SU’YUN HİKMETİNDEN ADIYAMAN’IN İRONİK MUCİZESİNE/1..

 “İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış!”

SU..

Hak İlmi’nden“Nur-Su olur” dokunur;

İdrak “Su’ya”’, “Su” idrağaaşıktır,

Kuran olur; Ayet-ayet okunur;

Burak “Göğe”,” Gök” Burağ’a  aşıktır!

Su hayattır!denilmiş..

Doğrudur,Su hayattır hem de kainattır,çünkü;Mana ile maddeyi kendinde toplamış..

Bu öylesine nurlu bir rahmeti manadır ki-Allah’ın kadim ilminden hasıl olarak- Onun ol! Emriyle,Manaya da anlam veren- Maddeyi oluşturmuş..

Lakin..

Bize gelen yoğun-Hemşehri Mesajlarına göre, Adıyaman,Bu (Kurban)bayramına da;Sudan yani hayattan mahrum olarak girmiş..

 Diyorlar ki!

Nerde Adıyaman’ın basın/yayın organları,nerde (O) ahkam kesen Yazar/Çizeri;Neden-dört bir yanı suyla çevrili Adıyaman’ın bu kadim çilesini gündeme taşımaz-Kent Yöneticilerini de uyararak-Derdine derman aramazlar?

Evet..

Özetle  böyle diyorlar..

Demesine diyorlar da,sanıyorum bunların bir çoğu-Siyasetçilerle Kent Yöneticilerine karşı “Yalakalıkla” yanaşıp/yılışmayı da kendine meslek seçmiş eksantrik güruhtandır ki;Bu/Kıçı kırıklar her sıkıştıklarında-Bize bu nüsh-u nasihayı eder ve arkalarından da-Kent’i sevk ve idare etmekle görevli olanlara demediğini bırakmazlar da ancak-Onlarla karşılaştıklarında, sahibine kuyruk sallayan “Köpekler” misali yılışıp/durarak-Gün görmemiş övgülerini de yine-Onlara karşı serdederler..Zaten,Bence Adıyaman’ın-Su’dan da önce acil bir tedaviye  muhtaç en büyük derdi de-Kurutulmayı bekleyen ve insanını da insanlıktan çıkaran asıl bu, beraberinde ahlaki bir erozyon ve çöküntüyü de getiren/yerleşik- Riyakarlık bataklığıdır ki; Bunu,elini vicdanına koyan her Adıyamanlı ile beraber,zahmet edip/Gazete okumaz,olan biteni bilmez/anlamaz bu (İki yüzlü)Bağnaz ve Yalaka güruh da bilir aslında..

 Bu nedenle de,ben bugün burada mevcut Belediye Başkanına falan bir şey demiyeceğim; Dün’ün-Mazide kalmış ve artık bir çok insan tarafından da unutulmuş,ibretli bazı olgu ve olaylarına kapı aralayarak “Ona” anımsatmaktan başka..

O halde..Asıl konumuza dönelim;Dün’de neler olmuş, hangi imkanla neler yapılmış,bugüne nasıl ve hangi imkansızlıklar-İmkana dönüştürülerek gelinmiş-ona bakalım ..

Adıyaman Belediyesinde(1972’de-Fen İşleri Sorumlusu olarak) göreve başladığımda,kent merkezi henüz (30 Bin nüfuslu)büyük bir köy görünümündeydi ve buna bağlı olarak;Belediye de başta yönetim mekanlarıyla hizmet kadrosu ve mali durumu olmak üzere-halkın hizmetine sunacak her türlü araç /gereçle (sosyal/kültürel ve teknik) altyapı hizmetinden de yoksundu.

Yani..

Belediyenin,Ne kendi işine,ne de Halk’ın yararına açabileceği doğru/dürüst bir idari, sosyal ve kültürel hizmet mekanları ne de kadrosu ile hizmet ekipmanı pek yoktu;Sahip oldukları, da ya çok eski ya da yetersiz ve sağlıksızdı..

Mesela..

-Eski hizmet binasından başka doğru/dürüst iş ve hizmet üretecek bir yönetim binası,atelyesi ile ulaşım ve iletişim hizmet ağı yoktu,

-Kırkgöz deresinden temin edilen(Birkaç bin abonelik) içme suyundan başka bir(İçme Suyu)kaynağı yoktu,

-Harharelektrik santralındanelde edilen çok sınırlı ve bu nedenle de/Şehir merkezindekiAbonelerine/elektriği ancak dönüşümlü verebilen bu elektrik üretim merkezinden başka da bir (Elektrik/Enerjisi)kaynağı yoktu,

-Merkez’deki (3-5)Mahallenin yararlandığı-Eski bir şebeke dışında sağlıklı bir Kanalizasyon şebekesi de henüzyoktu,

-İmamağa Mahallesindeki Şehir Parkı dışında,halkın yararlanacağı çocuk bahçesi, oyun alanı, park/dinleme alanları falan da yoktu..

Peki neyi vardı?

Bir Belediye Başkanı(Rahmetli Mithat GÜRLEVİK),Ben dahil(3)Müdür(Fen İşleri,Muhasebe ve Yazı İşleri)ile(3/5)Amir,(20/30)Memur,(40/50)işçi Ve (8/10)odalı bir hizmet binası,küçük bir Atelye,(1)Mezbahane Belediyeye yakın (500M2’lik) Bir Sebze Hali ve Kasap pazarı ile o sırada henüz inşaatına yeni başlanan (1)Soğuk Hava Deposu,(1)Sinema Salonu ile Şehir İçme suyu/Gürlevik İsale hattı inşaatı Ve İller Bankası tarafından hazırlanmakta olan Şehir İçme Suyu/Şebeke planı..

-Bir de;Başkanın(Bir Almancı/İşçi tarafından hediye edilen)MakamOtomobili,(1)Pikap,Fen İşleriyle Zabıtanın müşterek kullandığı(1)Cip,eski/püskü(3)Kamyon,(1)Çöp traktörü,(2)Arazöz ve sanıyorum Temizlik hizmetinde kullanılan(1)adet de Merkep vardı..

Ha bir de;Haftalık Bayrak Törenleri için,Cumartesi günleri,Belediyeden Vilayet Binasının önüne kadar giderek-Göndere Bayrak çekip,Pazartesi Sabahları da indiren karma(Birkaç Belediye Memuruyla Sivillerden) oluşan (1)Bando ekibimiz de vardı..O kadar..

Evet..

Belediye adım attığım sıralarda,Belediye’nin sahip olduğu hizmetsel kadro Ve ekipmanı ile maddi kaynağı bunlardan ibaretti..

Tabi ki,O günlerin Adıyaman’ı adeta yeşil bir örtüyle kaplıydı;Dör bir yanı bağlarla,bahçelerle, yemyeşil ağaçlarla çevriliydi ki,bahçelerin tamamına yakın bir kısmı da(Adıyaman’ın Merkez kırsal alanını kuzeyden güneye doğru yüksek debisiyle(4/5)koldan yarıp/akarak beslediği) Belediyenin  kontrol edip/yönettiği su geverleriyle sulanırdı ki,sanıyorum Yeşil Adıyaman” adı da, bugün artık esamesi okunmayan bu “Eski Geverlerden” yadigardır..

“Eski” dedim de,”eskiden” beraber çalıştığım”Eski Belediye Başkanları” da hatırıma geldi..

Mesela..

“Rahmetli/Mithat GÜRLEVİK, Mustafa KOCATÜRK Ve Mehmet ERDEM;Bunlar Adıyaman için ne yaptılar,yaptıklarıyla ne anlama geliyorlar,ya da Bende nasıl bir iz bıraktılar diye”.

Çünkü..

“Bunları, yaptıkları ya da yapamadıklarıyla bilmezsek;Sonradan gelenleri asla bilemeyiz..”

Yani..

“Dününü ve nerden geldiğini bilmeyen,ne bugünü ve durduğu yeri,ne de yarınını ve nereye doğru gideceğini de asla bilemez..”

Zaten..

Bu sütunda dün’e ve dündeki kıt imkanla olan/bitene bir kapı aralamamın nedeni de;Bugünü, sahip oldukları bol imkan ve ihsanla geniş mekan ve yetişmiş kadrolarıyla her türlü modern araç/gereç Ve ekipmana rağmen-adam gibi yönetip/şekillendiremeyenlere-dünü ve dünde olan/biteni hatırlatarak, (Onları,içinde bulundukları kısır döngülerinden beslenen atalet Ve akametlerinden kurtarmak ile Görevli Ve Sorumlu oldukları kendi asli hizmet alanlarına)  yönlendirip/yoğunlaştırmak için değil midir?..Bundan başka bir amacımız yoktur!!

O halde..

Dün’ü anımsayıp/anımsatmaya devam edelim..

1-Mesela(Mithat GÜRLEVİK)..

-Dün’le ilgili derler ki!Belediye Başkanı Mithat GÜRLEVİK, Gürlevik İçme suyu kaynağına etüt raporu hazırlayan teknik heyetteki bir Mühendisin-olumsuz gördüğü için-Rapora itiraz şerhini koymak istemesi üzerine,önce yakarıp yalvarmış,kesin kararlı olduğunu anlayınca da-onu tokatlamaya başlayarak(ZORLA) kabul ettirmiş..

-Yine derler ki!Mithat GÜRLEVİK,Berberinde İçme Suyu isale hattı inşaatı alanına gittikleri bir Mühendisin-ayağının çamura battığını görünce;Cebinden hemen Mendilini çıkararak, eğilip/ayakkabılarını silmiş..

Evet..

Ben,Bu her iki olayı da bizzat;İşin Müteahhit’i  ile İşçilerinden de dinlemiştim..

Ve şunu da bizzat yaşadım..

O günleri yaşayanlar bilir ki!

Adıyaman,tıpkı bugün olduğu gibi-Eylül/1973 yılına da büyük bir kuraklık Ve Susuzluk içinde girmişti.Sadece-KırkgözMenbasından gelen Şehir İçme suyu zaten sağlıksız ve yetersizdi ve üstelik kuyulardan da sular çekilmişti;Elimiz/kolumuz bağlanmıştı,ümitsiz bir arayış içinde ne yapacağımızı da bilemiyorduk..

Kısa bir süre sonra odacı yanıma geldi ve kulağıma,Abi,Reis Bey Seni çağırıyor!dedi..Hemen kalkıp/gittim yanına ve baktım ki Makamında-yabancı olduğunu düşündüğüm iki kişiyle masasına sermiş oldukları bir plan üzerinde tartışıyorlar..Beni görünce,gel oğlum,bu beyler Şehir İçme suyu Şebeke İnşaatının Müteahhit’i ile Kontrol Mühendisi diyerek bizi tanıştırdı ve akabinde de,şu planı alın ve beraber gidin-Harhar Mahallesinin üst kısmından kazmaya başlasınlar,çünkü;Harhar Ve Fatih Mahallelerinin suya daha çok ihtiyacı var ,Sende çok iyi biliyorsun ki;Oralardaki evlerde doğru/dürüst su kuyusu bile yok,çünkü zemini çok sert ve kayalık dedi..

Sonra anladım ki,Müteahhit-erken ve daha yoğun bir hak ediş hazırlamak için işe;Zemini yumuşak,kolay kazılan/Merkez mahallelerden başlamak istemiş,rahmetli Mithat GÜRLEVİK de, zemini sert olmakla beraber susuzluktan kıvranan (Harhar,Fatih,Kayalık)gibi kenar Mahallelerden başlamaları için ısrar edip/kabul ettirmiş;Uygulatmasını da bana bırakmış..

Gece/gündüz hızlı bir şekilde çalışarak-kısa bir sürede;Adıyaman’ı Suya kavuşturmuştuk..Kolay olmadı tabi ki! Mesela;Engel var diye-Müteahhit’in Bana da haber vererek,ısrarla yapmaktan vazgeçmek istemesi üzerine..)Eski Hastane kuzeyindeki çevre yolundan doğuya doğru Harhar mahallesini besleyecek olan Suyu  Ana Şebeke borusunu, geçişine engel olan (eski santralın güneyindeki henüz açılmamış yolda yapılan) bir küme evin(Demir ailesine ait)altından geçirterek..)bağlatmıştım..

Allah rahmet eylesin! Mithat GÜRLEVİK;Arsıza/Hırsıza geçit vermeyen,Beyt-ul malı gözü gibi kollayıp/koruyan bir insandı,mekanı cennet olsun..

Evet..

 “İnsanlar hayal ettiği müddetçe yaşarmış;Kimileri hayallerini “Hakikatine” hasrederek, kimileri hakikatlerini “hayaline” feda ederek..(Bu konuyu yazmaya devam edeceğiz..)

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

YENİ SİSTEM’E YENİ ANLAYIŞ VE HEDEFLER GEREKİR..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya..” Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni-KHK’ye göre-Camilerde yardım toplama işine kısıtlama getirildi.. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir