“Namaz Kalbin Nurudur, Ruhun Kuvvetidir”

İl Müftüsü M. Ali Öztürkçü, Namaz ile ilgili gazetemize önemli açıklamalarda bulunarak, Namaz’ın faziletlerinden bahsetti.

“Namaz, imanın alametidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, müminin miracıdır” diyen İl Müftüsü Öztürkü “ Bilindiği gibi, Yüce Allah’ı tevhid (bir kabul etmek), O’nun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevidir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Namaz, imanın alametidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir, müminin miracıdır. Mümin bu namaz sayesinde Yüce Allah’ın manevi huzuruna yükselir, yüce Allah’a yalvararak manevi yakınlığa erer. Mümin için ne yüksek bir şeref!” dedi.

“Bütün hak dinler, insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim sevgili Peygamberimiz de, peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur” diyen İl Müftüsü M. Ali Öztürkçü “ Ancak o zaman, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Miraç gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Hazreti Peygamberin miracı ise, sahih kabul edilen rivayete göre, Medine’ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesinde olmuştur.      Kur’an-ı  Kerim’de ve Hadis-i şeriflerde namaza dair birçok emirler ve öğütler vardır. Bütün bunlar, İslam dininde namaza ne kadar büyük önem verildiğini gösterir. Bir ayet-i kerimenin anlamı şöyledir: Ey Resûlüm! Sana vahy olunan Kur’an ayetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edeb ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde Yüce Allah’ı zikretmek, her ibadeten daha büyüktür. Yüce Allah bütün yaptıklarını bilir” dedi..

“Namaz ibadeti ise, en büyük zikirdir”

“Namazı gereği üzere yerine getiriniz, zekatı veriniz. Nefisleriniz için hayır olarak önceden ne gönderirseniz, onu Yüce Allah yanında (sevab olarak) bulursunuz; asla kaybolmaz. Muhakkak ki, Allah yaptıklarınızı görür” diyen İl Müftüsü Öztürkçü “ Bir hadis-i şerifde;     “Namaz dinin direğidir.” buyrulmuştur.Diğer bir hadis-i şerifin anlamı şöyle: ” Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu arttırmaya çalışsın” İşte bütün bu mübarek ayetlerle hadis-i şerifler, namazın Yüce Allah yanında ne kadar büyük ve makbul bir ibadet olduğunu göstermeye yeterlidir. Gerçek şu ki, namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve büluğ çağına ermiş bulunan her müslüman için belli vakitlerde yapılması gereken şerefi yüksek farz bir görevdir. Bu önemli farzı yerine getirenler,  Yüce Allah’ın pek büyük ikram ve ihsanlarına kavuşacaklardır. Bunu kasden terk edenler de, azabı çok şiddetli olan Allah’ın acıklı cezasını çekeceklerdir. Müslümanlar, henüz yedi yaşına girmiş çocuklarını namaza alıştırmakla görevlidirler. Bu çocuklara ana-babaları ve yetiştiriceleri namaz kılmalarını öğretir ve yaptırırlar. On yaşına bastığı halde namaz kılmayan çocuğa velisi, üç tokattan ziyade olmamak üzere, hafifçe el ile vurur. İnsan bir düşünmeli, her an Yüce Allah’ın sayısız nimet ve ihsanlarına kavuşmaktadır. Öyle ikramı bol, merhameti geniş olan yaratıcımızın tükenmeyen lûtüflarına karşı teşekkürde bulunmak gerekmez mi? İşte insan, namaz yolu ile şülür borcunu ödemeye, yaratıcısının lûtuf ve nimetlerini tatlı bir dil ile anarak kulluk görevini yerine getirmeye çalışmış olur. Bu bakımdan : “Namaz, şükrün bütün çeşitlerini bir araya toplar.” denilmiştir. Bununda beraber namaz ruhu temizleyen, kalbi aydınlatan, imanı yüksek duygulardan haberdar eden, insanı kötülüklerden alıkoyan, insanı hayırlara, düşünceye, tevazu ve intizama götüren en güzel bir ibadettir.  İnsan namaz sayesinde nice günahlardan kurtulur ve Yüce Allah’ın nice ihsan ve ikramlarına kavuşur” diye konuştu.

“ Namaz, manevi hayattan başka maddi hayata da canlılık verir. İnsanın temizliğine, sağlığına ve intizamla hareket etmesine sebeb olur” diyen Öztürkçü “ Sonuç: Namazın meşru kılınmasındaki hikmetler ve yararlar her türlü düşüncenin üstündedir. Fakat bir müslüman namazını yalnız Yüce Allah’ın rızası için kılar, yalnız yaratıcısına şükür ve saygı için kılar. Namazın insana yararı olmadığı düşünülse dahi, yine bunu bir kul görevi bilerek sadece Allah’ın emrine uymak için yerine getirmeye çalışır. Bu kutsal görevin dakikaları, hayatının en mutlu ve neş’eli zamanı olarak kabul eder. Doğrusu, geçici hayatın son bulmayacak birçok kazançları ancak namaz sayesinde elde edilir. Namaz ayrılan saatler, sonsuzluk aleminin tükenmez mutluluk günlerini hazırlamış olur” diye konuştu.

Haber: Mustafa POLAT

Bu Haberi Gördünmü!

Dağtekin’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir