Tarıma Dair Kaygılar

Basın, yurt dışına tohum ihraç ettiğimizi/edeceğimizi yazmış!

Hem de Adıyaman’dan.

Ve Adıyaman’ın “yerli tohumun merkez üssü olmaya” aday olduğunu da yazmışlar.

Bunlar buruk ama güzel haberler.

Neden buruk dedim; biz ülke olarak dünyada, tarım alanında kendi kendine yeten on ülkeden biriyken, şimdilerde saman, et, meyve dâhil birçok tarımsal ürünü ithal eder olduk.

Bu haberi konu olarak almışken bununla bağlantılı başka bir konuya değinmek istiyorum.

Adıyaman, her yıl bir şeyin “merkez üssü” oluyor.

Bir dönem nar dendi, birçok tarlaya nar fidanı dikildi. Sonra görüldü ki, nar yetiştiriciliği zor, zahmetli, çok su, çok bakım isteyen bir tarım alanı.

Nar bahçeleri bir bir sökülmeye başlandı.

Sonra Adıyaman “bademin merkez üssü” olacak dendi. Badem bahçelerinde söküm daha başlamadı ama inşallah iyi olur.

Bir ara “Adıyaman’ın iklimi bağcılık için çok uygun, üzümün anavatanı bu topraklardır” dendi ve şaraplık üzüm teşvik edildi. Bir süre sonra unutuldu.

Besicilik alanında da benzer bilgi pompalaması ve atraksiyonlar oldu; sonuçta et ithal eder pozisyonda kaldık.

Tarım ülke için en önemli en stratejik alandır, tarım ve dolayısıyla çiftçi korunmalı, desteklenmeli ve gerekirse sübvanse edilmelidir.

Adıyaman’ın kâh sosyal ismini değiştiriyorlar; barış şehri, huzurun başkenti, medeniyetler kavşağı gibi, kâh “merkez üssü olduğu” ürün değişiyor; mermerin başkenti, petrol şehri, badem diyarı, üzümün anavatanı gibi.

Biraz politik bulduğum bu sıfatlar ve adlandırmalar bir yana, Adıyaman tarım için gerekli bütün alt yapıları bünyesinde barındırıyor.

Bir zenginlik olan bu durum iyi değerlendirilmeli ve Adıyaman’da tarım hak ettiği konuma getirilmelidir.

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …