ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/ZAMANIN RUHU?

ZAMAN

“Gelsin beni kuşatsın ”zamansızlık tüneli

Alsın ruhumu gitsin Orada “Rahmet Eli”..

 

Güneşin kavuştuğu her alem’de görünür,

Gece ve gündüzüyle hayatın örtüsüdür,

Su misali akarken bin bir şekle bürünür;

Göründüğü her şekil; Bir kader törpüsüdür..

 

ZAMAN, ömrün üstüne asılmış sermayedir;

İster uykuya hasret, ister dopdolu yaşa.

“Yaşadığın her anın gerisi hikayedir;

Rüyalara dalıp da-başını vurma taşa..”

 

Kır!Seni senden alan şu gaflet uykusunu”,

Uzanıver hasletle insanlık kulvarına.

Kur!Aklın himmetiyle bir Rahmet kuyusunu”,

Sunuver “HAKK DOSTU’NA” çarpmadan duvarına.

 

Her anın her zerresi bir işin mecrasıdır;

Sar o’nu yüreğinle; aklın ve hevesinle.

“Unutma ki!Yeryüzü ”imtihan” mezrasıdır,

Kuşat onu sevginle/ ısıt son nefesinle.”.

 

Yaklaşıver insanın en ince damarına,

Zerk’eyle “erdemliğin” büyülü iğnesini.

“Ne tüket hasretini, ne de bırak yarına;

Çıkarma kulağından  basiretin sesini”..

 

Geçen an geri gelmez, beyhude israf etme;

İsraf etme aklını/ömrünü ve ruhunu…

Çalış,didin ve üret, yarım bırakıp-gitme;

Yaptığın iş kuşatsın her zamanın sonunu”..

Meçhul değil, aşikar!Görebilirsen eğer;

Ufkunda “O Varlığın” emsalsiz akışı var;

“İdrak edersen O’NU, iki cihana değer;

Her varlığın üstünde “O’NUN bir nakış’ı var”.

 

Yarılsın yer, çöksün gök! Kıyametin adına;

Gelsin beni kuşatsın “zamansızlık tüneli”.

Çöksün başıma çöksün! Ömrümün miadına;

Alsın ruhumu gitsin!Orada “RAHMET ELİ”..

(İHB-03.Haziran.2005-ADIYAMAN)

YILLAR GEÇTİ..

Ömrümün menzilinde yaş geldi elli beşe;

Yürekten yaşamadım ne bir zevk, ne bir neşe.

Beni tarumar eden; Her anı dert ve kahır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe.

 

Kalbime aşk ateşi, nefis ve muhabbeti

Nakş ederek-doladı boynuma “EMANETİ”;

O emanet yükünden; Daha zor daha ağır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe.

 

Rotasız, pusulasız sessiz bir gemi gibi,

Bir meçhul’e atarak benim gibi garibi,

Gafletimin üstünden kayarak; ağır- ağır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe.

 

İsyana hiç gerek yok! zaman bu, gelip gider;

Zamanın girdabında ruhum oldu derbeder,

Figanınla ey! Gönül; Şimdi bağır ve çağır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe

 

Alnımda ki çizgiler şahidi hasretimin

Dilimde ki ezgiler zahidi hasletimin;

Geç geldi, çabuk gitti; Artık yansa da bağır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe

 

Sermayem tükendi ah! Boşa geçti bir hayat;

Ne ektim ki biçeyim, nefsimde mi kabahat?

Aklımı kuşatarak; beyhude ve tam takır;

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe

 

 

Nefsimin günahından dökülsün nedametim;

Yüreğimi sararak-yükselsin ferasetim,

Beni bana döndüren; çileli, kör ve sağır,

Hiç yaşanmamış gibi, yıllar geçti peş- peşe

 

(İHB-KASIM 2006-Adıyaman)

 

 

YILLAR-2

Baharın da rengi başka olurmuş;

Şu ömrün üstünden yıllar geçtikçe,

Akıl haya eder,izan dururmuş;

Yılların kadrini nefis biçtikçe..

 

Bir fan-ı seyyare dünya dediğin;

Ne mülkü senindir,ne de yediğin,

Baki bir ibrettir sonsuza değin,

Alnının terini emek serdikçe..

 

Eşref-i mahlukat,dört yanı mamur;

Özü çamur kul’un-yoğrulmuş hamur,

Ruhu mesrur olur,gözleri mahmur;

Kul kendi içinde-Hakkı bildikçe.

 

Zaman hayal lakin,ibreti gerçek;

Bedenin üstünden gelip-geçecek,

Bazen rahmet,bazen zahmet biçecek;

Dünya menziline doğru döndükçe..

 

Yılların her anı bir başka hayret;

Bir yüzü gayret,bir yüzü fetret,

Eğer aklın varsa ibretle seyret;

Ruhun an’ı yudum-yudum içtikçe..

(İHB/Şiir Pazarı Şiirleri-1/3 Şubat 2018 İst.)

 

KADER

“Sığındığın denizde bir balık yutar Seni,

  Kaçındığın kıyıya yeniden atar Seni..”

 

Kal-u bela’dan beri Kalem-ı Kadim ile;

Her varlığın üstüne nakşolunmuş muteber,

Şek yok, hiç şüphe yok ki-itiraz etsen bile;

Attığın her adımda karşına çıkar “KADER..”

 

Biraz “cüz-i irade” idrak’a sardırılmış;

Sen onunla yolunu bulduğunu sanırsın,

Gözlerindeki perde birazcık kaldırılmış;

Ne kadar zorlasan da,”aklın kadar”tanırsın..

 

Rotası çizilmiştir! Kader yolu’nda ömrün;

Bildiklerin senin se,bilmediklerin kimin??

İster aklınla yaşa, ister nefsinle sürün;

Vicdanın sesi derki; “Hayr ile şer” HAKİM’İN..

 

Varlığını yel alır “hüsnünle su-i zan’ın”;

Bu “zaman tüneli’nin” girdaplı kulvarında,

Zira çok aciz kalır; “Akıl ile İzan’ın”,

Bindikleri “kaderin” tecelli duvarında..

 

İsyana hiç gerek yok! “Ömrün her mevsiminde

Bazen zulüm, bazen de şefkat tokat’ı yersin!”

Kaçsan da, kaçmasan da; “Solan her bir resminde

Cilvesi’ni görünce, eyvah!Kaderim dersin..

 

Her cilvenin üstünde, “sırlarıyla” gizlenir;

Tarife gelir fakat, varlığı kalır meçhul.

Kim diyorsa ki;KADER, İZLENİP/DİZGİNLENİR,

Varsın peşinden koşsun!Ne para versin, ne pul..

Bu Haberi Gördünmü!

SAPMAK,SAPIK VE SAPIKLIK..

YAZ! “Önce akdut,karadut-Urmud’uyla gelir yaz; Sonra sarar bir umut;Çıkar karpuzla kiraz, Başaklar sarardıkça,ūzūmū sarar bir …