Tevekkül

1
Tevekkül’ün sözlük anlamı; İşi başkasına ısmarlamak, vekil kılmak demektir. Tevekkül’ün ıstılah (terim) anlamı ise; bir iş için gerekli olan bütün sebepleri yerine getirmekle birlikte o işin sonucunu Allah’a bırakmak ve O’nun takdiriyle meydana gelecek sonuca razı olmaktır.
Tevekkül Konusu Kur’an’da Nasıl anlatılmıştır?
Tevekkül konusunun yer aldığı bazı ayetler mealen şöyledir:
“…İş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (3.Al-i İmran–159)
“Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Mü’minler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.” (3.Al-i İmran–160)
“…Eğer mü’minler iseniz ancak Allah’a güvenin.” (15.Maide–23)
“Ant olsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette “Allah’tır” derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O’nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter. Tevekkül edenler, ancak O’na güvenip dayanırlar.” (39.Zümer–38)
Tevekkül Konusunda Hataya Düşmemek İçin Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Tevekkül konusunda hataya düşmemek için, yukarıdaki ayetleri de göz önünde bulundurarak aşağıdaki yorumları yapabiliriz:
*Meydana gelecek olan hiçbir olay ilahi takdirin kapsamı dışında değildir. Her şey zamanı ve yeri geldiğinde Allah’ın tespit, tahdit ve takdirine uygun olarak meydana gelir.
*Her şeyin Allah’ın takdirine bağlı olması, bize tembellik yolunu açmaz. Tembellik dinimizin men ettiği ve Allah’ın beğenmediği bir durumdur.
*Allah, çalışkan olanları ödüllendirir. Emeklerinin karşılığını dünyada ve ahirette fazlasıyla verir.
*Mü’min, ulaştığı nimet ve zenginlikleri kendi aklının ve çalışmasının bir sonucu olarak görmekten çok, Allah’ın bir lütfü olarak telakki eder. Esasen aklı veren de Allah’tır.
*Tevekkül eden kişi, bir işte çok çaba sarf ettiği halde dünya cihetiyle karşılığını görmezse bile, isyan etmeyip sabreder; sonuca razı olur.
*Gerçek anlamda tevekkül eden mü’min, yapacağı işte başarılı olmak için sebeplere yapışmakla birlikte, sebeplerin yaratıcısının da Allah olduğunu unutmayarak işin şükür boyutunu ihmal etmez.

2
Üçüncü ve dördüncü tabaka hadis kitaplarından alınan bazı uydurma ve zayıf hadislerin tetkik edilmeden yayınlanmaları, özellikle geniş halk kitlelerine ulaşan takvim yapraklarında kullanılıp vaaz ve sohbetlerde nakledilmeleri sahiplenilen misyonu/görevi tezyif etmekte, silinmesi zor kanaatlerin oluşmasına sebebiyet vermektedir.

3
DAHA DÜNYADA İKEN BİLELİM, İNANALIM VE İKRAR EDELİM Kİ:
1.Rabbim, Allah’tır.
2.Peygamberim, Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir.
3.Dinim, İslam’dır.
4.Kıblem, Kâbe-i Şeriftir.
5.Kitabım, Kur’an-ı Kerim’dir.
6.Hz. Âdem (a.s.)’in zürriyetindenim.
7.Hz. İbrahim (a.s.)’in milletindenim.
8.Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmetindenim.
ELHAMDÜLİLLAH.

Bu Haberi Gördünmü!

İnsan ve Hidayet-1

Hidayet kelimesinin sözlük anlamı: Doğru yol, hak yolu, yol gösterme, kılavuz olama. Hidayet kelimesinin terim …