“Şiir sözün öz’üdür”!

ŞİİR PAZARI

(Yol-Çakıl Taşları-Gölgeler-Hazan-Bir Demet Hayat-Gün 24 Saat)

 

ŞİİR

 

“Şiir karın doyurmaz”

Bilirim…

 

“Şiir sözün öz’üdür”!

Şiir;

Ad’ı gibi,

Yad’ı gibi,

Bad’ı gibi,

Tad’ı gibi,

Şad’ı gibi,

Miadı gibi,

Sözün öz’üdür,

Bilirim..

 

“Şiir edebin göz’üdür”!

Şiir;

Mıraz’ı kadar;

Niyaz’ı kadar,

Araz’ı kadar,

İcaz’ı kadar,

İkaz’ı kadar,

Avazı’ı kadar,

Alaz’ı kadar,

Edebin göz’üdür

Şiir kalbin yüz’üdür”!

Şiir;

Naz’ı seren,

Haz’ı seren,

Faz’ı seren,

Yaz’ı seren,

Güz’ü seren,

Ayaz’ı seren,

Alaz’ı seren,

Kalbin yüzüdür,

Bilirim..

 

Şiir gönlün söz’üdür”!

Şiir;

Aşk’a dair,

Meşk’e dair,

Eşk’e dair,

Köşk’e dair,

Bakış’a dair,

Akış’a dair,

Nakış’a dair,

Gönlün söz’üdür,

Bilirim..

 

Şiir nefsin haz’ıdır”!

Şiir;

Heva’sı için,

Deva’sı için

Sefa’sı için,

Cefa’sı için,

Vefa’sı için,

Hava’sı için,

Şifa’sı için,

Nefsin haz’ıdır,

Bilirim..

 

“Şiir ruhun naz’ıdır”!

Şiir;

Var’ı gizli,

Yar’ı gizli,

Zar’ı gizli,

Nar’ı gizli,

Şiar’ı gizli,

Şuur’u gizli,

Kulvar’ı gizli,

Ruhun naz’ıdır,

Bilirim..

 

Şiir şairin avaz’dır”!

Şiir;

Öz’e aşık,

Göz’e aşık,

Yüz’e aşık,

Söz’e aşık,

Haz’a aşık,

Naz’a aşık,

Giz’e aşık,

Ol’a revan,

Yol’a revan,

Kul’a revan,

Hal’e revan,

Dil’e revan,

İl’e revan,

Kül’e revan,

Şairin avaz’ıdır,

Bilirim…

 

Şiir şuur’unsac’ıdır,

Sancıdır,

Baş tacıdır;

Acı’dır-Ruhun ilacıdır,

Bilirim

 

Şiir ” Karın doyurmaz”!!

B i l i r i m-bilirim-bilirim…(İHB-25.Ekim.2008-ADIYAMAN

 

ŞAİR

Şair iflah olmaz,

Bilirim..

Şair;

Adı gibi,

Tadı gibi,

Badı gibi,

Yadı gibi,

Şadı gibi,

Muradı gibi,

Miadı gibi, iflah olmaz;

Bilirim-bilirim..

 

Şair’in yarını olmaz;

Bilirim..

Şair’in;

Anı kadar,

Kanı kadar,

Canı kadar,

Şanı kadar,

İzanı kadar,

Cananı kadar,

İmanı kadar, yarını olmaz;

Bilirim,bilirim..

 

Şair rahat durmaz;

Bilirim.

Şair;

Bili ile,

Eli ile,

Dili ile,

Yeli ile,

Seli ile,

Emeli ile,

Ameli ile rahat durmaz;

Bilirim,bilirim..

 

Şair’e gem vurulmaz;

Bilirim..

Şair’in;

Oluşu için,

Duruşu için,

Soruşu için,

Kuduruşu için,

Vuruşu için,

Yoruluşu için,

Yok oluşu için gem vurulmaz;

Bilirim,bilirim..

 

Şair sızıp/ uyumaz;

Bilirim..

Şair;

Aşk üstüne,

Meşk üstüne,

Eşk üstüne,

Misk üstüne,

Mask üstüne,

Raks üstüne,

Köşk üstüne sızıp/uyumaz;

Bilirim-bilirim..

 

Şair’in derdi sorulmaz;

Bilirim..

Şair’in;

Saz’a dair,

Haz’a dair,

Naz’a dair,

Hız’a dair,

Koz’a dair,

Ayaza dair,

Avaz’a dair derdi sorulmaz;

Bilirim-bilirim..

 

Şair Çile’siz olmaz;

Bilirim..

Şair;

HAKK’TAN yana,

Halk’tan yana,

Hulk’tan yana,

Şirk’ten yana,

Sulh’tan yana,

Mülkten yana,

Ahlak’tan yana çile’siz olmaz;

Bilirim-Bilirim..

 

Şair’in teri soğumaz;

Bilirim.

Şair’in;

Hasret yolunda,

Haslet yolunda,

Vuslat yolunda,

Hizmet yolunda,

Zahmet yolunda,

Rahmet yolunda,

Ahmet yolunda teri soğumaz;

Bilirim-bilirim..

 

Şair “doğru’dan” şaşmaz;

Bilirim..

Şair;

Kafa’ya ait,

İfa’ya ait,

Sefa’ya ait,

Cefa’ya ait,

Vefa’ya ait,

Mushaf’a ait,

Mustafa’ya(ASS.)ait “doğru’dan” şaşmaz;

Bilirim-bilirim..

 

Şair şiir’in nar-ı şuurudur;

Bilirim..

Şair;

Narlığı’yla,

Darlığı’yla,

Havarlığı’yla,

Pirliği’yle,

Birliği’yle,

Varlığı’ylaşiir’in şuuru,

Şuurun nar-ı şiarıdır;

Bilirim-Bilirim..

 

Şair iflah olmaz;

Bilirim..Bilirim..Bilirim.

(İ.Halil BAYRAM-10.Kasım.2009-ADIYAMAN)

 

BAHAR..

“Nev/baharda erimek;Bir Ben’de var,Bir Yar’da,

Bir Kar’davar,BirNar’da;Bir de Havar’da vardır..”

 

Bahar gelmiş dediler, dedim benim neyime
Mevsimlerin içinde Hazan benim mevsimim,
Ömrümün azgın devi ateş vermiş elime,
Karelere sığmıyor artık hiçbir resimim..

Yüreklerin içine hapsedilmiş hasletler;
Ciğerleri dövüyor nedamet ve eyvahlar,
Gözlerin mihverinde tükeniyor hasretler;
Bir daha dönmeyecek!Kabre giren Seyyahlar..

Ufkumun ötesinde açılıyor bir boşluk;
Nerde hayat iksiri-hani dosdoğru hatlar?
İdrakleri sarıyor ebedi bir sarhoşluk;
Bir türlü geçmiyor ah! Dakikalar-saatler..

Bir gaflet çukuruna kurulmuş salıncaklar;
Üstünde divan durmuş putlara baş eğenler,
İnsani erdemlikten nasipsiz insancıklar;
Eğilince!
Sökülür inandığım değerler..

Çaresi yok! Sürecek bu ebedi yolculuk;
Vuslata amadedir yapılan her merasim,
Gönüllerde göverir o ebedi sonsuzluk;
Kalbe çile düştükçe her yılda-her dört mevsim..

Hiç yaşanmamış gibi bütün eski hayatlar;
“Azat etmeye mahkum edilmiş ruh-u cismim!”
Acılara gebedir bildiğim hakikatler;
Bir gün anılmayacak!Senin Ve Benim ismim..
(İHB/Şiir Pazarı Şiirleri-15 nisan 2005/Adıyaman-28 Mart 2016/Datça)

TÜTÜNCÜLER..
Eskiden;
Jandarmalar dağ başlarını,
Kolcular köşe başlarını tutardı,
Ölüm kol gezerdi-ENSELERİNDE;
Sıtmaya razı edilirdi yürekleri!”
Tütüncülerin..

Oysa ki-Tütün!
Adıyamanlılar için;
Barıştı-Kardeşlikti-özgürlüktü,
İşti/Aştı- ekmekti, suydu-havaydı,
Var olmaktı;
Nasırlı ellerinde tarlaya kırpılan bir umuttu ,
Bebelerin ağzındaki süttü/katıktı,
Alın terlerini hasada çeviren bir yolculuktu
Hayatlarında..

Oysaki-Tütün!
Adıyamanlılar için;
Traktördü, Pulluktu, Çiftti-Çubuktu,
Oğul/kız, Gelin/güveyde dondu/şalvardı,
Düğün-dernekti, zılgıt-halaydı,
Okuldu, eğitimdi, çalışıp-üretmekti,
Uygarlığa uzanan bir ışıktı/aydınlıktı
Ufuklarında..

Narh koyup aldılar ellerinden;
“kestiler hayat damarlarını!”
Tütüncülerin..

Şimdi;
Jandarmanın yerine Polisler,
Kolcuların yerine Maliyeciler
Sokak başlarını tutuyorlar,
Ekmeğini alıyorlar ellerinden;
Karartıyorlar ufuklardaki umutlarını,
“Hayat Ve Uygarlıklarını!?”
Tütüncülerin..

(İHB/Şiir Pazarı Şiirleri/18.Ağustos.2014/DATÇA)

 

MAVERA

Şu “NEFSİ” kırabilsem-“AKLINI” sökebilsem;
MECNUN’UN ÇÖLLERİNE TAKIP-BAĞLAYABİLSEM;
Yıllarca aç ve susuz-yıllarca sine üryan;
Leylanın hallerine bakıp ağlayabilsem..

Kör/Sağır “BİR DÖNGÜYE” tutsak olmuş insanlar;
Zindanlarda sönüyor erdemlikler-İhsanlar,
Ne başta akıl kalmış, ne aklında bir izan;
Keşke “GÖNÜL TELİNE” sürünüp-değebilsem..

Yaratılış Sırrını idrak etmezse eğer;
Kulun “Dünya Hesabı” saçılır-yere değer,
O zaman Yer/Gök inler-AKİM KALIR İMTİHAN;
Ah! O zaman “RUHUNA İBRETİ” çakabilsem..

Nefislerden tüttükçe zulümler-kabahatler;
Mazlumların gönlünden savruluyor hayatlar,
İzansız “ALİMLERDEN” küsüp/kaçarken irfan;
Onun ilmini tutsam “İNSANA” sağabilsem..

Dünyanın sultasına tapındıkça gönüller;
KAVRULUR HAZANINDA/BAHARA MEFTUN/GÜLLER,
O an “BEN’DE” boy verir “CÜRMÜ BÜYÜK” bir isyan;
Tufan olup yağsam da-şu zulmü boğabilsem..

Şimdi DİN “RİYAKARIN LİMANINDA” derdesttir;
MÜBELLİĞİ bigane-CEMAATİ-sermesttir,
Seraptır artık bana “HAKKI SÖYLEYEN” lisan;
CEHENNEME yalnız ben-Yalnız “BEN” sığabilsem..

Kalır mı ki “CENNETİN” bir tadı ve miadı?
İçimde “UKDE” kalsın! “RABBİMİN O VAADİ”,
VUSLATIN aşkından-Ah! İçim/dışım perişan;
Hazır ol“EyMAVERA!”; Ölürüm-doğabilsem..

İHB/Şiir Pazarı Şiirleri/04 Haziran 2013/İstanbul)

Bu Haberi Gördünmü!

YEŞİL ELMAYI ARAMAK?

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya  (Yeni güne uzanan/Eski bir yazı  “Bana göre/Ak partisi;Osmanlı’nın kurmak istediği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir