Siyasette Didişme

 Havalar yumuşadı, ısındı.

Havalarla beraber siyasetin de harareti arttı.

Siyasiler, projeler açıklayacaklarına, hizmette yarışacaklarına toplumun ahlaki değerleriyle örtüşmeyen bir dil kullanarak biri birlerini suçluyor, ocu, bucu olmakla itham ediyorlar.

Herkes, bütün yetkililer ziyaretler gerçekleştiriyorlar.

Şu kişi şunu, falancası bu kurumu ziyaret etti gibi haberler gazete sütunlarını süslüyor.

Üretken bir toplumun oluşması için çaba sarf eden yok gibi.

İnsanların çoğu, devletin dağıttığı sosyal yardımla geçiniyor yani dağıtılan sosyal yardımı kendisine yeterli bulan insan sayısı çok fazla.

Adıyaman, işsiz sayısında önde gelen illerden biridir.

Bu kadar çok işsiz insana rağmen organize sanayi Bölgesinde faaliyette olan birçok fabrika, oraya buraya astığı afişlerle işçi arıyor.

Bir toplum üretmiyorsa, katma değer yaratmıyorsa bir yerlere varması mümkün olmadığı gibi, başka ülkelerin sömürgesi olmaktan da kurtulamaz.

Hatırlarım, birçok insan da hatırlayacaktır; bu ülke bir zamanlar genç emekliler cennetiydi.

On altısında işe başlayan bir kadın otuz altısında, erkek kırk yaşında emekli oluyordu. Oysa otuzlu, kırklı yaşlar bir insanın en üretken, en verimli olduğu dönemlerdir.

Birçok insan, bildik tanıdık birçok insanı, hatırlı kişiyi devreye koyarak iş sahibi olmaya çalışır ve iş sahibi olduğu zamanın üzerinden bir yıl geçmeden erken emekli olabilmenin yollarını aramaya başlardı.

Siyasi kaygılarla, böyle bir arayışa girenlere göz yumulur ve hatta hatırlı birilerini tanıyorsa yardımcı olunurdu.

Bütün bunlar ülkenin ekonomik dar boğaz yaşamasına neden olurdu.

Siyasetle şahsen kendisinin ya da bir yakınının ilgisi olmasa da insanlar siyaset kapısından ayrılmıyorlardı.

O zamanlarda da siyasilerin en çok ve en iyi yaptıkları şey karşılıklı didişmekti.

Bence didişmeyi bırakıp yeni, makul ve sürdürülebilir projeler üretmek lazımdır.

 

Bu Haberi Gördünmü!

Çok Şeyler Olacak

Neyi anlatsam bilemiyorum. Bir yanda canımızı acıtan ekonomi, öte yanda yaklaşan yerel seçimler ve siyasilerin …