Sabır (1)

Sabır kelimesi sözlükte; güçlü ve dirençli olmak anlamına gelir.

Ahlaki ve dini bir terim olarak sabır; çeşitli zorluk, sıkıntı ve musibetlere karşı dirençli davranarak, yanlış tepkilerde bulunmamak ve yaşanan olumsuzlukları olumluya çevirmek için metanetini muhafaza edip elinden gelen meşru gayreti devam ettirmek, elde edilemeyen şeylere haram ve yasak yollardan ulaşma konusunda istekli olmamak ve her türlü günah karşısında nefsine hâkim olmak, demektir.

Allah’ın isimlerinden biri de Sabur’dur. Allah, sabırlıdır; kullarının günahlarını cezalandırmakta acele etmez; onlara, tövbe edip kendilerini düzeltmeleri için fırsat verir. Bizler de insanlarla ilişkilerimizde sabırlı olmalıyız.

Sabretmeyen kişi, yanlış işler yapar. Sabreden kişi ise, nefsini yanlış iş yapmaktan korumuş olur. Hz. Muhammed (s.a.v.) sabrın bu özelliğini; “sabır ışıktır.”[1] cümlesi ile ifade buyurmuştur.

İnsan sabırsız davranarak değil sabredip nefsini dizginleyerek kahramanlık mertebesine ulaşır. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v.)in buyurduğu gibi; “Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.”[2]

Sıkıntı ve zorluklar karşısında, Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelen Talut’un askerleri gibi dua etmeliyiz:

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”[3]

İnancından ve dini yaşantısından dolayı baskı ve haksızlıklara maruz kalındığında ise, Hz. Musa ile yarışa girip onu sihirleriyle yenmeye çalıştıktan sonra gerçekleri anlayıp iman etmeleri sebebiyle Firavun’un tehditleriyle karşılaşan kişiler gibi dua edilmelidir:

“… Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.”[4]

İslamiyet’i tebliğ ettikleri için, inkarcıların alay ve aşağılamalarına muhatap olanlar, Allah’ın, müşriklerin şiddetli muhalefetleriyle karşılaşan Hz. Muhammed (s.av.)’e yaptığı sabır tavsiyesini, genel anlamda kendileri için de yaptığını unutmamalıdırlar:

“(Resûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.”[5]

Evet, sabır, sabır, sabır.

1.Allah Sabretmeyi Emretmektedir:

“Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.”[6]

Allah’tan gelen zor emirler karşısında yan çevirmeyip, sabretmek ve düşmana karşı sebat etmek gerekir. Sabır, başarının şartıdır.

“Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.”[7]

Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirme hususundaki zorluklara ve müşriklerin verdikleri eziyetlere sabırlı olmak icap eder.

“Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.”[8]

Allah, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e, peygamberlik görevi sırasında karşılaştığı sıkıntılara karşı sabırlı olmasını, bu hususta başarılı olmanın büyük bir şeref olduğunu ve bu başarıya da ancak Allah’ın yardımı ile erişilebileceğini bildirmektedir. Bu durum, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu takip edenler için de geçerlidir.

“Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.”[9]

Bu ayette; namaz kılmak, iyiliği emretmek, kötülükten vazgeçirmek ve başa gelen sıkıntılara sabretmek birlikte emredilmektedir. Hz. Lokman’ın, oğluna verdiği bu öğütler, bütün Müslümanlar için geçerlidir.

[1] Müslim, Tahâret-1

[2] Müslim, Birr-106, Ebu Davud, Edeb-3

[3] 2/Bakara-250

[4] 7/A’raf-126

[5] 70/Mearic-5

[6] 3/Al-i İmran-200

[7] 11/Hud-115

[8] 16/Nahl-127

[9] 31/Lokman-17

Bu Haberi Gördünmü!

Hisse Senetlerinin Zekatı

1 Hisse Senetlerinin Zekâtı Nasıl Ödenir? Hisse senedi sahibi, senetleri aldığı şirkete ortak olmuştur. Şirketin …