Taksici Bilir

Bir zamanlar moda söylemdi; “haberi taksilerden al” derlerdi.

Bazı siyaset adamları, bir taksiye biner, kendini tanıtmaz ya da taksici öğrenmek isterse kendine ait olmayan bilgiler verir ve şehrin nabzını, olası yakın bir seçimde tahmini sonuçları taksiciden öğrenirdi.

Bu durum yaygınlaştı; taksiciler de böylesine önemli konularda objektif karar verip doğru tahmin yaptıkları yani kamuoyu onlara bu gözle baktığı için, için için gururlanırlardı.

Bu durum zaman zaman basına yansıdı, politikacıların anılarına geçti.

Hani bir zamanlar solcu olmak için parka giymek, birinci sigarası içmek gerekiyordu ya!

İşte öyle bir şey; bilinçli siyaset adamı olmak, halkın nabzını tutmuş olmak için tebdili kıyafetle, sıradan bir vatandaş olarak taksicilerle sohbet etmek gerekiyordu.

Yıllar içinde bu durum bir alışkanlık oluşturmuş olsa gerek ki; taksiye biner binmez, konuşmaya başlıyorlar.

Merhabaya karşılık vermeden, müesses nizam konusunda konuşmaya başlıyor, verdiğiniz tepkiden olaylara bakış açınızı tahmin ettikten sonra dümeni size ve hoşunuza gidecek söylem tarzına doğru kırıyorlar.

Geçenlerde Ankara’da bir taksiye bindim; gideceğim yer uzaktı yani taksiciyle sohbet edecek epey zamanımız vardı.

Taksici aldı sazı eline, ekonomiden, terörden, partilerdek lider sultasından, belediye başkanlarından, milletvekillerinden söz etti durdu.

Bir ara dayanamayıp yahu bu kadar üst perdeden konuşacağına biraz da kendinden bahsetsene dedim.

“Abi beni sorma, sürünüp gidiyoruz,” dedi.

“Başkasının aracında şoför olarak çalışıyorum, kiracıyım, eşim çalışmıyor, dört çocuğum var, Yozgatlıyım” dedi.

Böylesine bilgilerle kafanı dolduracağına, biraz da kendi durumunla ilgilenip bu darboğazdan nasıl çıkılır, buna kafa yorsan ya”,dedim.

“Haklısın ama müşteriler bunu istiyor, biz her şeyden haberdarız sanıyorlar,” dedi.

Taksici haklı mı ne!

Bu Haberi Gördünmü!

Adıyaman’da Turizm’e Bakış

Bundan iki bin yıl önce bu topraklarda yaşamış olan insanlar; Kommageneliler, Romalılar ve başka medeniyetlere …