TREN!!

Sen,eğer bir gün; Gaflet-ı cehlimizden-beynimize perçinlenerek, Ruhumuzla kalbimizi karartıp,

Onu “kısır bir döngüye” tutsak eden ataletimizi;

Ve ataletimizden peyda olan İşsizlik,Aylaklık Ve yoksulluğumuzu,

Ve Sevgisizliğimizi,

Ve bağnazlığımızı,

Ve hasutluğumuzu,

Yani; Cem-i cümle ferasetsizliğimizden “teberrüz ve tezahür” eden ERDEMSİZLİĞİMİZİ Tersine çevirmek adına;

Batı’nın tüm uygarlığını yüklenerek;

Garip ve bi’kes yurdum “Hısn-ı Mansur’a” doğru,

Kıvrım/kıvrım kıvrılarak-kükreyip/yaklaşan “Kara Yılan” Misali,

Ve burnundan soluyup/tüten tılsımlı dumanını-ufkuma savurup-aydınlatan

Bir küheylan gibi (uygarlık meşale’nle)gelirsen;

Bil ki!

Çorak KOMMAGENNE kırsalında,

Elimde-IRGAT KENTİMİN- gözyaşlarıyla sulanmış bir demet kır çiçeği”;

Hasret Ve Hasletlerle,

Sevgi Ve Ülfetlerle/Muhabbetle,

Halaylarla-zılgıtlarla

Seni İlk karşılayan

Ben olacağım!!

…………….

Tren!Kara Tren;

Kişneyip/Yerinde duramayan simsiyah bir kısrak misali,

Kükreyip/ileri atılarak;

Kapkara dumanını memleketimin ak ufkuna savura-savura-gel!

De haydi gel!

Tam dört kuşaktır-Yolunu beklediğim “İki yüz yıllık bir rötarla” olsa da,

Sana yükleyeceğim “iki yüz kiloluk bir yüküm”

Ve Seni bana getirene sunabilecek bir nevale-i çıkınım olmasa da-gel!

………………..

Gör/bak ki:

Sılayı-gurbete bağlayan görkemli yolları ve otobanlarıyla,

Göklerini özgürce Yarıp/giden modern uçaklarıyla,

Denizlerinin dev dalgalarını dümdüz yapan gemileriyle,

İnsani buluşmaya uzanan çağdaş demir ağlarıyla kaplı yurdumda;

Bir çıkmaz sokaktayım!

 

Zindan karanlığında Zincire vurularak,

Ülke insanına hasret bırakılmış bir tutsak gibiyim;

Esaretimi sonlandırmak adına,

Beni!

Doğu’daki,Kuzey’deki,Batı’daki,Güney’deki,

Ve bilumum ülkem İnsanıyla,

Buluşturup/kucaklaştırmak adına,

Durma gel!

…………………..

Varlığımız talana-gitti/gidecek;

Çağ atlayan-Kendi(ÖZ)yurdumda,Garibiz-Kimsesiziz-Çaresiziz!

Varlığımıza;

Gözü dönmüş Aç kurtlar,Sansarlar,Tilkiler,Çakallar,

Yılanlar,Akrepler,Çıyanlar,

Ve bilumum Haşaratlar dalıp/dadanmadan,

Üstümüze/başımıza-Ölüm Baykuşları/Leş Kargaları-dolmadan,

Vakit geç olmadan,Durma-gel!

Yolunu gözleyeceğim..

……………

De haydi gel;

-Yoksunluğumuzu kırıp/sökmek adına,

-Yoksulluğumu dürüp/atmak adına,

-Yaralarımızı yarıp/sarmak adına,

-Hak’ça düzenimizi kurup/insanca-yaşamak adına,

Üşenmeden;

Durma gel!

……….

Tren!Kara Tren;

Unutma ki!

Afrika’da İnsanlar “Yokluk/Yoksunluk ve Yoksulluktan”,

Benim Memleketim-ADIYAMAN’DA- ise;

Feraset yoksunluğunun verdiği lakaytlıkla,

-Tembellik Ve Aylaklık içinde,

-Hasutluk Ve Bağnazlık içinde,

-Riyakarlık Ve Yalakalık içinde,

-Arsızlık ve Hırsızlık içinde,

-Gaflet ve Hıyanet içinde,

-Yani,Erdemsizliğin verdiği dalaletle;

“Varlık içinde/Yokluk-girdabında” kırılıp/yok oluyorlar..

……….

İşte bunun için;

Bu (FERASETSİZ)Başımıza musallat olan -Kısır Döngü’yü-,

Yani,KÖTÜ KADERİMİZİ TERSİNE ÇEVİRMEK İÇİN

Gel!

………………….

Tren!Kara Tren;

Seni bekleyeceğim…

(İ.Halil BAYRAM-Adıyaman’da BUGÜN-Gazeteci-12.Eylül.2011-Adıyaman)

 

“  Ali Gaffar OKKAN’IN aziz hatırasına..”

 

GAFFAR  BEY..

 

Ah! Sen  miydin uzanan o musalla taşına?

Sandım ki dünya çöktü insanlığın başına..

Gökten “melekler” inmiş-gelmişler naaşına,

Anladım ki; Ey Yolcu! Şüphe yok- Sen şehitsin..

 

Hak Yolu’nda ölenler,öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Sanki kor ateş düştü yüreğimin bağına,

Sen gibisi az gelir bu vatan toprağına,

Sarınmış gidiyorsun ay –yıldız  bayrağına,

Anladım ki;Ey yolcu! Şüphe yok- Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA ölenler.öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Ne manalı adın var, tam da Sana yakışan;

Ruhuna sinmiş gibi manasındaki pür’şan,

Çökmüş,Sana ağlıyor Ay,Yıldız ve Kehkeşan,

Anladım ki;, Ey Yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA olanlar-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Bu zillet, bu karanlık; elbet -dağılacaktır,

Aydınlık yarınlarda nifak boğulacaktır..

Zira “GAFFAR OKAN’LAR- Bir’e-Bin doğacaktır,

Anladım ki;Ey Yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA olanlar-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor’ Şehitler asla ölmez..

 

Ülkemin tüm insanı Senin için yanıyor,

Öyle dert bıraktın ki-yüreğinden kanıyor,

Şimdi Senin adını-ölesiye anıyor,

Anladım ki;Ey Yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA olanlar-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Senin gibi çiçekler sökülse de-hiç solmaz,

Yüreklerde yeniden güverir ve yok olmaz,

Ne hizmetin,ne ismim ebedi unutulmaz,

Anladım ki;Ey Yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA  olanlar-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Canın,Namın,Unvan’ın;Öylesine zi’şan ki;

Sana kıyan “HAİN EL” iflah olmaz-inan ki,

Feda ettin kendini bu ülke için sanki;

Anladım ki; Ey Yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA Ölenler-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN Ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Diyarbakır değil, ki-bütün halkımız diyor;

O hasret ve hasletin  insanlığa uyuyor,

Güvenlik Kuvvetleri Senle gurur duyuyor;

Anladım ki; Ey Yolcu ! Şüphe yok-Sen Şehitsiz..

 

Ey! Bu milletin asil ve güzide evladı;

Cesur ve müşfik halin zihnimde yankılandı.

Senin gibi Şehidin tarihe geçti adı;

Anladım ki; Ey yolcu! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA Ölenler-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN Ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

Nadir ve nadide’ydin “insanlık Pazarı’nda”,

ADAM GİBİ ADAM’SIN Milletin nazarında..

Şimdi Sen rahat uyu “ebedi mezarında”

Anladım ki; Ey Yolcu ! Şüphe yok-Sen Şehitsin..

 

HAK YOLU’NDA  Ölenler-öldüğünü hiç bilmez,

KUR’AN Ferman ediyor! Şehitler asla ölmez..

 

NOT;Allah rahmet eylesin,Ailesinin,Emniyet mensuplarının ve aziz milletimizin başı sağ olsun… 27.Ocak.2001

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir