Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz.

Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol açabilir.

Yalnız yanıcı olan şeyler değil, otomobiller, insanlar yanabilir, davranışlar rayından çıkabilir.

Toplumsal bir bozulma yaşanıyor, dayanılmaz hale gelen sıcakların bu duruma ne oranda katkısı var bilemiyorum.

Kanı ısınıyor, kaynıyor insanların.

İnsanlıklarını yitirmişçesine kadınlara saldırıyor, çocuk kaçırıp öldürüyorlar.

Henüz yoğunlaşmadı ama yakında anız yakmalar başlayacak; adeta toprağı kızartacak, toprağı vatan edinmiş tüm canlıları kavuracaklar.

Bir duman yayılacak semalara.

İşlenen bu ekolojik cinayete, yetkililer beyanat vererek müdahale ediyorlar. Söylenen sözler, anız tarlalarından yükselen kara dumanın içerisinde dağılıp gidiyor.

Dünyaya, tabiata, insanlığa yazın kavurucu sıcakları mı, kışın dondurucu soğukları mı daha çok zarar veriyor, karar veremedim.

Ama sıcakların beyin ve kanın ısısını yükseltip damarlara sığmaz hale getirdiği kesin gibi görünüyor.

Soğukların sebep olduğu hastalıklar sıcakların sebep olduklarından daha az.

Yaz gelsin, bir derede, suyun şırıltısının eşliğinde piknik yapıp sofra kuralım hayali, kayalardan yansıyan kavurucu sıcaklarla bir işkenceden öteye gitmiyor maalesef.

Sıcaklar herkesi etkilediği gibi, beni de etkiledi/etkiliyor. Bu nedenle ilginizi canlı tutacak yazılar yazamaz oldum.

Bunun nedeni, kavurucu sıcaklar mı, uygulanmakta olan OHAL’in oluşturduğu iklim mi ona da karar veremedim.

Bu Haberi Gördünmü!

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa …