Psikolojik Danışman İhsan Karakuş Anne Babaları Uyardı

Küçük yaşlardan itibaren Televizyon izleme saatleri sınırlandırılmayan çocukların, okul yaşlarında televizyon bağımlısı olmaya aday olduklarını belirten Psikolojik Danışman İhsan Karakuş anne babaları uyardı.

Televizyonun, çocukların ilk aylardan itibaren ilgisini çeken bir araç olduğunu belirten Psikolojik Danışman İhsan Karakuş birkaç aylık bebeklerin bile bu renkli, hareketli ve sesli görüntüyle ilgilenip, görme alanları içinde takip edebildikleri açıklamasında bulundu. Bebeklerin büyüyüp özellikle müziğe ilgi duymaya başladıkça, müzik eşliğinde verilen, görsel olarak vurgulanan görüntülere daha fazla ilgi duymaya başladığını ifade eden

Karakuş, Televizyonda söz ve görüntünün bir arada verildiği için çocukları çok kolay etkilediğini vurguladı.

İyi seçilmiş programlar izlettirildiği takdirde çocukların bilgi ve hayal gücünün artığını ifade eden Psikolojik Danışman İhsan Karakuş, ilk yıllarda özellikle reklamların bebeklerin ve çocukların ilgisini daha fazla çektiğini söyleyerek, “Müzik kanalları da aynı şekilde müzik-ritim ve renkli görüntülerin eşlik ettiği klipler nedeniyle ilgi çekici olur. Bu dönemde fazla televizyon karşısında tutulan çocukların televizyon izleme alışkanlıklarının gelişmeye başladığı bilinmektedir. Özellikle de çocuğa rahat yemek yedirmek veya onun sakince oturmasını sağlamak amaçlı olarak televizyon seyretmeye teşvik edilen çocukların, okul yıllarında da sürdürecekleri şekilde televizyon izleme alışkanlığı gelişmektedir. Ayrıca anne-babası çok televizyon izleyen çocukların da yine model alma yoluyla zaman geçirme ve eğlenme aracı olarak televizyonu tercih etmeleri söz konusudur” dedi.

Yetenekleri Olumsuz Etkileniyor

Kontrolsüz şekilde televizyon izlettirilen çocukların yorum yapma, muhakeme etme yeteneklerinin olumsuz etkilendiğinin bilindiğini belirten Psikolojik Danışman İhsan Karakuş “Televizyon izlemek tek yönlü, pasif bir etkinliktir. Oysa en etkin öğrenme yolu deneyerek yaşayarak öğrenmedir. Fazla televizyon karşısında kalan çocuk direkt bilgi almaya alışır ve etkileşim içine giremez. Bu nedenle televizyonun olumlu etkileri ancak sınırlı ve seçilmiş programların izlenmesiyle sağlanabilir” diye konuştu. “Çocuğun bebekliğinden itibaren televizyonun aynı ortamda açık olmasında bir sakınca yoktur. Hatta bol işitsel uyaran içermesi bakımından yararları da olabilmektedir” açıklamasını yapan Psikolojik Danışman İhsan Karakuş “Ancak bu, çocuğun televizyon karşısına oturtulup başka uyaran verilmemesi anlamına gelmemelidir. Aslında çocuklar 2 yaşlarından itibaren televizyon karşısına oturup kısa çizgi filmler izleyebilirler. Ya da eğitimsel içerikli çocuk programlarını izlemeleri uygundur. Ama bebeklikten itibaren izlenen müzik kanallarının çocukların dil ve iletişim becerileri üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Çocuklar okul öncesi dönemde çizgi filmler, çocuk filmleri ve eğitimsel programları izleyebilecek dikkat ve sabır süresine sahiptirler. Yani bir Saat civarı televizyon başında oturabilirler. Bu süreyi aşmamak uygun olur. Çünkü bu dönemdeki çocuklar çok alıcıdırlar ve zihinsel gelişimleri için gerekli olan başka birçok faaliyetle ilgilidirler. Öğrenmenin en yoğun olduğu bu dönemde tek yönlü bir etkinlik olan televizyonla doldurmamak gerekmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Yaşam Alışkanlıkları Ediniyorlar

