Taziye Yemekleri

Taziye evleriyle ve burada verilen yemeklerle ilgili bir yazı yazmıştım.

Ve demiştim ki, taziye evlerindeki durumun yeniden düzenlenmesi gerekir.

Eskiden taziyeler evde kabul edilirdi. Evler dar, evler küçüktü. İnsanlar farklı odalarda oturmak durumunda kalıyor, taziye sahibi hangi odadaki misafirlere “hoş geldiniz” demeyi şaşırıyordu.

Taziyeler haftalarca sürüyor, matem sürekli hale geliyordu.

Bir sosyal proje olarak taziye evleri inşa edildi. Taziyede oturma süresine kısıtlama getirildi.

İyi de oldu.

Ama bu durum yeni sorunlara yol açtı; ekonomik yıkıntı!

Taziye evlerine yemek yapan mutfaklardan yemek gelmeye başlandı. Taziye evlerinde üç gün boyunca günde iki öğün yemek verilmeye başlandı.

Maddi durumu yerinde olanlar için bu bir külfet olmayabilir ama Ulucami önünde bekleyen bir hamal, asgari ücretle geçinen bir işçi ya da bir işsiz için bu durumu tolore etmek olanaksızdır.

Herkes taziyeye gelen misafirine yemek verirken ekonomik durumu müsait olmayanların böyle bir ikramdan imtina etmelerine imkân yoktur.

Taziye sona erdikten sonra bazı ailelere iki şey kalıyor; acıları ve borçları.

Bu duruma bir çözüm bulunmalı; taziye evlerinde yemek kaldırılmalıdır. Bu herkes için sağlanmalıdır.

Birileri taziyede yemek verir, başka birileri vermez/veremezse bu durum yemek veremeyenler için bir eziklik, bir mahcubiyeti beraberinde getirir.

Taziyede oturma süresi nasıl ki üç günle sınırlandırıldı; bunu İl Müftülüğü yaptı.

Taziyede yemek vermeyi de böyle bir otorite yasaklamalı ve herkesin de buna katılmasını, kabul etmesini sağlamalıdırlar.

Bu durum önemli bir sosyal sorundur.

Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu’nun da sosyal medya hesabı üzerinden bu yönde bir çağrı yaptığına tanık oldum. Bu doğru bir yaklaşımdır.

Taziyelerde yemek verme olayı kaldırılmalıdır.

 

Bu Haberi Gördünmü!

Seni Nerede Bulayım

Bir arkadaşla sohbet ediyorduk. “Bu ülkede siyaset yapma biçimi değişti.” Dedi. Nasıl, dedim. “Eskiden liderler, …