Tevekkül Kavramı (4)

8.Allah’ı Vekil Kılmak Tevhit İnancı Üzerinde Olmayı Gerektirir:

“Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesîh, ancak Allah’ın resûlüdür, (o) Allah’ın, Meryem’e ulaştırdığı «kün: Ol» kelimesi(nin eseri)dir, O’ndan bir ruhtur. (O’nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da Cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur). Şu halde Allah’a ve peygamberlerine iman edin. «(Tanrı) üçtür» demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. Allah ancak bir tek Allah’tır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Vekil olarak Allah yeter. (4.Nisa-171)

Hıristiyanların Tanrı üçtür demeleri, bir bakıma yegane ilah olan Allah’a tam tevekkül etmemeleri sebebiyledir. Eğer yetersiz tevekkül anlayışı olmasaydı, yaratıcı olarak kabul ettikleri Baba Allah dışında, Hz. İsa’yı kurtarıcı,  Ruhulkudüs’ü de takdis edici olarak kabul edip teslis inancına sapmazlardı. Çünkü Allah dışında kurtarıcı ve takdis edici aramak gereksizdir. Yegane yaratıcı olan Allah, hükümranlığında ortak kabul etmez. Her hususta ancak Allah’a güvenilip tevekkül edilmelidir.

“Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah’tır» derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O’nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter. Tevekkül edenler, ancak O’na güvenip dayanırlar.” (39.Zümer-38)

Bu ayetten şu üç dört husus net olarak anlaşılmaktadır:

1-Gökleri ve yeri yaratan Allah’tır.

2-Allah, birisine bir zarar vermek isterse, Allah’a ortak koşulanlar o zararı engelleyemez.

3-Allah, birisine bir rahmet dilerse, Allah’a ortak koşulanlar o rahmete engel olamaz.

Bu üç husus, Allah’ın tek olduğunu, eşi, benzeri bulunmadığını ve kimsenin ona ortak koşulamayacağını net olarak ifade etmektedir.

4-Allah’tan başka ilah bulunmadığına göre, tevekkül etmek isteyenler ancak Allah’a tevekkül etmelidirler.

9.İbadetler Tevekkül Bilinci ile Yapılmalıdır:

“Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan. O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor. Secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor). Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O’dur.” (26.Şuara: 217-220)

Mutlak galip ve merhamet sahibi olan Allah’a gücenip dayanan kişi, kuvvetli düşmanları da olsa Allah’ın koruması altındadır. Allah, kulunu namaza kalktığında ve secde edenler arasında bulunduğunda görür. Allah, kulunun yaptığı ibadetlerden habersiz değildir. İbadet eden kişi bunları bilip Allah’a bu bilinç ile tevekkül etmelidir.

Bu Haberi Gördünmü!

İnsana Hizmet Eden Varlıklar (3)

5.Allah, Yağmur Yağdırıp Yeryüzünü Canlandırır: “Görmedin mi, Allah, gökten yağmur indirdi de bu sayede yeryüzü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir