Umut Işığı Derneği Şube Başkanı Doğan: “İslam Dünyasının Kutsalına Yapılan Bu Saldırı, Barışa Karşı Bilinçli Bir Darbedir”

İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yaptığı saldırılara tepki gösteren Adıyaman Umut Işığı Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Doğan, “İslam dünyasının kutsalına yapılan bu saldırı, barışa karşı bilinçli bir darbedir” dedi.

İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yapmış saldırıya tepki gösteren Adıyaman Umut Işığı Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Doğan, Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırıların sadece Filistin’e ve Filistinlilere yönelik olmadığını, İslam alemine ve onun kutsallarına yönelik olduğunu belirtti.

İsrail vandalizmine dur demek zorundayız”

İsrail’in bu saldırılarının İslam ümmetinin başındaki tüm yöneticileri ilgilendirdiğini ifade eden Adıyaman Umut Işığı Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Doğan, “Mescid-İ Aksa’yı Müslümanların ibadetine kapattığını duyuran İsrail hükümeti, İslam dünyasının kutsalı olan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya girmiş ve askerlerine mihrabı postallarıyla çiğnetmiştir. Kudüs bütün semavi dinlerin ortak noktasıdır. İslam dünyasının kutsalına yapılan bu saldırı, barışa karşı bilinçli bir darbedir. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yaptığı çirkin saldırıya sessiz kalmak, saldırıya ortak olmak anlamına gelmektedir. İslam dünyasının duygularını inciten bu tavrı kabul etmek, hoş görmek mümkün değildir. Bu kışkırtıcı müdahale başka çatışmalara neden olabilir. Gün, bütün İslam aleminin bu saygısızlığa karşı sesini yükseltmesi ve el ele verme günüdür. Kutsalımıza el uzatan İsrail’i şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Aksa’ya sahip çıkmak sorumluluğu İslam ümmetinin omuzlarındadır. Sorumluluk ümmettedir, omuzlarımızdadır. İslam ümmetinin başındaki yöneticilere şunları hatırlatmak istiyoruz. Diplomatik ilişkiler başta olmak üzere İsrail ile siyasi, ticari, askeri, sosyal, istihbarat paylaşımı ve bunların dışında kalan tüm ilişkileri kesiniz. İsrail’in her temsilciliğini tümüyle kapatınız. Bugün Siyonist askerler Mescid-i Aksa’nın içine postallarıyla girmiş, caminin içini tahrip etmiş, dini kitapları yerlere atıp çiğnemiştir. Çiğnenen aslında insanlık onurudur. Onurumuza sahip çıkmak ve bu İsrail vandalizmine dur demek zorundayız. İsrail bölgeyi sadece kendi sembolleriyle donatıp bir Yahudi mabedine dönüştürmek istiyor. Faşist uygulamalarıyla, işgaliyle ve saldırılarıyla bütün semavi dinlerin hukukunu ihlal etmeye devam ediyor. İsrail’in Filistin’deki soykırımına sessiz kalan dünya artık buna “dur” demeli, insan hakları ihlalleri ve işgal sona erdirilmelidir. Tüm dünyayı, terör devleti İsrail’in Mescid-i Aksa’yı hedef alan saldırılarını ve faşizan uygulamalarını uluslararası düzeyde açıkça kınamaya, bu mukaddes mekanı korumaya çağırıyoruz. Uluslararası kurallar medeniyet ve kültür mirasına karşı bu tür saldırıları yasaklamasına rağmen İsrail’in Mescidi Aksa’yı hedef alması dünyanın sessizliğinden ve seyirciliğinden aldığı cesaretle hareket ettiğini gösteriyor. Tüm dünyayı terör devleti İsrail’in Mescidi Aksa’yı hedef alan saldırılarını, faşizan uygulamalarını, uluslararası düzeyde açıkça kınamaya ve bu mukaddes mekanı korumaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Bütün kardeşlerimizin gelecek nesilleri daha iyi koruyabilmesi lazım”

İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı nedeniyle de bir açıklama yapan Başkan Mehmet Doğan,  şu ifadelere yer verildi; “İslam tarihinde dönüm noktası olabilecek olayların yaşandığı önemli bir ay olan Muharrem ayı, paylaşmanın ve şükretmenin hatırlandığı kıymetli bir zaman dilimidir. Tüm İslam aleminin Muharrem ayını kutluyor, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın daha da pekişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Muharrem, paylaşmanın ve şükretmenin hatırlandığı, birlik ve beraberlik ayı’dır. Aşure gününü de içerisine alan Muharrem Ayı’nı toplum olarak birlikte yaşamanın sevinci içerisindeyiz. İnşallah Rabbim bizleri Allah’ın, Hz. Peygamberin ve onun sevgisinden bizi ayırmasın. Bundan en güzel şekilde faydalanmayı, muharremin feyzinden bereketinden faydalanmayı, bundan bir şeyler çıkartabilmeyi Allah bize nasip etsin. Öncelikle Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bu dönemde maziden alınan derslerle geleceği onarabilmek ve geliştirebilmek lazım. Hz. Hüseyin’in kıyamından ders alabilmek, o kıyamdan alınan derslerle günümüzden geleceği tezahür edebilmek gerekiyor. Bu dönemde de maddi ve manevi o kötülükler üstümüzde bulunuyor. Teknolojinin gelişmesi, dünyanın ufalmasıyla gençlerimiz ve neslimiz bir tehdit altında yaşıyor. Her türlü kötülüğün ve şerrin üstünde, omuzlarında iktidar kurmaya çalışılan bu dönemde, bütün kardeşlerimizin gelecek nesilleri daha iyi koruyabilmesi lazım. Geçmişten ders alabilmesi lazım. O kıyamdan çıkan derslerle gelecek nesilleri yetiştirmek lazım. Hz. Hüseyin Efendimiz, hepsini bir kenara itmiş, Müslümanların hak ve hukukunu çiğneyen yönetim karşısında adalet ve hürriyet söyleminde bulunmuş, o dönemde babadan oğla geçen bir yönetim karşısında demokrasiyi savunmuş. Hz. Hüseyin, o dönemde Kur’an-ı Kerim’den, ümmetten uzaklaşan o yönetim karşısında Kur’an-ı Kerim, sünnet ve cenneti ifade ederek o kıyamda hiç bir şeyi kabul etmemiş, bunları haykırarak da gelecek nesillere çok güzel bir ders vermiş. Allah O’ndan razı olsun”

Haber: Mustafa POLAT

Bu Haberi Gördünmü!

Jumbo Kuşlar Bin Liradan Alıcı Buluyor

Adıyaman’da Muhabbet ve Doğa Kuşları Yetiştiriciler Derneği tarafından her hafta kurulan mezatta, muhabbet ve kanarya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir