Ne Dersiniz?

Son günlerde ne zaman yazı yazmaya yönelsem, satır “15” le başlıyor.

Yani darbe girişimi yaşam tarzımızı, yaşama bakış açımızı değiştirdi. İllerde ilçelerde ve hatta köylerde, kasabalarda geceleri başlayan”demokrasi nöbeti”  bir yarışa dönüştü.

İlçeleri gezen vekiller, adeta, ora belediye ve diğer yerel yöneticilerinin “demokrasi nöbetlerine” ne denli önem verdiklerine, ne denli coşkuyla kutladıklarına tanıklık ediyor ve belki de gözetmen oluyorlar!

Son 15 gündür, yani 15 temmuzdan beri illerde ve ilçelerde rutin iş görmeler, iş bitirmelerde bir yavaşlama, işleri rölantiye alma durumu yaşanıyor!

Varsa yoksa “demokrasi nöbeti”!

Yazılı medyanın sayfalarını süsleyen yegane konu darbe/darbeci/demokrasi nöbeti!

Demokrasi nöbetinin tadını en çok da eksozu patlatılmış motosiklet sürücüleri çıkarıyor. Trafiğe nasıl çıktıkları, trafiği aksatıp aksatmadıkları, kask giyip giymedikleri, tehlikeli araç sürüp sürmediklerine bakan, ilgilenen, bir şey diyen yok!

Bir araya gelen üç beş genç (14- 15 yaşlarında) kendilerine belletilen, ya da daha büyüklerinden duyup öğrendikleri ve muhtemelen ne anlama geldiğini bilmedikleri sloganları orda burada sokak aralarında cadde köşelerinde, cılız ve koordine olmayan bir bağırışla dile getiriyorlar.

Herkes, basına demeç veriyor, olası yeni bir darbe girişiminde ön saflarda yer alacağının sözünü veriyor, kimileri görevlilerle sürtüşmeye giriyor, es kazara sürtüşmeye girdiği kişi baş örtülü bir kadınsa bilir bilmez onu “paralelcilikle, darbeci olmakla” suçlayarak ucuz kahramanlığa soyunabiliyor.

Son on gündür yazıyorum, darbelere karşıyız.

Bu darbe girişimi başarılabilseydi evvel emirde sol düşüncede olanların derdest edileceği muhakkaktı. Tüm diğer darbelerde olduğu gibi!

İktidar iş başında, yoğun bir operasyon furyası var.

Ama “demokrasi nöbeti” gereksiz yere bir şova dönüşmeye, bir gösteriye doğru evrilmeye başladı.

Ülkenin bir kalkışmaya maruz kaldığı doğrudur ve bu, istenmeyen bir durumdur.

Darbe girişiminin üzerinden 15 gün geçti. İktidar gerekeni yapıyor.

Yerel yöneticiler, yerelin sorunlarına daha çok eğilseler, gece yarılarına ve daha sonrasına kadar süren gürültü kirliliğine bir neşter vursalar iyi olacak gibi, ne dersiniz?

 

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir