Sabır (5)

10.Allah, Kullarını Cennete Göndermeden Önce Sabredenleri Ortaya Çıkaracağını Haber Vermektedir:

“Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?”[1]

Bu ayet ile, mü’minlerden, imanlarını ve kutsal değerlerini koruma uğrunda mal ve canlarını feda edebilenlerle mallarını ve canlarını kutsal değerlerin üstünde tutanlar birbirlerinden ayırt edilmedikçe cennete girmeyi düşünmemeleri gerektiği bildirilmektedir.[2]

11.Sabır, Mü’minlerin Gücüne Güç Katar:

“… Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.”[3]

Savaş esnasında sabır, Allah’ın izin ve inayetiyle, Müslümanların gücüne, en az bire iki oranında güç katar.

12-Mü’min Kişiye Düşen, Güzelce Sabretmektir:

“Mü’min “Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakup dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.”[4]

Yakup (a.s.), sevgili oğlu Yusuf’un kurt tarafından yenmediğini bilmiş, ancak oğullarıyla bir mücadeleye girmek yerine sonucun aydınlığa kavuşması için güzelce sabretmeyi tercih edip örnek bir davranış sergilemiştir.

“… Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. …”[5]

Hz. Yakup, oğlu Yusuf’tan ayrı kaldıktan yıllar sonra, Mısır’a giden oğlu Bünyamin’in dönmemesi üzerine de kendisine düşenin güzel bir sabır olduğunu ifade ederek kendisinden sonra yaşayacak bütün insanlara örnek olacak bir davranış göstermiştir.

“Eyyub’u da (an). Hani Rabbine: «Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin» diye niyaz etmişti. Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik. İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.”[6]

Hz. Eyyub yakalandığı hastalığa sabretmiş ve Allah’tan şifa dilemiştir. Allah, onun hastalığına şifa vermenin yanı sıra başka nimetler de verdi. Allah, sabredenlerden hoşnut olduğunu belli ederek, sabretmelerine övgü  anlamında İsmail (a.s.), İdris (a.s.) ve Zülkifl (a.s.)’in da anılmasını istemiştir.

Bu Haberi Gördünmü!

İnsanın Yaratılışı (8)

6.İnsanın işiten, gören ve akıl sahibi olarak yaratılmasının hikmeti nedir? “Gerçek şu ki, biz insanı …