Seni Nerede Bulayım

Bir arkadaşla sohbet ediyorduk.

“Bu ülkede siyaset yapma biçimi değişti.” Dedi.

Nasıl, dedim.

Eskiden liderler, parti yöneticileri siyaset yapardı, şimdi, siyaseti halk yapıyor.” Dedi.

Meseleyi biraz açmasını söyleyince;

“Siyasi Parti toplantılarına gidin, görürsünüz.” Dedikten sonra sözlerini sürdürerek, “AKP toplantılarına gidin orada Saadet Partilileri, MHP toplantılarına gidin orada İYİ Partilileri, HDP toplantılarına gidin orada CHP’lileri görürsünüz.” Dedi.

Bu sözler beni düşündürdü; arkadaşım haklıydı.

Bu durum aslında “kararsız oyların” neden bu kadar fazla olduğunu da izah ediyordu.

Siyasi partilerin geçmiş dönemlerde olduğu kadar “kemik oyları” yoktu artık.

Partiler arasında bu kadar yoğun geçiş genlik varsa kimin yanında ne konuşacağına dikkat etmek gerekir.

Siyasi partiler arasında böylesine kaygan zeminlerin olması uğruna birçok şeyi feda ettiğimiz “yönetimde istikrarı” da tehlikeye sokuyor.

Böyle bir durumun oluşmasına etki eden birçok faktör var elbette; bunlardan bazıları okuma oranı düşük bir toplum olmamız, görsel medyanın hayatımızda gereğinden fazla yer edinmiş olması, “bireyselleşmeyi” pompalayan serbest piyasa ekonomisi, tüketimi pompalayan kapitalist anlayış, halkın politikacılara olan güvenin azalmış olması sayılabilir.

Kaygan zeminin hazırlanmasına yol açan etmenlerden biri de siyasetçilerin her konuda ve gereğinden fazla konuşmalarıdır.

Siyaset kurumu olarak, basın olarak daha alacak çok yolumuz var.

Kurumları oturmamış bir ülke görüntüsü birçok insanı olduğu gibi beni de üzüyor, maalesef.

Bu Haberi Gördünmü!

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol …