O AN..

O AN..

O an’dan “bir akış” kaldı;

Yüzümde “bir nakış” kaldı,

Şimdi Ben/Sensiz-kalsam da;

Gözümde “o bakış” kaldı..

 

“Bir ruz-i gar esti Senden;

Sıcaklığın gitti Benden”,

Ruhum titredi bedenden;

Üstümde “o kalkış” kaldı..

 

Sen gideli viran oldum;

Giryan oldum-üryan kaldım,

Bir nar-ı hicrana daldım;

İçimde “bir yakış” kaldı..

 

Zulmet miydi,rahmet miydi;

İşret miydi,nusret miydi,

Yoksa bir keramet miydi;

Gönlümde “bir çakış” kaldı..

 

Ben ki aşka amadeyim;

Kendi başıma gedayım;

“Terk-i terk etmiş” sedayım;

Elimde “bırakış” kaldı..

 

HAKK yoluna ram biriyim;

Ne ölüyüm,ne diriyim,

Tek bir şükrün zakiriyim;

Dilimde “yakarış” kaldı..

(İHB/Şiir Pazarı Şiirleri-1 Aralık 2017/İst.)

 

AYNALAR

Aynalar; Geçen ömrün her anına kafestir,

Her anın her resmine bir not düşen nefestir..

 

 

Gölgemi- nazarıma akseden bir nihandır;

Beni- “bende resmedip”-baktırıyor AYNALAR,

Aynalar; Zalim, arsız, fasılasız lisandır,

Gafletimi-yüzüme haykırıyor AYNALAR..

 

Fark edip-yanıyorum, akıp-giden zamana;

Zamanın “her anında” ölüp ve yaşıyorum,

Hasretle-dönüyorum O ezeli Sultana;

Emaneti başıma sardırıyor AYNALAR

 

Beni bana döndüren O “İlahi” iksirin,

Ateşine dalıyor, “közünde”-pişiyorum,

Dimağımı felç eden-kalbimdeki O Sırrın,

Esrarını-nefsime çaktırıyor AYNALAR..

..

Ben şaşkın- ben perişan, yaralı kuş misali;

Aynalara- “kir’imi döküp”- yaklaşıyorum,

Vuslatıma hasleti, hasretime visali,

Ruhumun mihverine taktırıyor AYNALAR..

 

Aynalar ki; Vefasız/yalansız ve serkeştir;

Akseden “her resmimin kül’ünde” üşüyorum,

Aynalar ki; “Ömrümü körükleyen” ateştir;

Beni –“bende çaktırıp-yaktırıyorAYNALAR..

 

“Aynalar; Beni-ben’de talan eden aynalar,

Aynalar; Gençliğimi yalan eden aynalar…”

İHB-01.Ağustos.2009-ADIYAMAN)

ANAM’A..

“Kullün nefs’un zaikatün mevt”

(Bütün  nefisler ölümü tadacaktır..)

 

ÖLÜMÜ ANMAK..

Nerde, nasıl, ne zaman?Hiç kimse bilmeyecek,

 Ne mal,ne mülk,ne yarin;Seninle gelmeyecek..”

 

GÖNLÜMDE GÖVEREN ÇILGIN BİR SEVİ,

Derin ufuklarda yüzdürür bazen..

Uzaktan el eder ömrümün DEVİ;

Resm’olur  “YÜZÜME” soluk bir HAZAN..

 

O an bedenimi titretir birden;

Güz yeli kuması kara rüzgarlar,

Vurulur can evim en derin yerden;

Dökülür “ÜSTÜME” boranlar-karlar..

 

BAKARIM GÖKLERE-GÖKLER MANALI;

İlişir gözüme sararmış çimen..

ELLERİM BOŞLUKTA KALIR- DUALI,

Anarım hasretleANAMI” hemen..

 

GÖZÜMÜ VUSLATIN HASRETİ BÜRÜR;

Yüklenir boynuma binlerce kile..

Bir hicran şarkısı dilimde yürür,

RUHUMUN ÜSTÜNE YIĞILIR ÇİLE..

 

Uzun- ince bir yol tarar ufkumu,

Kalbimde vuruşur HASRETLE HİCRAN..

Meçhul bir el tutar-yarar uykumu,

BASİRET YURDUNA DOĞUNCA ÜMRAN..

 

Acısı içimde kalır zamanın;

Boşa geçti ömür-beyhude yaşam..

Nedamet kusmuğu burnumdaCANIN;

Üstünde tepişir-durur her akşam..

 

“Uzanmak isterim son bir gayretle,

Kıvranır bir gölge-keser yolumu..

Gözlerim seyreder ONU hayretle,

Göğsümün üstüne büker kolumu..”

 

Dimağım felç olur,aklım karılır,

Ruhumu  kabz eder “MELEK-I EZMAN..”

Tutulur boğazım,dilim yarılır,

Kalbimin içinde durunca ZAMAN..

 

Soğuk bir ter sarar tüm bedenimi,

DİLİMİN FERYADI TÜKENİR-BİTER..

Ilık bir meltem okşar tenimi,

“RUHUM ESARETTEN KURTULUR GİDER..

(İHB)-23.Ocak.2005-ADIYAMAN

Bu Haberi Gördünmü!

NOSTALJİ

 (İĞDİŞ EDİLEREK SUSTURULMUŞ TOPLUMLAR) “Bir gaflet çukuruna kurulmuş salıncaklar; Üstünde divan durmuş (PUT’LARA) baş eğenler. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir