NİKAH AKTİ’NIN DİN’İ VE MEDENİ HÜKMÜ?

Yaktılar âşkmabut’unu;

Fani Makam’a döndüler,

Farkettilr şirk put’unu;

Mal-u Mülk’e dövündüler..

 

“Nikah,bir kadın ile erkeğin-Evlenmek üzere din’i/şer’i akait ya da medeni kanuna göre;En az iki/Reşit kişinin şahitliğiyle yaptıkları-sözlü ya da yazılı bir irade beyanı sözleşmesidir..Geçerli olmakla beraber sözlü/din’inikah;Evlenen kişilerin karşılılı olan hak ve menfaatlerini koruyamaz ancak, şahitlerin de imzaladığı yazılı bir akit’le(hukuki sözleşmeyle) yapılan medeni nikah;Kişilerin hak ve menfaatlerinin teminatıdır”

Evet..

Din’inikah;Dinsel/geleneksel bir kabul ve moral gücü olarak vardır,isteyenler için de var olmaya devam edilebilir,lakin bunun-şimdiye kadar hukuki bir boyutu olmamıştır,medeni hukukla tescil edilmeden-tek başına eşlerin ve bilhassa da kadınların hak ve menfaatlerini koruyamamıştır..

Medeni nikah;Şahitlerin de imzaladıkları hukuki/geçerli bir sözleşmeyle tescil edildiğinden, eşlerin tüm hak ve menfaatlerini teminat altına almak üzere-Kararı bağımsız Mahkemelere bırakmıştır..

Ülkemizde Medeni nikah işlerini yapmak yetkisi/kanunla Belediyelere,Muhtarlıklara ve yurt dışında da Konsolosluklara verilmiştir..Ancak son günlerde-hiç gereği yokken;Nikah kıymak yetkisinin İl Müftülüklerine verilmesi konusu gündeme taşındı-Nedense..

Nedeni şuymuş;Belediyeler o kadar çok iş ve işlevlerle  o kadar çok yoğunlaşmışlardır ki;Bir de nikah İşleriyle falan uğraşmaya fırsat bulamıyor,rahatsız oluyor/bunalıyorlarmış..

Yahu!

Belediyeler,yapmakla görevli ve sorumlu oldukları kentsel/hizmetsel rutin işlerinin yanında-aynı zamanda da halkın birer sosyal/kültürel-folklorik  evi ve sahip olduğu ortak/sosyo-kültürel değerlerini paylaşarak moral bulduğu bir huzur bulma/rahatlama mekanlarıdır da;Halkınnikahı,düğünü/derneği ve halayı/zılğıtından rahatsız olmak, bunalmak da neyin nesi??

Bu manada..

Resmi/Medeni nikah işlerini Belediyelerden alıp- Diyanet işleri Başkanlığına/Müftülüklere bırakmak hangi işi çözecek acaba?

Galiba,Müftülklein bir iş yapmadığına-Sizler de inandınız ki;Bari bir işi olsun diye-bu görevi devretmeyi yeğlediniz..

İyi ama,Müftülüklerin gerçekten de yapacak bir İşleri yok mu;Görevi İslam dininin ahkam ve akaidini Kur’an Ve Hadis ışığında ve asla sapmadan ve dosdoğru topluma tebliğ etmek, anlatmak ve öğretmek değil midir Müftülüklerin?

Bunun kolay bir iş olduğunu mu sanıyorsunuz;Kırk parçalı bohçaya dönmüş,yaralı/bereli ve  çaresiz/bedbin bir toplumda..

Yahu!..

Bu toplum kendini arıyor;Benliğini,kişiliğini,sayenizde yitirmiş olduğu değerlerini,ahlakını ve irfanını arıyor!

Müftülerinizle/Hocalarınız-Hacılarınızla,sosyolog/psikologlarınızla ve de Akil/Ukala Kanaat önderlerinizle toplanıp-buna kati bir çözüm arayacağınıza;Sadece iki kişinin şahitliğinde gerçekleşebilecek bir işi-Kendinizce Din’i bir anlam ve ahkam  da yükleyerek Müftülüklere havale ediyorsunz;Onların şu “İman ve İhlas yüklü” anlamlı işini kim üstlenecek o zaman? Bari onu da söyleyin ki,asıl-Niyetinizi anlayalım..

Evet..

Gördüğünüz gibi aziz dostlar;Milleçe öylesine kısır bir döngüden geçiyoruz ki;Tamda,şükür! Yöneticilerimizin kararlı tutumu sayesinde-FETÖ belasından tam da kurtulduk/kurtulacağız derken,bir de dönüp bakıyoruz ki-başımıza yeni sanal gündemler sardırılmaya başlanmış ve o zaman da “aklıyla oynamış”çaresiz aylaklar gibi yerimizde apışıp/kalıyoruz..

Apışıyoruz da,lakin bu günlerde/Makamını bırak(tır)maya hazırlanan Diyanet işleri Başkanı Sayın Mehmet GÖRMEZ’İ dinlerken,pptallaşıyoruz da aynı anda,çünkü;Veda mı ediyor, sitem mi ediyor yoksa sistem mi diyor belli değil..Herkes gibi onun da kafası karmakarışık belli ki!

Öyle ya..

Kendi asli “Diyanet ışleri” görevini bile doğru/dürüst ifa edemeyen bir kuruma, nasılsa sonunda Başkanları milletten helallik istiyor diye;nikâh/düğün işlerinin de yüklenerek-Kurumsal günahının daha da fazla çoğaltmaya çalışılması da kafasını karıştırmış olablir bence..
Çünkü..
Bu kurumun ilgisizlik ve duyarsızlıktan beslenen eylemsizliğini toplum affetse bile-Sanıyorum ki Allâh asla affetmeyecektir.

Ve çünkü..
FETÖ gibi güruhlar bu kurumun bıraktığı boşliktan istifade edip/devlete de sızarak başımıza bela olmuştur..
O nedenle derim ki..
Sakın ola ki;Bu,herkesin yapamayacağı “özel ve istisnai” ğörev ve sorumluluk yüklü kurumu kendi düğün/dernek işinize alet etmeye kalkmayın ve kendi görev alanında rahat bırakın ki;toplumu aydınlatmak üzere-yüklenmiş olduğu kendi din’i “uhrevi-dünyevi”işine dönüp/yoğunlaşabilsin!

Olmaz mı;Anlaşıldı mı benim azia canlarım??

SON/SÖZ;

Biz,sayenizde zaten yeteri kadar bölündük;Bir de Nikah işleriyle falan daha fazla bölmeyin!

Eğer illa ki nikah işlerini Belediyelerden alıp/başka bir kuruma verecekseniz,Oişi;İşinEhl-i emini olan kuruma “Nüfus Ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüklerine” verin.

Çünkü sonuçta…

“Eğer Belediyelerle Muhtarlıklar ve Konsoloslar yaptıkları nikâh akdini,Mahkemeler de ifa ettikleri boşanma kararı ilâmını Nüfus Müdürlüklerine gönderyorsa,Nikâh işini de bizzat o müdürlükler üstlenmelidir..

Çünkü..

Aklın yolu birdir;Teferruata gerek var mı?

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

DİN’DE GÜNCELLEME OLUR MU?

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” Sayın cumhurbaşkanı,zaman zaman toplumu da gerdiren bazı-kendini,hakını ve haddini bilmez-din …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir