Olmadı, Erken Seçime Gidiyoruz!

Güzel bir gelecek düşlüyorduk…

Yaşam telaşımıza, heyecanımız eşlik ediyordu, o günlerde! Zamana sığmıyorduk; aylar gün, yıllar ay gibi geliyordu bizlere!

Uyandırılmış fikirlerle, uyanmış topraklar üstünde harıl, harıl çalışırken; okullar, fabrikalar, barajlar, yollar köprüler inşa ediyorduk…

Bereketli topraklardan fışkıran fidanlar, meyveye durmak için sabırsızlanıyordu! Birim alandan bire on, yirmi, hatta otuz verim alıyorduk…

Mahsul, fabrika depolarında istifleniyor, ürünleri işlemeye makinelerin kapasitesi ve işçilerin çabası az geliyordu…

Hayal, meyal hatırlıyorum, yakın geçmişte böyle bir süreci yaşadık/yaşamıştık.

Oluşan çabayı, enerjiyi ve dinamizmi planlı bir toplumsal refaha dönüştürecek yeterlilikte bir ferasete ihtiyaç vardı.

Bu, öyle bir akıl olmalıydı ki; her düzeyde ve her kesimden insanları kucaklayarak, birleştirmeli ve armonik bir topluma dönüştürmeliydi.

Bereketli topraklar üzerinde; birlikte barış içinde, mutlu ve müreffeh insanlar olmalıydık! Beklenen buydu.

Ama olmadı!

Çünkü yönetenler, her ne pahasına olursa olsun, “iktidarda nasıl kalırız” düşüncesiyle hareket etmeye başladılar…

Kurulan hükümetler, 2007’den sonra toplumun temel sorunlarını tali plana iterek, görmezden gelmeye başladılar.

İnsanlara (bizden olan ve bizden olmayan yaklaşımıyla) aidiyetleri ve siyasal eğilimleri üzerinden bakılmaya başlandı.

Hakkaniyet göz ardı edildi! Hak arayışları ve hukuk, çeşitli bahanelerle askıya alındı. Baskı ve müdahalelerle, herkes susturuldu.

Demokratik toplumun olmazsa olmazları olan sivil toplum örgütlerinin basit eleştirilerine dahi tahammül gösterilemedi!

Öyle bir duruma geldik ki; ya “bendensin”, ya da “bana karşısın” yaklaşımı tüm ilişkilerde ön plana çıkmaya başladı.

Yanlış uygulamalara ve kötü gidişata rıza gösterenlerin öngörmediği, belki de bildiği halde, umursamadığı bir tehlike baş gösterdi.

Geçmişin kötü günlerinde yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik belirsizliklerin benzeri bir durum, tekrar hortladı.

Piyasalar dalgalandı. Borsa düştü, faiz ve döviz hızla yukarıya doğru hareketlendi. Alınan yüzeysel tedbirlerin hiçbiri işe yaramadı/yaramıyor!

Sonuç olarak iktidar; içeride ve dışarıda oluşan kötü şartların sürdürülemez bir noktaya geldiğini kabul etmek zorunda kaldı.

Ve derken, 24 Haziran’da erken seçime gidiyoruz!

Bu Haberi Gördünmü!

TEOG Sınavı ve Sonrası Üzerine…

TEOG sınavı kaldırıldı! Yerine hangi sınav ya da sınavlar getirilecek? Son günlerde bu soru herkesin …