Ayrıca bu yaşlarda çocukların yaşam rutinleri konusunda alışkanlıklar edindiklerini sürekli televizyon izleyen çocukların bunu alışkanlığa dönüştürmekte ve birçok gelişim alanında yetersiz uyaranlar nedeniyle geri kalabildiklerini ifade eden Karakuş “Özellikle okul çağına gelindiğinde televizyon alışkanlığı nedeniyle okul ve derse uyum ve uygun çalışma alışkanlıkları geliştirme konusunda ciddi sorunlar yaşanabilmektedir. Bazen çocuklar için hazırlanan programlar ve çizgi filmler de şiddet ve uygun olmayan görüntüler içerebilmektedir. Buradaki denetim yine ailelere düşmektedir. Televizyon için ayrılan süre çocuğun Gün içindeki boş zamanına oranlanmalıdır. Örneğin okul ve günlük ihtiyaçlarının karşılanması haricinde çocuğunuzun kalan boş vaktinin dörtte birinden fazlasının televizyon ile harcanması uygun olmayacaktır. Çünkü çocuğun oyuna, paylaşıma, hobilerini geliştirecek zaman geçirmeye de ihtiyacı vardır. Eğer çocuğun baş zamanlarında onunla sohbet etmeye, oyun oynamaya veya başka hobilerine vakit ayırabiliyorsanız çocuğunuz genellikle TV izlemek yerine sizinle vakit geçirmeyi tercih edecektir” dedi.

Televizyonun en önemli olumsuz etkisinin çocuğun tek yönlü bir iletişim içinde olması ve karşılıklı etkileşime fırsat vermemesi olduğunu vurgulayan Psikolojik Danışman İhsan Karakuş “Özellikle dil gelişiminin ve sosyal gelişimin temellerinin atıldığı en önemli dönem olan ilk 3 yılda televizyon karşısında fazla vakit geçiren çocukların, konuşmasında gecikmelerin olma olasılığı artmakta ve dış dünyayla iletişimde sorunlar yaşayabilmektedirler. Okul çağı çocuklarında ise yeterli ve uygun çalışma alışkanlığı geliştirememe ve aktif öğrenme yerine kalıp öğrenmeye eğilim, düşünce esnekliğinin azalması gibi bazı olumsuz etkilerden söz edilmektedir” açıklamasında bulundu.

Renk, ses, ritim ve hareketin bir arada sunulduğu reklam ve müzik klibi gibi programların çocukların çok ilgisini çektiğinin, reklamlarda kullanılan bazı bilinç altı uyaranların çocukların tutum ve tavırlarını etkilediğinin altını çizen Psikolojik Danışman İhsan Karakuş “Reklam ve klipleri kontrolsüzce izleyen çocukların verilen her tür mesajı kalıcı olarak alabilmekte, korku, kaygı, öfke gibi duyguları yoğun yaşayabilmekte, zaman zaman şiddet eğilimlerinin arttığı ve sosyal ilişkilerde zorlanabildikleri bilinmektedir. Bununla beraber, bazı eğitimsel programların özellikle yetersiz çevresel koşullarda yaşayan çocuklar için yararlı olabileceği düşünülmektedir. Burada yine bu programların belli bir pedagojik sansürden geçmiş olması gerekliliği söz konusudur. Bunun yanı sıra çocukların gerçek hayatta karşılaşma fırsatı bulamadıkları doğa ve çevre ile ilgili bazı görüntüleri örneğin belgesel programlar aracılığı ile izlemeleri okul bilgisinin görsel bir malzemeyle eşleştirilmesi anlamında kalıcılık sağlamaktadır. Belgesel programlar hem çocukların ilgisini çekmekte hem de yeni bilgiler öğrenmek konusunda teşvik edici ve merak uyandırıcı olmaktadır” dedi.

Haber: Ömer Karakuş

 

Bu Haberi Gördünmü!

Jumbo Kuşlar Bin Liradan Alıcı Buluyor

Adıyaman’da Muhabbet ve Doğa Kuşları Yetiştiriciler Derneği tarafından her hafta kurulan mezatta, muhabbet ve kanarya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir