NOSTALJİK SOSYAL/KÜLTÜREL ÖRF/ADETLERİMİZ..

KOLAY MI SANDIN?
Bir yanım Sensizlik-Bir yanım yüzün;
Bir yanım gül/şenlik-Bir yanım üzgün,
Bazen gülsem bile,içimde hüzün;
Bendeki bu aşkı kolay mı sandın..

“Örf/adetler,bir toplumun (özel)yaşam biçimini etkileyerek-onu değiştiren, sonra da hayata dair(genel)değişim/dönüşümlerden etkilenerek-değişebilen; Sosyal/Kültürel dürtü,güdü,algı ve anlayışlarla kabullerden oluşan-geçici ya da kalıcı davranış biçimleridir..”

Kahta’lı saf/temiz-samimi bir kardeşim, sanıyorum bazı/Tuzu kuru,salt“muktedir” yöneticilerimizin menfi söyleminden etkilenmiş olacak ki, “Facebook’ta” paylaştığım “CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun-kendi öz kızı’yıla verdiği o doğal/samimi Atletli/yemekli”fotoğrafına;Örf/Adetlerimizde böyle bir şey yok!demiş.

Evet..
Bence de doğru demiş o güzel kardeşim,çünkü!
-Örf/Adetimizde(eskiden) atlet de yoktu,masa da yoktu,Kızı ya da bir başkasıyla şöyle bir karşılıklı masaya kurulup-garip/gurebanın nefsini kabartıp/köpürtecek envai çeşit nimetin geçici“Taam’ına” kaşık sallamak da yoktu,lakin şimdi var..

-Örf/Adetlerimizde bayanların otomobil kullanması da yoktu,cümle cemaat denize dalmak arzuları da yoktu,sosyal hayatla bütünleşip var olmak hakları da,ancak şimdi-bunlar hayatın her alanında da etkin olarak var..

-Örf/Adetlerimizde bu kadar yoğun ve yaygın bir bencillik(ahlaksızlık) illeti de yoktu,ondan peydahlanan aşikar bir (Arsızlık/Hırsızlıkla Onursuzluk/Nemelazımcılık)belası da,toplumu sararak-onu bedbin eden bir haksızlık/hukuksuzluk(Adaletsizlik)gafleti de pek yoktu,ama ne yazık ki;Bunlar şimdi diz boyu var ve millet olarak varlık sebebimiz olan toplumsal birlik, beraberlik ve dayanışma hasletimizi de boğdu/boğacak şekilde devam ediyor.Ne yazık ki!

Örf/Adet dediğiniz şey,durgun/eylemsiz bir yaşam biçimi değil ki; Toplumların,değişim ve dönüşüme de açık, kadim sosyo/kültürel geçmişinin kavi/derin köklerinden süzüle/süzüle damıtılıp/gelerek-yaşadığı çağıyla da bütünleşerek -ona ve insanına yeni ufuklarla anlamlar katan berrak ve ışıklı/ısıtıcı bir erdemdiryahu!.Hiç mi bunun bir etkisi,ahlaki katkısı yok?.

Demek ki yokmuş..

Çünkü..

Şimdi,her bir şey Mal’a/Mülk’e ve Makam’a yani “Madde” denen ulaşılmaz sevgiliye meftun-u müpteladır artık;Örf-u Adat dediğiniz geleneksel “nostaljik” refleksi kim taksın ve ne yapsın ki,karşı yakada-Muasır medeniyetin sunduğu görkemli ve  renk/ahenk norm ve deseniyle sermest edici bin/bir taamıyla dururken?

Evet..

Bilmem fark ettiniz mi!?

Toplum olarak biz,bu çağda –Hükümetlerin siyasal bir tercih olarak- muhatap ettirildiğimiz kentsel değişim/dönüşüm süreciyle beraber sadece-Kentlerin genel yerleşik hinderlandında(Yapısal görünümünde)değil,genel olarak yaşamsal bütün alanlarda da,yani ahlaken de; Sosyal,Kültürel,Eğitsel bir (değişim Ve dönüşüm)sürecini yaşadık ve  yaşıyoruz..

Değişim mukadderdir!

Zaten, insan denen-Eşref-i Mahlukat-da bu geçici imtihan dünyasına;Dünyayı-Yüce Allah’ın kendisine bahşettiği aklıyla imar ve inşa ederek,nimetini de-Onun rızasına uygun olmak üzere -beşeriyetin/mahlukatın imkan ve ihsanına sunmak üzere yaratılıp/gönderilmedi mi?

Evet..

Eğer,Değişim/dönüşüm mukadderse;İnsanların düşünsel/fikirsel algı,kanaat ve kabulleri ile hayatlarına rehber ettikleri sosyal/kültürel davranış biçimleri de-istemeseler bile zamanla değişip/dönüşmeye mecburdur..Çünkü,bunauyamayanlar;Medeni Hayatın-Sosyal Ve Kültürel gerçekliğinin-dışında kalmaya mahkum olurlar..

Yani..

Örf/Adetler değişmez değildir,değişebilirlakin;Değişimiyle beraber-İnsanı insan yapan ahlaki(İmani Ve İnsani) değerleri de beraberinde söküp-yerle yeksan etmemelidir..

Değişimle beraber gelen bu yeni algısal ahlakın da toplumda,öncelikle“örf/Adet” dediğimiz eski davranış biçimlerini de değiştireceğini/değiştirdiğini ve yerine yeni algısal kuram ve kurallarını ikame ve idame ettirebileceğini de kabul etmemiz gerekir,çünkü bu-önlenemez bir süreçtir;Var olan maddelerin değiştiği gibi,idraklere anlam veren genel yerleşik mana/algı ve kabuller de er/geç bir değişim/dönüşüm sürecine gebe olarak-değişecektir ki değişiyor da..

Mesela..

Birçoğunuz-Çocukluğunuzda-yaşamışsınızdır..

Ben de bir çokları gibi çocukluğumda;Babamla beraber-Kahta Çay’ında ve İlçe Belediyesi ile Hükümet Konağı arasındaki-Belediye Havuzunda akranlarımla beraber çıplak olarak yüzdüğümü ve kimsenin de bizi ayıplayıp/kınamadığını hatırlıyorum..Çünkü;O günün kısır şartlarında-Tek urbadan başka kimsenin üstüne geçireceği ikinci bir giysisi de pek yoktu, ki bu da sanıyorum hayatımıza geçirdiğimiz- örf/adetlerimizle örtüşen bir şeydi bu,ama bugün bunu yapmak mümkün mü?

Değil tabi,çünkü;Kentsel değişim/dönüşümlerin Standard ve siluetini değiştirdiği kentlerle beraber algı ve anlayışlarımızın idrak kulvarı da dönüşüp/değişti..

Şimdi..

Bu,aslında doğal/mücbir değişim ve dönüşüme;Kimimiz dört elle sarınarak-nimetini daha çok kapmaya,kimimizbeyhude,anlamsız/cılız söz ve reflekslerle güya ona karşı koyup/direnmeye, kimimiz de kör/aksak hamlelerle ayak uydurmaya çalışıyoruz..

Bu konuda bildiğim şudur!

Değişim Ve Dönüşümün mukadderdir,çünkü;Allah tarafından -Yaratılmış olan her bir şey birbirinden etkilenip/değişmeye ve birbirini etkileyip/tetikleyerek dönüştürmeye meyyal-ı mecburdur-Allah Ve Onun Dini/Kitabı hariç!

SÖZ/SÖZ;

İsteyen-istediği gibi değişip/dönüşsün,lakin;;Ben,Allah’ın rızasında-Beni Ona doğru götürecek bir değişim/dönüşüme talibim..

Allah bunu,Ben’le beraber tüm Hak dostlarına da nasip etsin..

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir