“ODTÜ’deki Çirkin Saldırı Kabul Edilemez”

Kayıt döneminde ODTÜ’de yaşanan çirkin saldırıya değinen Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Adıyaman Şube Başkanı Bedrettin Beyazkaya, “ODTÜ’de başörtülü öğrencilere marjinal bir grubun yaptığı taciz elbette kabul edilemez” dedi.

“Şuurlu bir nesil şuurlu öğretmelerle ve sağlam bir müfredatla ortaya çıkar” diyen Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Adıyaman Şube Başkanı Bedrettin Beyazkaya, “Kendi medeniyetine yabancı olarak sadece kuru bir alan bilgisiyle yetiştirilen öğretmenler yeni nesillere kadim bir medeniyet arasında köprü olamazlar” diye konuştu.

AGD Adıyaman Şube Başkanı Bedrettin Beyazkaya, tepkisini şöyle dile getirdi; “ODTÜ’de başörtülü öğrencilere marjinal bir grubun yaptığı taciz elbette kabul edilemez. Bu kişiler insan haklarına dair duyarlılıktan, insanların temel hak ve hürriyetlerine dair saygıdan nasiplerini almamışlardır. Bu mesele karşısında resmi makamlara düşen ise konuşmak yerine Müslüman hanımlara her kurumda ve alanda başörtüsü serbestîsi veren düzenlemeleri yapmak gerekir.”

“Okul çocuklarımızın kalbinde bir yaradır”

Milli Eğitim politikalarının şuur kazandırma ve değerler açısından yetersiz olduğunu belirten Başkan Bedrettin Beyazkaya şöyle dedi; “Eğitim sistemimiz kanayan bir yara olmaya devam ediyor. Eğitim sisteminde sınav sayısında değişiklik yapmanın, sınavları azaltmanın, artırmanın, birleştirmenin zamana yaymanın yeni bir örneğini daha yaşıyoruz. Bunlar ölüye makyaj yapma çalışmalarıdır. Şuurlu bir nesil şuurlu öğretmelerle ve sağlam bir müfredatla ortaya çıkar. Kendi medeniyetine yabancı olarak sadece kuru bir alan bilgisiyle yetiştirilen öğretmenler yeni nesillere kadim bir medeniyet arasında köprü olamazlar. Seküler bir müfredattan hürmeti, hizmeti ve merhameti önceleyen bir nesil çıkmasını ummak safdillik olur. Okul hala çocuklarımızın kalbinde bir yaradır. Pazarı pazartesiye bağlayan geceler karın ağrısı yapmaktadır. Bunun çaresi rekabete dayalı yarışmacı bir sistemin yerine sevgi ve kardeşlik merkezli bir anlayışı okullara taşımaktır.”

“Bize verilen mühlet dolmadan kendimize gelelim”

İslam Coğrafyası her yeni güne yeni bir acı ile uyandığını anlatan Beyazkaya, “Etrafımızdaki çember gider daralıyor. Basiretsiz yönetimler yüzünden hem bir büyük savaşa doğru sürükleniyoruz hem de kenetlenmeye en çok ihtiyaç duyacağımız bir zaman diliminde hızlı bir toplumsal çözülme yaşıyoruz. Önümüzde iki yol var. Birincisi olup bitenleri haber bültenlerinden, gazete manşetlerinden, internet portallarından takip edeceğiz ve biz demiştik diyeceğiz. İkincisi olup bitenler karşısında müdahil bir tutum takınacağız, tüm gayretimizle bu gidişatı değiştirmek için mücahede edeceğiz. Zerre kadar iyiliğin ve zerre kadar kötülüğün hesabının sorulacağı günde, hardal tanesi kadar bir işin önümüze getirileceği günde ilk tercihin hesabını kim nasıl verecektir? Şehre gelen üniversite öğrencilerini karşılamaya vakit bulamayan arkadaşlar, bir gence çay ısmarlamaya vakit bulamayan arkadaşlar, şube binasını açmaya vakit bulamayan arkadaşlar, ilçesine gitmeye vakit bulamayan arkadaşlar, haftalık toplantıya vakit bulamayan arkadaşlar en yakın bir mezarlığa gidin bakın, tüm mezarlar dünyaya dair işlerini bitiremeyen insanlarla dolu. Oyun oynamıyoruz. Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta can pazarı yaşanıyor. Ümmetin dağılmışlığına, parçalanmışlığına, bölünmüşlüğüne son verecek bir el bekleniyor. Omuzlarınızdaki yükün farkında olun. Gök üzerimizden çekilmeden, yer ayağımızın altından çekilmeden, bize verilen mühlet dolmadan kendimize gelelim” şeklinde konuştu.

“Her gencimizle oturup çay içeceğiz”

39. Dönem çalışmalarına atıfta bulunan Beyazkaya, “Önceliğimiz Teşkilatlanmadır. Hem şube ve ilçelerde eksikliğimizi tamamlayacağız. Hem üniversite, ortaöğretim, çalışan gençlik ve hanımlar komisyonu teşkilatlanma noktasında eksikliğini tamamlayacaktır. Gençliğe ulaşmak bizim en önemli görevimizdir. Üniversitelere ulaşmayan, liselere ulaşmayan bir teşkilat niye vardır?  Ortaöğretim çalışmalarımızın temelidir. Sınıf sohbetleri hedefi mutlaka tutturulmalıdır. Okuma gruplarımız kadim değerlerimize sahip çıkacak liseli gençliğin anahtarı olacak. Yaz etkinliklerimize gelen her öğrenci ile iletişim devam edecek. Üniversite öğrencilerimiz yakın geleceğimizdir. Statüko adına refleks gösteren bir mekanizma değiliz. Hiçbir grup, hiçbir topluluk bizim rakibimiz, düşmanımız değil. Irkçı emperyalizmi denize dökmenin yolu üniversiteyi kavga ortamı haline getirmekten geçmiyor. Biz duruşumuzu bozmadan, çalışmalarımızdan taviz vermeden, iletişim kanallarını açık tutarak kendi mücahedemize devam edeceğiz. Herkesim ile ve sivil toplum kuruluşları iletişim kanalları açık tutulmalıdır. Bunu duruşumuzu bozmadan, istikametten ayrılmadan yapacağız. Hanım üyelerimiz hem üniversitelerde hem de liselerde daha etkin çalışmalar yapmak durumundalar. Oturup çay içmediğimiz,  yemek yemediğimiz, halini hatırını sormadığımız bir genç kalmamalıdır” diye konuştu.

Haber: Ömer Karakuş

 

Bu Haberi Gördünmü!

Dağtekin ‘Bizim Adıyaman Sevdamız Var”

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin bir basın açıklaması yayımlayarak Dr. Süleyman Kılınç’ın adaylığının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir