ŞEHİR VE ADAM YA DA BEL’DE BAŞKANLARIYLA MECLİS ÜYELERİ?

“Şehir,içinde canlıların-sahip oldukları geleneksel yapılarıyla yaşayarak,onu kendi özgün ve örgün iş ve işlevleriyle  beraber yaşatıp/geliştirerek anlamlı bir kültürel norm(Hayat biçimi) haline getirdikleri,başka kültürleri de etkileyen ve etkilenen,sürekli bir değişim/dönüşüme de açık;Uygar bir hayat alanı,

Adam da, o alanı akıl ve ferasetiyle,ilim ve irfanıyla,duruş ve eylemiyle,imkan ve ihsanıyla erdemliğiyle;İmar Ve inşa ederek-yaşatan ve Yaşadığı çevreye sunan çok özel bir kişiliktir.”

 REİS BEY.

 “Dediklerim; önce Bana,.sonra Sana”

 Sürç-i lisan’a “zail yolu göründü” tamam,

YALAKA’YA  sunmazsan “altın badeyi” amma.

Aklını basiret’e teslim edemezsen tam,

REİS’SİN;”kabul görür- her bir amelin” sanma..

 

Her Zat’a nasip olmaz, bil ki;  çıktığın makam

Ateşten bir gömlektir-kabul etmez hiç yama.

Nefsi aklın emrine verebilsen tastamam,

O zaman meydan okur,teslim olmazsın gam’a..

 

PEYGAMBERLİK MAKAMI olmuş bu makam’a nam,

Her zerre ve damlası sütre olsun ilzam’a.

Basiretin fevkinde dil’in kesmesin ahkam,

Önce KENDİNİ,sonra HALK’I uydur nizam’a..

 

ŞEHR-UL EMİNLİK’TEN nam, hizmetinden bin taam,

Al-sar ruhuna amma,  dikkat et intizam’a.

Attığın her adıma ayna tutunca avam,

Tam adaletle hükmet,zarar verme ahkam’a..

 

Bir kıl kadar arayla durur şeref ve ilzam

Makamının üstünde; bunu bil ve ALDANMA.

EMANET  EL’DE değil,.EHLİ’NDE bulur nizam,

Ara da EHLİ’Nİ bul. Daha fazla BUDANMA..

 

Gece-gün’e gebedir, günü kucaklar akşam,

Geç gelir, çabuk geçerPARLAK GÜNEŞ’E kanma.

Kör baltaya baş eğer en sağlam meşe ve çam,

Lakin MEYVELİ AĞAÇ yetişir her akşama..

 

TARAFGİRLİK PERDESİ olmasın gözüne ram,

Söndür nefs ateşini-kin ve garezi anma.

Kucakla her bir ferdi şefkatle buram-buram,

HİZMETE AMADE OL,BAŞKA YOLA DADANMA!!.

 

Fıtratın temiz ise, hiç korkma-sinmez haram,

Yine de tedbirli ol, RİYAKAR’A bulanma.

Etrafında pervane olup-GİYSE DE İHRAM,

Sakın ha! Elindeki ALTIN TAS’DAN sulanma.

 

ÇALIŞ! İşin görünsün- kalmasın yarım ve ham,

SEVGİ HALESİNDE kal– İKİ CİHANDA yanma.

Kaderinde ne varsa, o’nda olur izdiham,

Bu değil mi, HER ÖMRÜN ÜSTÜNDEKİ MUAMMA.??..

 

DOST NUSHU’YLA edilir DOST ‘A  “zehr-u zehrikram,

Gayesi; Can katmaktır DOST BİLDİĞİ ADAM’A..

NE MAKAMI ZELİL ET, NE O’NDAN DEVŞİR İDAM,

HAKK ADINA kulak ver bu figan-ı nidama!!

 

Asarı’nda görünür rütbesiyle HER ADAM,

Laf-u güzaf devşiren zom kafaya abanma.

Her sözüm doğru olup-Sana verse de ilham,

Mizanında tartmadan, bana dahi inanma..

 

Elimde değil, hoş gör; dilden döküldü meram,

DOST SÖZÜ ACI DERLER; Dinleyip de usanma.

Akameti görünce yine nüksetti yaram,

Yarama ” BİR PANSUMAN” zerk edip de uzanma

(İHB-24.Eylül.2004-ADIYAMAN)

 

Evet..

Şimdi “Şehir Ve Adam” yani Belde Ve Onu sevk ve idare etmek üzere-Belde Halkı Tarafından Seçimle- görevli ve sorumlu kılınan “Belediye Ve Başkanlarıyla Meclis Üyelerinin)olgusuna, yani-nasıl olması ve neyi,nerde,neden,nasıl,ne zaman kim ve ne adına yapması-gerektiğine bakabiliriz..

Şunu söylemeliyiz ki..

Beldeler/Şehirler-Kentler,her birisi kendi başına çok özel ve özgün bir akıl, eğitim,kariyer ve yeteneğin de üstün rol ve misyonu da gerekli ve şart kılan, çok çeşitli,örgün,yaygın ve yoğunluklu bir iş ve işlevi de içinde taşıyarak-uygulamak üzere hedef seçtiği toplumsal katmanlarına da sunmaya amade ettirerek-yansıtmak Ve onu mutlu ve umutlu eden ve bu vasfıyla da sürekli olarak;Bir Değişim Ve Dönüşüm Sürecine tabidir..Bu nedenle de, Belde, Şehir Ve Kentleri sevk ve idare etmek durumunda olan Yöneticilerin;Yukarıda dercettiğimiz ve çok büyük bir erdemliğin de-Akıl Ve Feraset ,Azim Ve Kararlılık,Eylem Ve Cesaretin de-çok özel ve özgün ehliyet ve yeteneğine “Ehil Ve Eminlik Vasfına”sahip olması gerekir..

Peki,çok özel/özgün Ve örgün ola bu kurumlar seçilenlerle atananlar/Yöneticilerle Ekibi böyle mi acaba-diye de düşünmek gerekmez mi?Çünkü,bir işin görev ve görevlisi varsa, onun mutlak bir hesap sorumluluğu da vardır ki;Hizmeti kaim ve daim,faydası da hayırlı ve bereketli olsun..

Eğer bir görevli yaptığı işin hesabını vermeyi zül sayarak vermez ya da vemekten kaçınırsa , ya görevinin gerçek rol ve misyonunu bilmiyor, ya da kendini bilmiyordur ki;Kendini ve görevini bilmenin-başka bir şey bilmesinin de ve yaptığı işinin de gereği ve yararı yoktur..

 Sanıyorum..

Son yıllarda,Belde Ve Yöneticileriyle ilgili konular-gerçek ya da yanlış- daha bir yoğunluklu olarak gündeme düşmeye ve kamuoyunu da uyarıp/ilgilendirerek-Rahatsız etmeye başladı.

Şüphesiz bu konudaki en büyük rahatsızlığı da,aslında -araştırmak,hesap sormak, gereğini de yaparak-kamuoyunu aydınlatarak telkin ve teskin etmekle-görevli olan;İlgililerle Yargı  erkinin garip sessizliği ve duyarsızlığı veriyor ki,sorgulanması gereken de asıl budur..

Zira,toplumun önünde olan/biten bir olay ve olguyu yok saymak;Toplumu yok saymaktır.

Çeşitli olay ve olgulardan dolayı,Bir Belediye Başkanı kendi isteğiyle görevinden istifa etmiş,ya da hiçbir suç istinat ettirilmeden türlü baskılarla istifa etmek zorunda bırakılmış ya da herhangi bir suç isnat ettirilerek görevinden alınmışsa-bana göre;Olası Toplumsal zem ve şaibelerin önlenmesi ile kamu vicdanının da tatmin edilmesi bakımından -her üç olay/insanını de-İlgililerle Yargı Erki gerek görmese bile- aklanmak üzere Yargı Kurumuna baş vurması ya da resen yargılanmaları gerekir..

Gördüğümüz kadarıyla-Gönüllü ya da gönülsüz istifalar daha çok Ak Parti’de yoğunluklu olarak gerçekleşiyor/gerçekleşecek,yine gördüğümüz ve göreceğimiz o ki;Çeşitli isnatlarla -görevden alınmalar da daha çok Muhalefet partileri/HDP Ve CHP’de olmuş ve olacaktır..

Olacaktır da,burada önemli olan-Tüm işlemlerin;Evrensel hukuk normuna/Hak ve adalete uygun olması,hak ve halk ihlalinin önlenmesi ile Yargı,Yargılananlar ve kamu vicdanının da mutmain olmasıdır..

Evet..

Yurttaşlar olarak istediğimiz-İsteyeceğimiz sadece budur!

Yukarıdaki tespitler ışığında;Biraz da olan/bitene ile olacak/biteceğe bakalım..

Ak partili bazı Belediye.Başkanı ve Meclis üyelerini anlamak gerçekten çok zor, mesela;Yeni Ankara Belediye.Başkanı,Belediye.E.Başkanı Melih.GÖKCEK’İN büyük bir hevesle-AOÇ’de-yaptırdığı ANKAPARK’INI iptal edip/3Milyar-TL’yi çöpe atmaya karar vermişmiş..Tıpkı Adıyaman Belediye Başkanı Hüsrev KUTLU’NUN, selefi/Necip BÜYÜKASLAN’IN yaptırdığı Otogar’ını satmaya kalkıştığı gibi.. Bereket versin ki bir alıcısı çıkmadığından;Vazgeçmek zorunda kaldı da sonunda hizmete açtı..
İyi de..
Madem ki beğenmeyecektiniz;Neden yaparak-Milletin parasını boşa harcadınız, Mademki-Projeyi Meclisinizden onayıp geçirerek-yaptınız, o halde;Neden yıkıp milletin zaten kıt olan parasını da çöpe atmaya çalışırsınız?Yok mu bunun bir bedeli;Ve kim ödeyecek bu bedeli diye de sormak gerekmez mi;Bu zat-ı mahsus muhteremlere??

Bir Belde ya da Belediyenin mevcut ve müstakbel icra ve ifşa görev ve sorumluluğu; Yani Sevk ve İdaresi,yani imkan ve ihsan hasleti,yani imar ve inşa eylemi,yani ilim ve irfan hasreti,yani mazi ve ati nusreti-sadece Tek başına bir Belediye Başkanından mı geçer sanırsınız? Ey Belediye Meclis üyeleri;Sizler de Belediye Başkanlarınız gibi halkın irade ve ianesiyle seçilmediniz mi görevlerinize-neden olan/bitene kuzu sessizliğiyle bakar müdahale etmez,hesap sormazsınız Ve Sizler ey Sivil Toplum Örgütlerinin Başkan Ve Yöneticileri;Sizler de görevlerinize aynı halkın-değişik katmanları tarafından-seçilerek-görevlerinize gelmediniz mi-Sizler neden-Bana değmeyen yılan bin yaşasın pısırıklığıyla- suspus olarak kendinizle beraber iradenizi de anlamsız bir atalet ve akamete mahkum ettirirsiniz,hangi hakla?

Yahu!

Yaşadığınız çevre-en az Belediye Başkan Ve Yöneticileri kadar-Sizden de sorulur!! Söküp/Attın üstünüzdeki atalet ve akameti;Atılıp/katılın çevrenizde olan/bitenin,sorun hesabını/kitabını,Sizleri seçenler bunu da beklemiyor mu Sizlerden??

Neden korkuyorsunuz;Sizin de veremeyecek hesabınız mı var ki-susarsınız?

SON/SÖZ;

Unutmayalım Ve Unutmayınız ki..

ÖMER’İ” Mahkemelerin-Adil Ve Adaletle Hak devşiren- büyük kapıları –Belediye Başkan Ve Encümenlerine açık olduğu gibi,Herkese Ve Sizlere de açıktır;Hem de ardına kadar-bunu bilesiniz..

Sevgilerimle…

 

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir