Tüm Dünya’nın Dikkatini Çekiyoruz!

 

 

Turizm kenti olarak lanse edilen ve tarihi güzellikleriyle tüm dünya insanlarının ilgi odağı olma yolunda hızla ilerleyen Adıyaman,2da birbirinden önemli mekan bulunuyor.

Tarihi dokusuyla bir açık hava müzesini andıran ilimizde Nemrut Dağı, Eski Kahta Kalesi, Cendere, Karakuş tepesi gibi özel tarihi yerler en çok övgüye mazhar olan bölgeler olurken, yüzen adacıklar, Gerger Kalesi ve Perre’de ilimize farklı bir hava katmaya devam ediyor.

İşte Adıyaman,’ımızın birbirinden özel ve güzel tarihi mekanları…

Nemrut Dağı: Adıyaman’ın 95 Km. Kahta’nın 60 Km. kuzeydoğusunda Güneydoğu Toros sıradağları üzerinde Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim bir tepede KOMMAGENE Kralı 1.Antiochos’a ait bir tümlüs ateş sunağı ve tanrı heykelleri yer alır. Tümülüs ana kaya üzerine kesme, kırma, kalkar ve çakıl taşlarının yığılmasıyla oluşturulmuştur. Önceleri yüksekliği 75.m.olan tümlüs Amerikalı arkeolog T.Coell tarafından açılmak istenirken yaklaşık 500 m.ye düşmüştür. Dağın tümlüsle birlikte deniz seviyesinden yüksekliği 2.150 m.dir. Tümlüsün doğu, batı ve kuzey taraflarında ana kaya düzleştirilerek teraslar oluşturulmuştur. Doğu ve batı teraslarında Greko-Pers üslubunda dev heykel kabartmalar yapılmıştır. Tümülüs ve kutsal alanlar M.Ö. 1.Y.Y.’a tarihlenir.

Eski Kale (Kahta veya Nymphaiso Arsemia’sı) :Adıyaman’a 60 Km.uzaklıkta olup Kahta Çayının doğusundadır. Güneyindeki tören yolunda Mithras’ın kabartma heykeli, aynı platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük (Antiochos tarafından yazdırılmış)Gerçek Kitabesi vardır. Kitabenin bulunduğu yerde başlayan tünel 158 m. derine iner ve bu dini amaçla yönelik olarak yapılmıştır. Buna benzer bir başka tünel de mabedin kuzey tarafındadır. Bu tünelin derinliği ise aşağı yukarı 10 m.dir. Yukarıda bir tepe üzerindeki platformda Mithridates, Callinichos’un mezarı, tapınağı ve sarayı yer almaktadır. Yapılan saray kazılarında çok sayıda heykel parçası, Anthidehes ve bir kraliçe başı bulunmuştur. Kitabesine göre burası Antiochosun atalarından Arsames tarafından kurulduğu, babası Tithridates Callilnlichos tarafından Hierothesion (kutsal son istirahat yeri)olarak seçildiği ve Mommağene Krallığı’nın yazlık Başkenti olarak kullanıldığı öğrenilmiştir.

Eski Kahta’da Yeni Kale : Adıyaman’a 60 Km. uzaklıktaki Kocahisar Köyü yakınlarındadır. Kalede ortaçağ etkileri görülmekle birlikte önceki dönemlerde de iskan edilmiştir. Mevcut kale Memluklular döneminden kalmadır. Kale içinde su depoları, hamam, cami, dükkan kalıntıları vardır.

Cendere (Roma) Köprüsü : Adıyaman’a 55 Km. uzaklıkta ve Karakuş Tepesi’nin kuzeydoğusundadır. Kahta Çayının çok daraldığı kesimde iki ana kaya üzerine 92 iri kesme taştan yapılmış olup, bir büyük kemer ve doğu tarafındaki küçük taş kemerden oluşur. Üzerindeki kitabelerden Septimius Severius zamanında (M.S.192-211) Samsat’ta karargah kuran 16.lejyon tarafından yaptırıldığı, Korirt başlıklı sütunların İmparator Septimius, karısı Julia Donna, oğulları Carakalla ve Geta’ya adandığı, daha sonra Carakalla İmparator olunca Geta adına diktirilen sutünun yakıldığı bilinmektedir.

Karakuş Tepesi : Adıyaman’ın 49.Km.doğusunda Kahta Çayı’nın açtığı geniş dere yatağının batısındaki tepe üzerine kırma taşlar ve çakılların yığılmasıyla oluşturulmuş 21 m.yükseklikteki bir tümülüs mezarıdır. Tümülüsün güney ve batısında 4 adet 9’ar metre yüksekliğindedir. Düzeninde, tamburlardan oluşan sütunlar bulunmaktadır. Sütunlar üzerinde boğa, aslan ve kartal heykelleri ve bir de tokalaşma sahnesinin bulunduğu kabartma vardır.

Doğudaki sütun başlığı altlında yer alan kitabede Kommagene Krallığı hanedanından üç kadının mezarı olduğu yazılıdır. M.Ö. 1.yy sonlarına tarihlenmektedir.

Derik Kalesi : Cendere Köprüsü’nün 10.Km.kadar kuzeyinde yukarı Koçgün Köyü sınırları içinde yer alır. İki hereon ve Dor düzeninde yapılmış büyük bir tapınak yer almakta olup, bölgenin kutsal şehridir.

Gerger Kalesi : Adıyaman’a 117 Km. Kahta İlçesine 85 Km. uzaklıkta bulunan Gerger İlçesi’nin Oymaklı Köyü’nde dir. Kale sarp bir kayalıkta olup,sağlam sur davarlarıyla çevrilidir. Tarihi Geç Hitit Beylikleri dönemine dayanır. M.Ö.II.yy’da burası Fırat Arsemia’sı olarak adlandırılmış ve sarp kaya üzerinde Mitridates Callinichos’un babası Samos’un (M.Ö.140-100) dev ölçülerdeki bir kabartması yer alır. İslam döneminde de kullanılan kale içerisinde cami, dükkanlar ve su sarnıçları bulunmaktadır.

Pirin Kaya Mezarları : Adıyaman’ın 5 Km. kadar kuzeyindedir. Antik Perre Şehrinin Erken Roma Dönemi ait Nekropol alanıdır. Pirin Koyu’nun yakınındaki Karadağ’ın yamaçları üzerine yayılan bu Nekropolde 208 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Halkın ” Pirin Mağaraları ” diye adlandırdığı bu mezarlar kayalara oyularak yapılmıştır.

Bugünkü Pirin Köyü’ne adını veren ” Antik Perre ” kentinin kuruluşu kaynaklara göre Helenistik Döneme değin uzanmaktadır. Ancak Kommagene Döneminde yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Roma Döneminde bölgenin en büyük şehirleri arasında yer alır. Daha sonra Bizans yerleşimi görülen şehirde ayakta kalan ve halen kullanılan Roma Çeşmesi ve surların bir kısmı görülmektedir.

Palanlı Mağarası : Adıyaman’ın 10 Km. kuzeyinde yeni açılan Adıyaman-Malatya Karayolunun solundadır. Burası doğal bir mağara olup,paleolitik dönem insanları tarafından kullanılmıştır. Bu Mağara 4000 yıllarına tarihlenmektedir. Duvarlarının isten kararmış olmasına rağmen bir geyik figürü hala farkedilmektedir. Bu figür ilkel ve yalın kontur çizgilerle oluşturulmuştur.

Karadağ Tümülüsü : Adıyaman’ın 5 Km. kuzeyinde Karadağ’ın eteğinde kayalık bir tepe üzerine yaptırılmıştır. Kommagene dönemine tarihlenen tümlüs mezarın kırma taşları yöre sakinleri tarafından taşınmıştır. Kayaya oyulan mezar iki bölümden oluşur. Kuzeyden bir merdivenle inilen oda mezar ve bunun 25 m. güneyinde kare şeklinde düzgün 10 m. oyularak yapılan kuyunun devamındaki oda mezardan oluşur.

Zey : Adıyaman’ın 7 Km. güneyindedir. Köy yakınında “Kitap Mağarası “Ve kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş ikişer katlı”Demir Kale” adıyla anılan erken Dönem Hıristiyanların yaşadığı yerleşim birimleri bulunmaktadır. Köyde ayrıca Şeyh Abdurrahman Erzicane’ye ait bir tür ile camii yer alır.

Malpınarı: Adıyaman’a yaklaşık 35 Km. uzaklıkta Fırlaz Köyünün güneyindeki Göksu nehrinin hemen kenarında dikdörtgen şeklinde doğal kaya yüzeyinin düzleştirilmeyle oluşturulmuş ve boyutları 183×85 cm. olan 9 satırlık Hioglifli bir kitabe yer alır. M.Ö. 900-600 yıllarına tarihlenir ve Geç Hitit Dönemine aittir. Yine Malpınarı’nda Göksu Nehrinin karşı vakasında Erken Hıristiyanlık Dönemine tarihlenen kayalara oluşmuş 2-3 katlı ve pencereleri lan yerleşim birimleri görülmüştür.

Adıyaman Kalesi : Şehir merkezinin en görkemli yapısı olan Hısn-ı Mansur Kalesi 25 m. Yüksekliğindeki yığma bir höyük üzerine kurulmuştur. Adıyaman’ın Hısn-ı Mansur olarak da adlandırılması buradan gelmektedir. Höyük tepesini çevreleyen kale duvarları orjinal olmayıp, temsili nitelikte sonradan yaptırılmıştır. XIII. YY.’ın ortalarında Abbasi Halifelerinden Ebu Cafer-ül Mansur tarafından yaptırılması nedeniyle, “Mansur’un Kalesi” anlamında dile alınmıştır. Belediye tarafından park haline getirilip özel teşebbüs kiralanan bu yer yaz aylarında ferahlatıcı manzarasıyla halkın dinlenme ve eğlence ihtiyacını karşılamaktadır.

Oturakçı Pazarı: Şehir merkezindeki bu tarihi çarşıda yöreye özgü halı, sicim, çanta ve heybe gibi el sanatı ürünler turistik eşya olarak satılmaktadır.

Tarihi Camiiler: Adıyaman’da bulunan Camiiler arasında en eski olan Ulu Camiidir Bunun yanı sıra Çarşı Camii, Musalla Camii de tarihi Camiler arasındadır.

Göksu Köprüsü: Adıyaman ili Besni İlçesi Gümüşkaya-Ağçin Köyleri arasında çayın daraldığı bir yerde kayalık bir zemin üzerine kurulmuştur. Yapımı tekniği yönünden Cendere köprüsüne benzer. Kesme taşlardan yapılma ve Roma Dönemi’nden kalma üç kemerli köprünün orta kemeri yıkılmıştır.

Samsat Höyük: Adıyaman’ın 38 km. güneybatısında, Fırat Nehri kıyısında, yaklaşık 50 m. Yüksekliğinde büyük bir höyüktür. Burada yapılan arkeolojik kazılarda otuzuncu yapı katı tespit edilmiş olup Kalkolitik Çağ (M.Ö.5000-3000) kültürüne kadar olan zaman dilimi açığa çıkartılmıştır. Burası tarih süreci içerisinde Kummun Devleti ile Kommegene devletine başkentlik yapmıştır. Samsat ayrıca Roma İmparatorluğunun 16 lejyonunun (Askeri Karargah) merkeziydi. Ortaçağ dönemlerinde bir kaç kez de yağmalanan Samsat bugün Atatürk Gölünün alanı içerisinde sular altında kalmıştır.

Haber: Mustafa POLAT

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir