SAİD AĞA CAMİİ TAZİYE EVİ İNŞAATI BELEDİYE BAŞKANI HÜSREV KUTLU’YU BEKLİYOR…

 

Sevgili Hüsrev kardeşim,2014/Yerel Seçimlerinde demiştin ki;HalilAbi,Caminizin Taziye Evini hiç beğenmedim-Öyle Taziye Evi mi olur? Demiştiniz/hatırlarsanız.

Ben de;Madembeğenmedin;Belediye Başkanı seçildiğinde yenisini yaparsınız,dediğimde-inşallah! Diye söz vermiştiniz.Geçen gün kalkıp Camiye gittiğimde-sordum,”Caminizin bir eksiği/gediği var mı?”diye. Mahalleli ile Camii İmamı bana;Camimizin“taziye evinden” gayrı asla bir ihtiyacı yoktur!Dediler..Şimdi,”Bana vermiş olduğunuz o muhkem sözü de anımsatarak”;Mahallelinin talebini aynen iletiyorum kardeşim..Gayri bundan sonrası “ŞEHR-UL EMİNİMİZ” olarak zat-ı makamınıza aittir kardeşim;Beni mahcup etmeyeceğine inanarak- gereğini de acilen bekliyorum;Söylemekbizden,yapmak sizden-Sevgi ve başarı dileğimle..

 

Gelelim Said Ağa Camii imar ve inşa etme serüvenimize..

Bu gün,öğle namazını eda etmek üzere,ayaklarım beni M.Akif Mahallesindeki eski evimin karşısında bulunan “Said Ağa” camisine doğru götürdü-şüphesiz ki;Camininnostaljik imar ve inşa ikliminin, yüreğimi kaskatı mıhlayıp/kuşatan o hiç unutulmaz dramatik serüveniyle beraber..
Evet..
Değişim ve dönüşüm ve her dönüşümle beraber “kentsel” gelişim de mecbur-u mukadderdir ki;Evimin karşısında bulunan tütün tarlası da bu kadere boyun eğmek zorunda kaldı-hem de benle mahalle çocuklarına uzun bir süre “Futbol” sahası olarak-hizmet verdikten sonra..
Adıyaman Belediyesporyöneticisiydim;Top’la Formalar benden,spor yapmak Siz gençlerden, diyerek-birlikte kolları sıvadıkve o güzelim “tütün tarlasını”güzel bir “Semt Sahası” alanına tahsis ettirmiştik çünkü.

.
Bir müddet sonra mahallede başka bir eksiklik daha hissettim;Bir cami eksikliği..
Araştırıp/soruşturdum;Futbol sahası yaptığımız“Tarla”,merhumKatırcı Said Ağa isimli dürüst/temiz bir zat’tan varislerine (Kızlarına/Torunlarına)miras bırakılmış,en büyük hisse de,Adıyaman’ın saygın Kanaat Önderlerinden ağabeyimiz Dursun Kutlu Abi’nin ile değerli eşleri/Hanımefendiye düşmüştü..
Düşündüm/ümitlendim..

Çünkü..
Eğer işin içinde “Dursun Abi” gibi saygın bir dostumuz varsa;O iş tamam demekti.
Gidip kendisiyle görüştüm;Hemen“250 M2”bizden,diğerini de hissedarlarımızla görüşüp halledersen-inşallah bu iş olur dedi..

Müftü Hocayı da alarak hemen diğer hissedarlardan merhum M.Ali AÇIKGÖZ Dayı’ya gittik ve dileğimizi ilettik..Tabii çok kibar ve nazik bir insan M.AliDayı;Peki demekle beraber,5 dakika izin istedi ve ofisinden kalkıp eve doğru gitti,kısa bir süre sonra yanımıza dönerek;Kusurabakmayın,arazi Hanıma babasından kaldı-onayını almak gerekiyordu da dedikten sonra,”150M2” bir alanı da biz verirsek olur mu?dedi..Tabi ki dedik ve teşekkür ederek ayrıldık..Dursun Abi’nin verdiğiyle beraber “400M2’lik’ bir arsa bir semt camisi için yeterliydi-diğer varislerden isteme gereği duymadık..

Şüphesiz ki,bizim de bir jest yapmamız gerekiyor du,Dursun Abi’ye uğradım ve dedim ki;Madem bu arsayı bize verdiniz,ben de arazinizin “Parselasyon Planını” yapmayı üstleniyorum dedim ve hazırlayarak-Harita Y. Mühendisi Halise DİLEK hanıma imzalattım;Sağ olsun O da herhangi bir ücret talep etmedi bizden..

Bu arada Caminin Mimari projesini de hazırlamıştım tabi..

Bir gün mahalleliyi topladım,durumu izah ettim;Önce mahalleli olarak bizler nasıl bir katkıda bulunabilirdik-anlamaya çalıştım,ancak söz verenler olduysa da-fazla bir katkı yapılamadı,zaten varlıklı mahalleli de pek yoktu..Sadece merhum H.Abuzer TAŞAN; Cami inşaatı ikmal edilene kadar-maddi ve manevi olarak hep yanımda oldu;Bir işçi gibi gece gündüz inşaat sahasından ayrılmadı ve hatta tek tarlasını sattığında sıvacının  parasını da bizzat kendisi ödedi;Allah rahmet eylesin..

Ancak bu arada ilginç tatlı olayda yaşadık Dursun Abi Ve akabinde de Müftü Hocayla..

Bir gün yanıma geldi ve galiba “Camii” bitişiğindeki arsamıza doğru biraz kaymış dedi.. Sonradan anladık ki,birazdediği,meğer“200M2” civarında bir alanmış,Camiyi kıbleye uyduralım derken-farketmeden bitişiğindeki arsaya da kaydırmışız demek ki..

Dedim ki;Dursun Abi, arsanızı neden Caminin altına koymuşsunuz-ne mutlu o arsaya ki;Bizden habersiz gönüllü olarak Camiye tahsis ettirmiş kendisini?

Hiç kızmadı,sadece gülümsedi ve bu arsayı satmıştım,ölçtüğümüzdefark ettik;Neyse olan olmuş-Caminin işgal ettiği alanı-Camiye bırakalım,kalanı da satayım bari dedi..

Dediğini yaptık;Arsayı ikiye ifraz ettik ve 200M2 yı da Camiye hibe etti,Sevgili Dursun Abim-Allah razı olsun..

Camimizle ilgili bir hatıram da şu;Bazen,Yakın dostum da olan İl Müftümüz Mehdi BENER Hocayla Cami inşaatına bakmaya giderdik..Bir gün dedim ki;Hocam,galiba biz bu caminin ismini koyarken(Gerçi bir ara H Abuzer TAŞAR Amcaya;Hacı Amca Sen bu arsa sahibi merhum Said Ağayı tanır mıydın,nasıl bir insan dıdedim..İyi bir insandı,neyapacaksın?Camiye Onun adını vermek istiyorum da..Mahalleli Camiye Senin adını koymak istiyor kurban..Benim gönlüm ve ruhum Camiye yeter Hacı Amca,Sen bana Merhum Katırcı Said Ağa’dan bahset-nasıl bir insandı dedim.Benim Ağamdı Katırcı Sait Ağa,yıllarca yanında çalıştım,çokdürüstlüğüne,merhametli,temiz bir insandı-kimseyi incittiğine şahit olmadım,Baba gibi bir adamdı. İyi o halde Caminin adı -SAİD AĞACAMİİ olsun diyerek-Adını Müftülüğe bildirmiştim..Ancak Camiye, Said Ağaya yaren olsun diye;MerhumBediuzzaman Said-i NURSİ Hazretlerine izafeten “SAİD NUR CAMİİ” tabelasını hazırlatıp-astırmıştım..Sonradan hayırsız bir torunu gelip de tabelayı değiştirene kadar öyle kaldı..)adını yanlış koyduk dedim..

Neden,Sen bu ismi seçmedin mi;Hangi ismi koyacaktın ki?dedi..

Evet ben seçmiştim,ancak;Doğrusu“Rüşvet Camisi”olur,dedim..

Birden şaşırdı;O ne demek Halil Bey,dedi..

Hocam,maalesef bu caminin büyük bir kısmı;Rüşvet Parasıyla yapıldı-Bana verilmek istenen paralarla..

Seni biliyorum;Herkesin işini karşılıksız yaparsın-Senin(Bazı yoksul öğrencilerin iaşe ve elektrik/Su giderlerini bazı varlıklı insanlara-rica ederek ödettiğini biliyotum ama..) kimseden öyle haksız bir şey istemezsin-istediğini de duymadımki,nasıl olur..

Öyleyim ama, Sanki birileri-ya da ne bileyim-sanki gizli bir el benle işi olanları öyle yönlendiriyor;Ben de böylelerine , işinizin hiç bir engeli yok-aklınızdan hiçbir şeyi geçirmeyin diyorum,bu defa da hiç olmazsa-Caminize bir katkımız olsun diyorlar..Ben de istiyorsanız;Camiye demir ya da çimento-ne kadar istiyorsanız götürüp oraya bırakın,lakin nakit falan istemiyoruz,eğerkafanız rahat olacaksa diyorum..

Yani bu “Rüşvet” değil de nedir Hocam-Ben olmasam verirler mi hiç?

Maalesef insanımız öyle oldu;Sadakasınıbile,menfaatine payanda yapıyor-günümüz insanları Halil Bey,Allah yardımcımız olsun!Yapacak bir şey yok! dedi.

Evet

İşte bizim “Said Ağa” camimiz böyle yapıldı;Çok güzel ve şirin bir Cami de oldu,tabi “Taziye Evi” henüz yok-Bu ihtiyacı da Bodrum Kattaki-Kuran Kursuyla bahçede gideriyor mahalleli….

Her neyse..

Allah,bu araziyi bırakıp-hak dünyaya göçen merhumKatırcı Said Ağadan,Camiyi,yaptıkları arsa bağışlarıyla yapmamıza vesile olan değerli büyüğümDursun KUTLU Abime ile merhum eşindenve yine merhumMiAli AÇIKGÖZ ve eşidenve dahi hangi niyetle olursa olsunbağış yapan bütün hemşerilerimdende razı olsun;Taksiratlarını af etsin..

SON/SÖZ;

Bu gün, “Camiye” rüşvet verenlere de teşekkür ettim;HaCamiye,ha Allah’a vermişler dedim/Farketmez;Sonuçta O’nun evi-Allah af etsin Onları da..

Yani..

Söz ola Hak getire,Hak ola söz getire..

Evet..

Sevgili Hüsrev kardeş,Ben sözümü söyledim;Şimdi Söz Sende…

Taziye Evini yaparak;Dursun Abimin bıraktığı yerden “Said Ağa Külliyemizi” tamamla,Dursun Abim ve Saidlerle beraber beni de mutlu ve müftehir eyle..

Kolay gelsin..

Sevgilerimle..

 

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir