

Bu vesileyle şehir merkezlerine birçok siyasetçi, üst düzey yönetici geliyor/gelecek.

Yapılan ve yapılması planlanan mitingler nedeniyle, şehirlerde yaşam adeta duruyor, trafik aksıyor, yol güzergâhları değişiyor, semt pazarları iptal ediliyor, sınavlar erteleniyor, gürültü kirliliği yaşanıyor ve daha ne olumsuzluklar oluyor, neler.

Halkı meydanlara toplayan liderler, konuşmacılar, başka şehirdeki mitinglerde ne söylemişlerse, yeni geldikleri meydanda da üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söylüyorlar.

Bu kadar yoğun miting trafiği, zaman zaman trafik kazalarının yaşanmasına, fiziki yorgunlulara, maddi kayıplara neden oluyor.

Mitinglerde söylenen çarpıcı sözler, anlamlı açıklamalar, televizyon kanallarında sık olarak tekrarlanıyor.

Şehir içi iletişim ve duyuru aracı olarak kullanılan belediye hoparlör sistemi gibi, her şehirde, her meydanda mutlaka miting düzenleme fikir ve anlayışı da eskidi.

İletişim teknolojisinin böylesine baş döndürücü bir hız ve dönüşümle ilerlediği bir çağda, soğukta, meydanlarda halkı saatlerce bekletmek, bağırmak, çağırmak, mitinge davet çağrılarını ısrarla ve yüksek volümlü anonslarla yapmak ne kadar çağdaş, ne kadar doğru, tartışmak gerekir.

Meydanları dolduran kalabalıklar konuşmacılara moral, o şehrin yöneticilerine başarılmış bir görev olarak yansıyor, biliyorum.

Ama daha başka yöntemler bulunup geliştirilmeli ve kitlelere başka araçlarla ulaşmaya çalışılmalıdır.

Yani yeni şeyler yapmak ve yeni şeyler söylemek gerekir…

 

 

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir